kariyer,eğitim,sertifika

Tag archive

online haber

Snapchat Artık Twitter’dan Daha Büyük

Snapchat, hızla büyüyen kullanıcı sayısıyla artık Twitter’dan daha büyük bir sosyal medya servisi haline geldi.

Kısa sürede hızla büyüyen Snapchat artık Twitter’dan daha çok kullanıcıya sahip. Son altı ayda 40 milyon günlük aktif yeni kullanıcı kazanan Snapchat böylece 150 milyon kişilik günlük aktif kullanıcısıyla 140 milyon günlük aktif kullanıcıya sahip Twitter’ı geçmiş oldu.

Snapchat aslında hızlıca silinen fotoğraf konseptiyle gençlerin büyük ilgisini çekerek hayatına başladı ancak kullanıcıların günlük hayatlarını fotoğraflar vasıtasıyla öyküleştirebildikleri yeni formatıyla büyümesi ivme kazandı.

Facebook’un 3 milyar dolarlık teklifini geri çevirmişti

Facebook’un 2013 yılı sonunda verdiği 3 milyar dolarlık satın alma teklifini reddeden uygulamanın kurucusu Evan Spiegel’in doğru kararı vermiş olduğu da hızla yükselen kullanıcı sayısıyla anlaşılıyor.

Fotoğraf odaklı sosyal medya uygulamasının bu hızlı yükselişi reklam verenlerin de dikkatini çekiyor. Günde üç milyara yakın videonun seyredildiği uygulamadaki 150 milyon aktif kullanıcı aynı zamanda reklam verenlerin de hedefinde bulunuyor.

Kullanıcı yaş ortalaması 13-15 arasında yoğunlaşan uygulama gençleri hedefleyen markaların ve reklam kampanyalarının odağı olmuş durumda.

Bu ilgiden en çok rahatsız olan kişi ise, bir zamanlar gençlerin elinden düşürmediği Twitter’a bugün reklam bulmakta zorlanan Jack Dorsey olmalı.

TechInside

Efsane İşadamı Sabri Ülker’den Yadigâr 15 Yöneticilik Dersi

Akşama babacığım unutma Ülker getir!

Ülkemizin tüm çocuklarına onlarca yıldır bu melodiyi neşeyle söyleten efsane iş adamı Sabri Ülker, mütevaziliği, çalışkanlığı ve ileri görüşlülüğü ile adeta bir roman kahramanı.

Sabri Ülker’in yöneticilik ile ilgili 15 dersini aşağıda bulabilirsiniz, keyifli okumalar

1. “Sabah Erken Kalk, Kahvaltıyı Atlama, Kahveni Kendin Pişir!”

Sabri Ülker’in, aile ile birlikte geçirilen Pazar günleri haricinde, en önemsediği faaliyetlerden birisi kahvaltı. Muhtemelen aşırı yoğun iş temposuyla geçen uzun yıllar sırasında çocuklarıyla iş dışı bir günlük/rutin baba-oğul ilişkisi kurabilmek, onlara kendi elleriyle hizmet etmek/babalık gösterebilmek için özellikle işlevselleştirdiği beşerî bir tören olmuş kahvaltı. Kahvesini kendi pişirmesi de cabası…

2. “Sen Toplantıya Çalışma, Toplantı Sana Çalışsın!”

Plaza insanlarının belası: Toplantı. İş hayatına üretimde (çalıştığı fabrikanın hamur dairesi) başladığı ve ömrü boyunca üretimden kopmadığı için zaman ile üretkenlik/verimlilik ilişkisini güçlü biçimde kurabilen sanayici hassasiyetle bitmek bilmez toplantıların verimliliği konusunda takıntılı…

3. “Herkes fikir üretirse malı kim üretecek?!”

p3

Bir şirket yöneticisi, toplantılardaki suskunluğu ve tartışmalara katılmaması nedeniyle kapalı kapılar ardında eleştirilmektedir.

Sabri Ülker kaşlarını yukarı kaldırıp odadaki herkesin yutkunmasına neden olan yorumunu yapar: “Kafası hiç çalışmıyor gibi gözükür. Aslında beyni her söyleneni sünger gibi emer. Tatbikatta ise çok inatçıdır. Bize böyle yöneticiler de lâzım. Herkes fikir üretirse, malı kim üretecek?”

4. “İşin hilesi dürüstlük!”

Sabri Ülker’in ismi, sıfatından daha hızlı büyümüş. Hatta, şirketinden ve banka hesabından da… Aşağıda bizi sahiden de dikkat çekici bir örnek bekliyor.

İlk paragrafta Sabri Ülker’in uzun yıllar danışmanlığını yapmış Dr.Mustafa Özel’e, ikinci paragraftaysa 50. Yıl etkinlikleri sırasında yaptığı konuşmayla bizzat Sabri Ülker’in kendisine bağlanıyoruz…

“1958 devalüasyonundan sonra, ülkede temel meta fiyatları sık sık yükselmekte, dolayısıyla sanayiciler de ürünlerine boyuna zam yapmaktadır. 27 Mayıs darbesinden birkaç ay önce, her nasılsa çok yükselen un fiyatı hükümet kararıyla geri çekilmiş, dolayısıyla elinde unlu mamül bulunanlar zarara uğramışlar. Sabri Ülker, bütün toptancılarına kendi el yazısıyla birer mektup gönderip, ellerindeki bisküvi miktarları bildirmelerini istemiş. Mevcut stoğu tespit ettikten sonra, eski (yüksek) bisküvi fiyatıyla yeni (düşük) fiyat arasındaki farkı hesaplamış ve bu farkı her bir toptancın bir sonraki siparişinden düşmüş. Böylece toptancılar, kendileri için önemli olabilecek bir zarardan kurtulmuşlar.

“27 Mayıs darbesinden sonra, ortalığa şöyle bir laf yayıldı: ‘İhtilalciler fiyatların düşmesini emretmişler! Yakında fiyatlar düşecek!’ Piyasalar bıçak gibi kesilmiş. Anadolu tüccarı kesesinde banknotlarıyla İstanbul’a gelmiş olsa bile, fiyatların düşmesini bekliyor, mal almıyor. Tabii, bizim bunlardan haberimiz yok, çünkü satışlarımız neredeyse ikiye katlanmış. Sonradan işittik ki, kumaştan züccaciyeye kadar hiçbir yerden mal almayanlar, ‘Boş dönmektense bisküvi alalım, nasılsa Sabri Bey fiyatlar düşse bile zararımızı öder’ diyorlarmış!”

5. “Sermayesini servet yapan soba ateşine çıra olur!”

Göztepe’deki evini 1968 yılında yeni fabrika yatırımı yapabilmek için satar. Bir sonraki evini ancak 1982’de alacak, o tarihe kadar tüm kazanımlarını fabrikalarını büyütmek için sermaye yapacak, “Zengin olan şirket olmalı. Sahibi zengin olup kendisi fakir olan şirketin nefesi çabuk tükenir. Sermayesini servet yapan patron soba ateşine çıra olur” diyecektir.

6. “Biz bu işe giremeyiz, bu iş çok kârlı! Bana süt kokan işler getirin!”

p7

“Asıl işi yumurta ticareti oan bir tüccar, petrol işine girmeye karar vermişti. Galiba bir milletvekilinin tavassutuyla İstanbul’un dört yerinde petrol istasyonu kurmak istiyordu. Yaptığı fizibiliteye göre iş % 400 kârlı gözüküyordu. Sanıyorum 500 bin dolar kadar bir ek sermayeye ihtiyacı vardı ve Sabri Ülker’in bu işe ortak olmasını istiyordu.

Ben iyi bir iş yakalamış olma heyecanıyla dosyayı hemen Sabri Bey’e götürdüm. şöyle beş dakika kadar inceledikten sonra, ‘Biz bu işi yapamayız’ dedi. Neden efendim? ‘Çünkü bu iş çok kârlı.‘ Bir tuhaf olmuştum. Bu işi yapamayız çünkü çok kârlı! Sabri Bey’in ciddiyetini bilmesem benimle dalga geçiyor derdim. ‘Kârlı iş iyi değil mi’ diye mırıldandım. ‘Kârlı iş herkese yaramaz oğlum. Biz % 5, % 10 kâra alışmış insanlarız. Yüksek kâr bizi bozar!’ dedi.

Donakalmıştım. Yüzümün hangi renge girdiğini tahmin edemem. Benim bu kadar tuhaflaşmış olmama şaşıran Sabri Bey devam etti: ‘Sen petrol işinden anlıyor musun Mustafa? Hiç bu işi yaptın mı?’ Hayır efendim. ‘Eee, ben de anlamıyorum. İş kötü giderse, paramız batar. İyi giderse, bizden bilmezler. Petrol kokusu iyi koku değildir. Sen bize, bizim işimizle irtibatlı dosyalar getir. Süt koksun, buğday koksun, kakao koksun!’

7. “Rakibinin Aleyhinde Konuşmak Defodur!”

Aynı sektör ve iş kolunda çalışan şirketlerin belini kırmaya yönelik yıkıcı rekabet taktiklerini hiçbir zaman benimsemez… Bu yönüyle sektördeki rakiplerinin de saygısını kazanır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

8. “Süte Hâkim Olamayan Dondurma Yapamaz!”

p8

Efendim, yazın sıcaklar başlayınca bisküvi ve bilhassa çikolata tüketimi azalıyor. Bu yıl dondurma işine başlasak mı?‘ diye sorduğumda, kulaklarıma altın küpe olan şu cevabı vermişti: ‘Süte hakim olamayan, dondurma yapamaz evladım!’

Son on yılda pek çok sektörde dillere pelesenk olan kademeli, yatay ve organik entegrasyon fazları kuramlarının (Convergence ve Divergence tartışmaları) işaret ettiği gerçeği erken fark etmiş gözükmektedir. Bir ayağı gazda olsa da, bir eli hep frendedir.

9. “Bisküvi Yapar, Bisküvi Satarız!”

Ülker’in yakın zamanda emekli olan üst yöneticilerinden Necdet Buzbaş’ın aktardığına göre bir gün Buzbaş, Sabri Ülker’le birlikte Trabzon uçağına binmek için Atatürk Havalimanına gider.

Bekleme salonunda onca boş koltuk olmasına rağmen yanlarına bir amca gelip oturur, konuşmalarına kulak kesilir ve birden konuşmaya tam ortasından dalıverir: “Ne işle meşgulsünüz?

Sabri Ülker tevazuyla “Bisküvi yapar, bisküvi satarız” der.

Bu tevazunun karşılığı, kulak misafiri amcanın cevabıyla uzun yıllar unutulmayacak bir gurur nişanı olacaktır: “Madem bisküvi yapıyorsunuz bari Ülker gibi yapın!”.

10. “Dile Dökerek Değil, Örnek Olarak Çalış!”

Fikir üretmek ve görüş belirtmek olmazsa olmaz. Ama uygulamaya bir türlü geçemeyip sürekli konuşur olup gözükmek de biraz sıkıntılı.

Hiçbir sanayicinin uygulamaya dönüşmeyen lafların debisinin artmasına tahammülü uzun sürmez… Sabri Ülker’in kalbi kırmadan ama kulağa küpe yapabilmek için biraz da vurgulayarak kullandığı ihtar sözlerinden…

11. “Kekin En İyisini Şimdi Yaparsak, Bisküvi Yapmayı Unuturuz!”

Ülker’in kek üretimine başlamak için ortaklık masasına oturduğu uluslararası bir gıda devi ile görüşmeler sona yaklaşmaktadır. Ancak danışmanlarının ortaklığın maliyetinin yüksek olmasına ilişkin “İstesek bu kekin en iyisini yaparız, bu parayı/payı onlara vermeye lüzum var mı?” sorusuna muhatap olur.

Sabri Ülker’in cevabı, bugün Holding’lerin ve işletme gurularının dillerine pelesenk olmuş “Ana odak işlere (core business) odaklan” sözünün (Ve Amerikalılar’ın kullanmaya bayıldığı “bir seferde bir adım” veczinin) o günlerdeki replikasıdır: “Elbette yaparız ama kekin en iyisini şimdi yaparsak bisküvi yapmayı unuturuz”

12. “Her Zaman bir B Planın Olsun!”

Sabri Ülker’in üretime başladığı tarih 1944… İkinci Dünya Savaşı sürüyor. Kendisi de bizzat (Kırım’dan) muhacir/göçmen. 50 - 60 arası parti çekişmelerini yakından izliyor, şahit oluyor. 60 İhtilali’ne de.

Muhtemelen bu yıllar boyunca pek çok kez tüm kazanımlarının (basitçe para veya fabrika diye düşünmeyelim, tüm o emek, kahır ve sabırın), ne kadar büyük olursa olsun, pekala bir gecede buhar olabileceğini hissetmiş, olmalı.

Dilinden düşürmediği Her zaman bir B Planın olsun!tavsiyesi sadece konjonktürel üretim/ortaklık/finans meselerinden ibaret olmaktan çok “her şeye dair” algılanabilir.

13. “İşinin Ehli ile Çalış!”

Sabri Ülker’in gerek yönetici transferlerinde gerek yurt dışından uzman getirtme yönteminde (İş dünyasının efsane ismi Tekfen kurucusu Nihat Gökyiğit “Yurt dışından uzman getirtmeyi Sabri Bey’den öğrendik” demişti) gerekse de iş ortaklıklarının seçimindeki titizliği, en sık başvurduğu sözlerden biri olan “İşinin ehli ile çalış!” düsturuna uygun düşüyor.

Sözgelimi, geçtiğimiz günlerde (Nisan 2015) Ülker’den emekli olan ve uzun yıllar Ülker’in tepe yöneticiliği görevini sürdürmüş Metin Yurdagül, holdinge katılmadan önce Sabri Ülker’in Turyağ’da pazarlık masasına oturduğu ve yağın teknik özelliklerini konuştuğu, tartıştığı isimdi.

14. “Müşterinize Para Kazandırın!”

“Müşterinize para kazandırın. Müşteriniz, sizinle yaptığı ticaretin kârından memnun olsun.
Bununla beraber, ilişkileriniz ilkeli, öyle dürüst ve öyle samimi olsun ki; bu operasyonda sizin istihdam edilmiş olmanızdan da memnun olsun.

Haklarımızı korumak adına müşteriyi zorlamayın. Ama müşteri ile iyi geçinmek adına haklarımıza da halel getirmeyin.”

Ülker’de “müşteri” bayi/bakkal/satıcı anlamına geliyor. Son kullanıcı ise “tüketici” olarak adlandırılıyor.

15. “Dinlemeyi Bilmeyen Yönetmeyi Bilemez!”

Merhum Sabri Ülker kendisinden tavsiye isteyenlere “Adım Sabri, size de sabırlı olmayı tavsiye ederim” demesiyle nam salmış.

Bu sabrı en görünür kıldığı anlar karşısındakini sabırla dinlediği anlar.

Bugün de muhafaza edildiği söylenen küçük odasında işçilerle doğrudan konuşması ve kendisine vaziyet, şikayet, öneri aktarmaktan çekinenler için hazırlattığı “Arzuhal kutusu”, “Öneri, akıl küpü kutusu” ile dinleme (ve yöneticilerinin de denetlendiği bir tür iç kontrol mekanizması olmalı) özelliğini sözde bırakmayıp yazılı ortama da geçirmiş. (Bu kutular, internet/mail iletişiminin olmadığı dönemlerde bu işlevi de üstlenmiş).

Öneriler arasında değer bulduklarına yıl sonunda bizzat ödül vererek bu sitemi kullanmayı teşvik etmiş.

 

Atatürk’ün Girişimcilik Üzerine Söylediği 17 Motivasyon Cümlesi

Cesaret ve motivasyon bir girişimcinin en çok ihtiyacı olan iki şey. Ve Atatürk’ün çalışkanlık üzerine söylediği bu sözler, girişimcilerin ihtiyacı olan cesaret ve motivasyonu, içinde barındırıyor. Çünkü biz çalışkan olmayı ve girişimci olmayı onun eserlerinden öğrendik.

1. ‘Ben’ yerine ‘biz’ demeyi öğrenin.

2. Aceleci olmayın.

3. Rahatlık düşmandır.

4. Verim ve neticeye önem verin.

5. İşinizin başında durun.

6. Kestirme yol yoktur; bu yüzden daha fazla çalışın.

7. Fark yaratabileceğiniz bir işe girin.

8. Cesaretli olun.

9. Saygınlık beklemeyin, onu başarınızla kazanın.

10. Asla pes etmeyin.

11. Ve rekabetten korkmayın.

12. Aklınıza güvenin.

13. Adım atın.

14. Yardım etmeyi sevin.

15. Ve yardım istemekten de çekinmeyin.

16. Kendinizi zorlayın.

17. Unutmayın; zaman, en kıymetli varlığınız…

Unutulmaz Hollywood Filmlerinden İş Hayatındaki Herkese İlham Verecek Nitelikte 20 Alıntı

Sırf biri tökezleyip yolunu kaybetti diye sonsuza kadar kayboldu demek değildir. Bazen hepimize biraz yardım gerekir.

Aynen öyle! Biz de bu fikirden yola çıktık; ve çalışma hayatının hengamesinde bolca tökezlemekteyken yardımımıza koşup bize ilham verecek 20 güzel alıntıyı listeledik:

 

1. Kimsenin sana bir şeyi yapamayacağını söylemesine izin verme; benim bile. Bir şeyi istiyorsan, git ve al; nokta.

Chris Gardner, Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happyness), 2006

2. Doğarsın, canına okurlar. Dünyaya çıkarsın, daha çok canına okurlar. Biraz yükselirsin, daha az canına okurlar. Kat kat bir kremalı pasta böyle bir şeydir işte, evlat.

Eddie Temple, Bir Dilim Suç (Layer Cake), 2004

3. Her şeye dikkatini ver; gördüğün her şeye. Başka kimsenin farkına varmadığı şeyleri fark et. O zaman kimsenin bilmediği şeyleri bileceksin.

Loris Harrow, Sihirli Şehir (City of Ember), 2008

4. Ben müşterilerimi kazanmak için inşa etmem, kendi inşalarımı hayata geçirebilmek için müşteri kazanırım.

Howard Roark, Hayatın Kaynağı (The Fountainhead), 1949

5. İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılarsa çalar.

Steve Jobs, Silikon Vadisi Korsanları (Pirates of Silicon Valley), 1999

6. Aklınız fikriniz çok para kazanmakta olduktan sonra, çok para kazanmak marifet değildir.

Bernstein, Yurttaş Kane (Citizen Kane), 1941

7. İnsanın gayret etmesi için, hiçbir sınır olmamalıdır. Hayat ne kadar kötü görünse de nefes aldığınız müddetçe umut da vardır.

Stephen Hawking, Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything), 2014

8. Çok fazla diye bir şey yoktur. Her şeyin sınırlarını zorlayabildiğin kadar zorlarsın. Karşıdaki karşılık verene kadar zorlamaya devam edersin. Daha sonra ise, biraz daha fazla zorlarsın.

Walter Abrams, Kirli Para (Two For The Money), 2005

9. Bana yapamam deme! Bana yapılamayacağını söyleme!

Howard Hughes, Göklerin Hakimi (The Aviator), 2004

10. Satılamayacak hiçbir şey yoktur. Telefonu her açtığında bir satış gerçekleşir. Ya sen müşteriye bir hisse satarsın ya da müşteri sana neden alamayacağı ile ilgili bir bahane satar. İki türlü de satış gerçekleşir. Önemli olan, kapanışı kimin yapacağıdır; sen mi, yoksa o mu? Şimdi, acımasız ol.

Jim Young, Kazan Dairesi (Boiler Room), 2000

11. Orijinal bir fikir bulmalıyım. Öne çıkmanın en yakın yolu bu olabilir.

John Nash, Akıl Oyunları (A Beautiful Mind), 2001

12. İki küçük fare kaymak kovasına düşmüş. Birinci fare hemen pes etmiş ve boğulmuş, ikinci fare ise didinmiş, o kadar çırpınmış ki kaymağı yağa çevirip tepesine çıkmış. Beyler, şu andan itibaren ben ikinci fareyim.

Frank Abagnale Sr, Sıkıysa Yakala (Catch Me If You Can), 2002

13. Sen buradaki kötü adam olmak zorunda değilsin. Sen en yetenekli, en ilginç ve sıra dışı insansın şu evrendeki. Sen özelsin. Ben de. Herkes öyle! Kehanet hepimizle ilgilidir. Şu anda ise sadece seninle ilgili. Ve sen hâlâ her şeyi değiştirebilirsin.

Emmet, Lego Filmi (The Lego Movie), 2014

14. İçimde korkunç bir şeyler oluyor ama nedenini bilmiyorum. Geceleri ortaya çıkan kana susamışlığım gündüzlere taştı. Delirmenin eşiğine geldim. Sanırım beni aklı başında gösteren maskem düşmek üzere.

Patrick Bateman, Amerikan Sapığı (American Psycho), 2000

15. Bazen, kimsenin hayal edemediği şeyleri hayal edip yapabilen insanlar olur.

Alan Turing, Yapay Oyun (The Imitation Game), 2014

16. Sırf biri tökezleyip yolunu kaybetti diye sonsuza kadar kayboldu demek değildir. Bazen hepimize biraz yardım gerekir.

Charles Xavier, X-Men Geçmiş Günler Gelecek (X-Men Days of Future Past), 2014

17. Bu dünyada yetenek karın doyurmaz. Yıllar yılı birçok yetenekli insan tanıdım. Peki disiplin, kendini adamışlık ve sağlam bir iş ahlakı olmadan kaçı profesyonel anlamda başarılı oldu? Söyleyeyim. Sıfır.

Turlington, Çocukluk (Boyhood), 2014

18. Zihnim durgunluğa isyan ediyor! Bana sorunlar ver, iş ver. Ne kadar çabuk, o kadar iyi.

Sherlock Holmes, Sherlock Holmes, 2009

19. En dirençli parazit hangisidir? Bakteri mi? Virüs mü? Bağırsak solucanı mı? Fikirdir! Dirençli ve son derece bulaşıcıdır. Bir kere beyne yerleştiğinde, söküp atmak neredeyse imkansızdır. Biçimini almış ve kavranmış bir fikir, yapışıp kalır.

Cobb, Başlangıç (Inception), 2010

20. Hayat, santimetreden ibaret bir oyun. Futbol da öyle. Hayatta ve futbolda hata payı o kadar düşüktür ki, yarım saniye yavaş ya da hızlı kalırsan, yakalayamazsın.

Tony D’Amato, Kazanma Hırsı (Any Given Sunday), 1999

40’ından Sonra Yaptıkları Sıçramayla Başarının Yaşı Olmadığını Kanıtlayan 16 İkonik İnsan

Genç yaşta gelen başarı hikayelerinden biraz çıkalım; ve 40 yaşından sonra muazzam başarılar elde etmiş sayısız örneğin içerisinden bazılarına bakalım.

Bu 16 ikon “Hiçbir şey için geç değildir” sözüne inancımızı tazeleyeceği gibi, kuşkusuz herkese ilham kaynağı olacak.

1. Marvel efsanesinin yaratıcısı Stan Lee, ilk çizgi romanı “The Fantastic Four” yayınlandığında 40’ından gün alıyordu.

sp

Ve Örümcek Adam, X-Man, Iron Man, Hulk gibi efsaneler birbiri ardına geldi.

2. Donald Fisher, GAP markasını 40 yaşında yarattığında, perakendecilik hakkında en ufak fikri yoktu.

1969’da San Francisco’da küçük bir dükkanda doğan GAP, bugün dünyanın en büyük hazır giyim perakendecilerinden bir tanesi.

3. Vera Wang de moda endüstrisine 40 yaşındayken girdi.

Önceden artistik patinaj ve gazetecilikle uğraşan Wang, göz kamaştıran gelinlik ve abiyeleriyle şu an bir moda devi.

Bir çok ünlünün Vera Wang gelinliği ile evlendiğini burada belirtmeden de geçmeyelim.

4. Robin Chase, Uber’in atası diyebileceğimiz Zipcar’ı 42 yaşında 2000 yılında kurdu.

robin-chase-e-kampus

2011’de Zipcar’dan ayrılan Chase, şu an yeni girişimlere danışmanlık yapmakta ve aynı zamanda Dünya Ekonomi Forumu üyesi. Bu arada Uber 2009 yılında kuruldu.

5. Samuel L. Jackson, Hollywood’da nihayet bir sıçrama yapabildiğinde 43 yaşındaydı.

samuel-jackson-e-kampus

Spike Lee’nin Jungle Fever filmindeki rolüyle “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülü alana dek Jackson yalnızca küçük rollerde oynuyordu. Sonrasında ise Pulp Fiction‘dan Jackie Brown‘a, Django Unchained‘e başarılarının ardı arkası kesilmedi.

6. Sam Walton, ABD’li hipermarket devi Walmart’ı 44 yaşında kurdu.

sam-walton-e-kampus

Walmart’ın 2016 itibariyle 27 ülkede 11.535 şubesi bulunuyor.

7. Henry Ford, devrim niteliğindeki Model T’yi yarattığında 45 yaşındaydı.

1908 yapımı otomobil, dünyada orta sınıfın bütçesine uygun ilk otomobil olarak tarihe geçti. Model T 16,5 milyon sattı!

8. 46 yaşında The Ed Sullivan Show’da patlama yapana dek, Rodney Dangerfield pek de ünlü olamamıştı.

Efsane komedyen, bu sıçrayışın ardından birçok talk-show ve komedi programında da en tercih edilen isimlerden oldu.

9. “Türlerin Kökeni” yayınlandığında Charles Darwin 50 yaşındaydı.

Bu zamana kadar doğa ve tür bilimi konusundaki çalışmalarını sessiz sedasız yürüten Darwin, “Türlerin Kökeni” ile bilim dünyasını kökünden değiştirdi.

10. Julia Child, 50 yaşında yayımladığı ilk kitabının ardından dünyaca ünlü bir şef haline geldi.

Julie & Julia adlı filmde Meryl Streep, Child’ın hayatını canlandırdı.

11. Şok tabancasının mucidi Jack Cover, bu sıçramayı yaptığında 50 yaşındaydı.

Jack Cover, önceden NASA ve IBM’in de aralarında bulunduğu bilim ve teknoloji firmalarında bilim insanı olarak çalışmıştı. Taser şok tabancasını 1970’de icat etti.

12. Betty White 51 yaşından sonra dünyanın en çok ödül kazanan kadın komedyenlerinden biri oldu.

Yaşı yetenlerin büyük bir keyifle hatırlayacağı efsane dizi “Altın Kızlar”ın oyuncusunun ödülleri ve adaylıkları buradan görülebilir.

13. Taikichiro Mori, Japon gayrimenkul imparatorluğu Mori’yi 51 yaşında kurdu.

Öncesinde akademisyen olan Mori, 1992 yılında 13 milyar dolarlık bir servetle “Dünyanın en zengin insanı” seçildi.

14. Ray Kroc, McDonalds’ı kurumsal bir deve dönüştürdüğünde 52 yaşındaydı.

ray-kroc-e-kampus

15. Colonel Sanders, Kentucky Fried Chicken’ı 1952’de bayiliğe açtığında 62 yaşındaydı.

Sanders bundan 12 yıl sonra 1964’te, restoran zincirini 2 milyon dolara sattı.

16. Son olarak “Büyükanne Moses”, müthiş başarı yakaladığı ressamlık kariyerine başladığında 78 yaşındaydı!

Anna Mary Robertson Moses’ın tablolarından biri 2006 yılında 1,2 milyon dolara satıldı.

“Bir Fikrim Var” Diye Başlayıp Hüsranla Sonuçlanan Projelerin 8 Temel Nedeni

“Bir fikrim var” der ve projeye başlarsın. Çabalarsın, uğraşırsın ve en sonunda fikrini modellemeyi başarırsın. Bu durumda seni iki seçenek bekliyor. Ya projen beğenilir, istediğin sayıda kullanıcıya ulaşır ya da senin büyük patlama beklediğin projen, patlamış balon gibi sönmeye başlar ve fikrin başarısız olur. Peki neden başarısız olur, hiç düşündün mü? İşte başarısızlığın 8 nedeni…

1. Para bulamamak

Yaptığınız projeye para bulmak, yatırım almak en zor işlerden biridir. Ailenizden veya arkadaşlarınızdan aldığınız para sizi bir yere kadar götürecektir. O para bittiğinde, kendinize kaynak bulmalısınız. Bulamazsanız, giderleri karşılayamayacak ve hızla dibe batacaksınız.

2. Ekibinle uyum sağlayamamak

En yakın arkadaş olsanız bile bazen kurduğunuz ekiple uyum sağlayamayabiliyorsunuz. Ekibiniz dağıldıkça projeniz de dağılmaya başlıyor.

3. Ürünü yanlış zamanda piyasaya sürmek

En çok duyduğunuz başarısız projelerin nedenlerinden biridir. “Benim fikrim gelecek için” ve “Bu zamanda değerimi anlamadılar” gibi türevleri de mevcuttur.

4. Ürünün pazarlamasını yapamamak

Sizin ürününüz ne kadar harika olursa olsun, eğer ürününüzü insanlara duyurmak konusunda iyi değilseniz, bütün bir emeğiniz çöpe gidebilir. Ürününüzü pazarlamak, ürününüzü üretmek kadar önemlidir.

5. Akıl Hocası-Danışman desteği al(a)mamak

Ürünü piyasaya sürerken ve sürdükten sonra size akıl hocalığı yapabilecek, piyasayı sizden iyi bilen birilerine ihtiyacınız olur. Eğer kendinize bir “akıl hocası” bulamazsanız veya “ne gerek var ya ben zaten her şeyi biliyorum” diye düşünürseniz, projeniz patlama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.

6. İş modeli oluşturmamak

Günümüzde yatırım yapmak isteyenlerin, girişimcilere sorduğu bir soru var: “İş planınızı oluşturdunuz mu?” Cevabı “hayır” olan çoğu girişimci yatırım alamaz. İş modeli sizin ürününüzün kısaca planı gibidir. Hedef kitlenizi, gelirinizi, maliyetinizi ölçmenizde yardımcı olur. Bir çok projede iş modelini oluşturmadığından, başarısız projeler arasında yerini alıyor.

7. Yetersiz kalitede ürün

Siz belki de ürününüzün çok iyi olduğunu düşünüyorsunuzdur. Ama önemli olan sizin değil, kullanıcılarının ne düşündüğü. Kullanıcılar yetersiz diyorsa, yetersizdir.

8. İhtiyaç olmaması

En sık karşılaşılan nedendir. Sizin ürününüz uzay teknolojisiyle donatılsa bile, insanların gerçekten buna ihtiyacı yoksa, ürününüz hiçbir işe yaramaz. Artık sizin projeniz de başarısız projeler arasında yer almaya mahkumdur.

 

José Mourinho Örneğinden Yola Çıkarak Alabileceğimiz 6 Pazarlama Dersi

Futbolda 2000’li yıllara damgasını vuran en önemli teknik direktörler dendiğinde, ilk akla gelen isimlerden biri kuşkusuz José Mourinho’dur.

Mourinho, Porto ile 40 yaşında UEFA Avrupa Ligi ve 41 yaşında Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile dikkatleri üzerinde topladı. Chelsea’ye 50 yıl sonra kazandırdığı Premier League şampiyonluğu, Inter Milan ile hem Şampiyonlar Ligi, hem Serie A şampiyonluğu, Real Madrid ile La Liga şampiyonluğu ve yeniden Chelsea ile Premier League şampiyonluğu gibi, eşine zor rastlanır başarıları bir özgeçmişe sığdırmayı başardı.

Fakat onu bu yazıya konu eden, 2015 - 2016 sezonunda Chelsea’de yaşadığı başarısızlık ve sezon ortası gelmeden görevine son verilmesi. Bu süreci incelediğimizde, ortaya pazarlama profesyonelleri için altın değerinde dersler çıkıyor:

1. O kadar da “özel” olmayabilirsiniz.

Jose_Mourinho_2568641b

Mourinho, tüm bu etkileyici özgeçmişe rağmen, futbol dünyasından farklı kişilerle yaşadığı polemikler, agresif ve mütevazılıktan uzak tavrı ile de her zaman gündemin birinci sırasında yer aldı.

Kendisini “özel biri” olarak gördü ve bunu net bir şekilde ifade etti. Biz buna “Pazarlamada Uzmanlık” diyoruz

2. Sezonun en iyi teknik direktörü seçilmeniz büyük bir başarıdır; ama sadece o sezon için.

Çünkü ertesi sezon ligde 16 maçın 9’unu kaybetmeniz ve lig kupasından erken elenmeniz, işinizden olmanız anlamına gelebilir. Belki de ortada bir problem vardır, bizce “Problem Çözme Teknikleri” eğitimine başvurmalı

3. Geçmiş başarılarınız sizi yalnızca bir süre taşıyabilir.

Ulaşılan hedefler, artırılan pazar payları ve katlanan kâr oranları çok ışıltılı tablolar olabilir; ama yeni yıl ile birlikte geçmişte kalır. Artık bu senenin iş planlarına ve hedeflerine odaklanmak gerekir. Aa tam da bununla ilgili e-kampus.com ‘da “Toplam Kalite Yönetimi” eğitimi var, Mourinho alsa belki de..

4. İşler kötüye gittiğinde sağduyuyu kaybetmemek çok önemli bir meziyettir.

Medya ile ilişkileri germek, hatta medyaya hakaret etmek, meslektaşlarınızla sürekli beyan savaşında olmak, size kısa vadede gündem değiştirme fırsatı yaratır evet; ama orta ve uzun vadede en çok nefret edilen teknik direktörlerden biri olmanıza ve kredinizin azalmasına sebep olur. Belki de “Sosyal Medya Eğitimi” bu işi biraz olsun çözebilir.

5. İletişim konusunda daima dikkatli ve özenli olmak gerekir.

293771JoseMourinho

Satış ekibi ile hedefleri konuşurken, fizibilite onayı için finans ile pazarlık ederken, tedarik zinciri ekibini ürün lansman sürecinde aynı hedefe koştuğunuza ikna etmeye çalışırken, güçlü ve pozitif bir iletişime ihtiyacınız olacaktır. Siz yine Pazarlama ve Satışta Uzmanlık eğitimine bir göz atın

6. İletişimde yaptığınız her hata bir gün aleyhinize döner.

jose mourinho

Her şey yolundayken yaşadığınız iletişim sorunları gündem olmazken, işler tersine döndüğü durumda aleyhinize kullanılacak en önemli argümanlardan biri olacaktır.

Her şeyden önemlisi, pazarlamanın da bilgiye dayalı olduğunu unutmamalı, Türkiye’nin ilk sanal kampüsü e-kampus.com’a uğramadan geçmemelisiniz.

Bir Girişimcinin Yaşam Döngüsünde 10 Evre

1. Her zihni kurcalayan o soru: : “Nasıl yırtarım?”

Girişimci olmanın en önemli unsurlarından biri motivasyon. Elbet en büyük motivasyon da kişi oğluna fena fillah getiren, emek sömürücü sistemden yırtmak, kendi işinin patronu olmak… Tabi ki hayalinin gerçekleştiğini görmek, dünyaya küçük büyük bir şeyler bırakmak da cabası. Burada size e-kampus.com’dan “Karar Verme Teknikleri Eğitimi” almanızı öneriyoruz.

2. Aha moment: “Aha buldum”

Girişimci olmayı arzulamak güzel de… Niyetten öte bir şey lazım, iyi bir fikir. Yenilikçi, akıllıca, bir boşluğu gerçekten doldurabilecek bir şeyler şöyle. Kolay mı? Belki, akıl, yaratıcılık, cesaret bir araya gelirse, şans da elini verirse. Kimsenin göremediğini, görüp de bilemediğini belki de sen çekip çıkarırsın.

3. Tohum: Fikir burada para nerede?

İşler yolunda gidiyor, niyet ettin, fikri buldun. Peki, bu fikre başkaları da destek olacak mı bakalım? Aile, arkadaşlar,aptallar, krediler, melek yatırımcılar, hibeler… Pek çok kişinin asla aşamadığı bu devreyi aşabilirseniz, hayalinizi vücuda erdirmeye bir adım daha yaklaştın demektir.

4. Toplansın ekip açılsın dükkan: Start-Up

Ekiplerin en kralı, fikirlerin en iyisi ve yüksek ihtimalle minicik bir sermaye ve agresif hedeflerle çıktınız yola. İşte boyunun ölçüsünü alma zamanı. Bakalım pazar sizin ürününüzü ne kadar hevesle bekliyor? Tam da burada “Liderlik Eğitimi” alabilirsiniz.

5. Gelsin paralar: Büyüme

Ülkemizde kurulan her üç işletmeden biri ilk beş yılda kapıya kilidi vuruyor. Umarım pazar büyük bir açlıkla sizin ürününüzü bekliyordur. Eğer durum buysa sakın gevşeyip kendinizi koyuvermeyin. Gözünüz her daim pazarın talepleri ve attığınız her adımı takip eden rakiplerinizin hamlelerinde olmalı. “Muhasebe Eğitimi” tam sizlik

6. Yayılsın dükkanlar: Genişleme

Büyümen yavaşlamaya başlıyor artık yeni pazarlar, farklı sektörleri hedeflemeli, büyümenin hızını kesmemelisin.

7. Ay bana bir ağırlık çöktü: Olgunluk

Olgunluk dönemi, kurumsallaşan şirketlerin hantallığı senin de üstüne çökmeye başladı. Yöneticiler, ekipler, organizasyon sorunları. Küçük devine gururla bakarken, start-up günlerini mi özlüyorsun ne? Burada “Etkili Zaman Yönetimi” çok önemli..

8. Beklenen an: Exit

Beklenen an geldi çattı. Bir dünya devi kapını çaldı. Ülkemizde görmeye çok alışık olmasak da… Şimdilik çanlar senin için çalıyor. Exit için doğru zamanda mısın?

9. Bas bas paraları Leyla’ya

 

10. Yine zihni kurcalayan o soru: “Nasıl yırtarım?”

Aslında her daim baştaki sorumuz baki “Nasıl yırtarım?”. Belki de artık yatırımcı olarak, yeni girişimcilerle birlikte nasıl yırtılacağını bulmak için yeniden koyulacaksın yola.

‘Kargo Bedava’ Yetmez: E-ticaret Sitelerinin Satışlarını Katlayan 11 Süreç Yönetimi Taktiği

Geçmişte müşterilerin alışveriş deneyimini rastgele yaşadığı düşünülürdü. E-ticaret firmalarını bu düşünceye sevk eden başlıca sebepler, yetersiz analiz araçları, müşteri davranışlarının çözümlenememesi ve satın alma süreçlerinin iyi optimize edilmemesiydi.

Tabii köprülerin altından sular aktı; günümüzde geçmişe oranla önemli derecede iyileşmeler olduğunu söyleyebiliriz. Müşterilerin rastgele alışveriş yapmadıkları, bir sorun / ihtiyaç odaklı davranış sergiledikleri ve birbirini tetikleyen alışveriş deneyimleri yaşadıkları artık bilinen bir gerçek.

Şu durumda, online mağazalarınızda uygulanabilecek birkaç pratik yöntemle satışların nasıl artabileceğini inceleyelim. Bu önerilere ek olarak www.e-kampus.com adresinden “E-ticaret Uzmanlığı Eğitimi” alabilirsiniz.

1. Doktor gibi düşünmek: Problemi anlayın ve tanı koyun

En basit haliyle, satın alma işlemi bir problemden yola çıkarak gerçekleşiyor. Ortada bir problem olduğunda haliyle çözüm noktasında da ihtiyaçlar doğuyor. Online perakendecilere bu noktada düşen görev ise öncelikle müşterilerinin muhtemel problemleri üzerine beyin fırtınası yapmak. www.e-kampus.com adresinde de bu konulara değiniyoruz.

2. Müşteriyi analiz edebilmek

Ürünlerin ne zaman, nasıl ve ne tür bir müşteri kitlesi tarafından satın alındıkları konusunda bir takım bilgilere sahip olmanız gerekiyor. Eğer halen müşterilerinizi tanımıyorsanız, bir an önce onları tanıyabilecek IT alt yapısını hazırlamanız önemli bir adım olur.

3. Büyük veriye bakabilmek

Büyük veri dediğimiz kavram bu noktada birçok seçenek sunarak en doğru kararı verebilmemiz de bize yardımcı olur. Fakat işletmenizde bu kavramı destekleyecek altyapı yok ise, en azından geçmiş dönemlere ait satın alma işlemlerini mevcut verileriniz doğrultusunda anlamlandırıp analiz ederek, doğruluk payı yüksek bir sonuca erişebilirsiniz.

4. Etkili kampanya kurguları yapabilmek

Satın alma sürecinin ilk basamağı olan problem saptama noktasında müşterilerinizin problemlerini çözüp ihtiyaçlarına karşılık veren ürünlerle ilgili içerikler paylaşmanız, müşterilerinizin karar verme sürecini olumlu yönde etkileyecektir. İçeriklerinizi pazarlayabileceğiniz (blog gibi) bir online mecra olması da ayrıca bu konuda size büyük kolaylıklar getirir. e-kampus.com adresinde “Sosyal Medya Uzmanlığı” eğitimi almanız bu kurguları daha rahat yapmanızı sağlayabilir…

5. Dikkat çekici ve görünür olabilmek

Nasıl ki dünyaca ünlü, konserleri yok satan sanatçılar şarkılarıyla olduğu kadar sahne gösterileriyle de adından ettirir, ve dünyaca ünlü markalar en işlek caddelerde en çekici vitrin tasarımlarına yer verir; e-ticaret firmaları da aynen bu örneklerde olduğu gibi, rakiplerinden sıyrılmak için dikkat çekici ve görünür olmak durumundalar.

 

 

 

 

 

 

 

6. Reklamı analizlere uygun yapabilmek

Satın alma sürecinin ikinci basamağında, müşterilerinizin hangi kaynaklardan size ulaştığını bilmeniz gerekiyor. Arama motorları gibi her gün milyonlarca potansiyel müşteriyi web sitelerine yönlendiren yerlerde, SEO vb. tekniklerin de desteğiyle ön plana çıkabilmek önemli getiriler sağlar.

Müşterilerinizin sıkça ziyaret ettiği web sitelerine reklam verebiliyor olmanız elbette gücünüzü gösteren önemli bir etkileşim noktası. Ancak burada ve her yerde dikkat etmeniz gereken en önemli şey, basitlik. Markanızı veya ürününüzü, basit ve etkili bir şekilde ifade edebilecek iletişim dilini keşfetmeniz gerekiyor. Yine e-kampus.com adresinde “Sosyal Medya Uzmanlık Eğitimi” bu konuda size yol gösterebilir.

7. Müşterinin kararına olumlu etki edebilmek

Müşterileriniz e-ticaret sitenizi ilk kez ziyaret ettiğinde, çoğunlukla hemen bir alışveriş işlemi gerçekleştirmez. Rakiplerinizin de sunduğu kampanya ve fırsatları değerlendirmek ister. Bu durumda müşterileriniz, otomatik olarak fiyat / performans odaklı bir değerlendirme sürecine dahil olmuş olur. Burada markanıza dair bir güven yaratmanız, ödeme seçeneklerindeki kolaylıklar, teslimat ve iade konusunda sunacağınız avantajlar, karar verme sürecini olumlu etkiler. Bu biraz “Pazarlama ve Satışta Uzmanlık Eğitimi” konusunu da giriyor

8. Kitleye göre iletişim kurabilmek

Bir kampanya kurgusu yaptığınızda o ürünleri satın alacak müşteri kitlesinin ekonomik ve sosyo-kültürel konumu da değerlendirmelerinize katmanız size avantaj sağlar. Kampanyada vereceğiniz mesaj ve iletişim dili bu noktada çok önemli. Rakiplerinizden sıyrılmanız ve müşterilerinizin beklentilerine yanıt veren bir yaklaşım içinde olmanız gerekiyor.

9. Ürün yorumlarını kullanıcılardan gizlememek

Satın alma süreçlerini olumlu/olumsuz olarak etkileyen bir diğer etken de bu. Satın alınan ürünler hakkında yapılan değerlendirmeler ürünün satın alma süreçlerini doğrudan etkiliyor. Ürün yorumlarına kullanıcılardan gizlemeden, kolaylıkla ulaşabilecek ve görünebilecek bir noktada yer verilmesi, müşterilerin ürünler hakkındaki karar verme süreçlerini hızlandırıyor.

10. Ürün puanlama sistemini işletmek

Müşteri yorumlarına ek olarak ürünün diğer kullanıcılar tarafından puanlanıyor olması, yorumlara olan güvenin artmasını sağlar ve olumlu bir imaj oluşturur. Müşterileriniz birden fazla ürünü satın almak isteyebilirler.

İPUCU: Bu noktada onların işini kolaylaştırmamız gerekiyor. Klasik metotların dışında ürünleri açılan bir pop-up pencere vasıtasıyla sepetlerine ekletebilirsiniz. Bu sayede kullanıcılar alışverişlerine daha kolay devam ederler ve daha fazla ürün satın almaları için süreci kolaylaştırmış olursunuz.

11. Hızlıca satın almaya yönlendirmek

Ürün satın alma sayfalarında yer alan nesnelerin birbirleriyle olan uyumları önemli. Satın alma süreçlerinde müşterilerin dikkatini dağıtacak, akıllarında soru işaretleri oluşturacak, başka bir sayfaya yönlendirecek her türlü aksiyondan kaçınmanız gerekiyor. Bu süreçte kullanıcılar ürünü hızlı bir şekilde satın almak isterler; ve siz de kullanıcılara bu doğrultuda en kısa yolu gösteriyor olmalısınız.

Satın alma süreçleri tabi ki bunlarla sınırlı değil; ancak genel hatlarıyla, bu hususlar doğrultusunda gerçekleştireceğiniz optimizasyon çalışmaları etkisini kısa süre içinde gösterecektir. Bunların hepsini www.e-kampus.com adresinde “E-ticaret Uzmanlığı” eğitimi altında da anlatıyor, işin daha püf noktalarını size öğretiyoruz

 

Instagram’dan YouTube’a, Twitter’dan Ekşi Sözlük’e Sosyal Medya Platformlarının Tarihteki İlk Paylaşımları

Hayatımızda akıllı telefonlar, sosyal medya platformları aldı başını gidiyor. Hazır www.e-kampus.com adresinden “Sosyal Medya Uzmanlığı” eğitimi de varken neden sosyal medya platformlarının ilk paylaşımlarına göz atmıyoruz?

1. Twitter’ın ilk tweeti kurucusu Jack Dorsey’den

2. Instagram’ın ilk fotoğrafı kurucusu Kevin Systrom’dan.

3. 9gag’in ilk postu ”Ray3c” nickli kullanıcıdan

4. Ekşi Sözlük’ün ilk entrysi kurucusu Ssg’den

5. Facebook’un ilk profili tabi ki kurucusundan

6. İlk tumblr postu

7. Youtube’un ilk videosu hayvanat bahçesinden.

8. İlk flickr fotoğrafı

9. Wikipedia’nın ilk maddesinin ne olduğunu kurucuları da bilmiyor ama ilk cümle: Merhaba Dünya!

Bonus olarak ilk e-kampus.com içeriği;

 

 

 

 

Yukarı Çık