kariyer,eğitim,sertifika

Monthly archive

Ekim 2015

Nasıl Freelancer Olunur?

freelancer

Baştan belirtelim, başarılı Freelancer olmanın taslağı veya tek bir yolu yoktur; herkes kendince hatalar yapacak ve o hatalardan öğrenecektir. Burada önemli olan hazırlıklı olmak ve olası olumsuz ektikleri azaltmaktır.

Belki 10 yıldır büyük bir şirkette SAP danışmanı veya sistem uzmanı olarak çalışıyorsun, ve herhangi bir nedenden dolayı iş ortamından bıktın, ve artık kendi patronun olarak yeni bir maceraya atılmak istiyorsun. Ya da yazılım mühendisi olarak okuldan mezun olalı 2 yıl oldu, ama halen bedava stajyerlik hariç bir iş bulamadın. O zaman Freelancer olarak çalışmak senin için doğru seçim olabilir.

Freelancer olarak işe başlamanın iki yolu vardır; biri bodoslama diğeri planlı ve hazırlıklı. Biz ikincisini seçiyoruz ve gerekenleri burada yazıyoruz

Araştır ve Analiz Et

Freelancer olarak başlamadan önce, ya maaşlı çalışıyorsundur, ya işsiz ya öğrenci, ya da askersindir. Ne olursan ol, ilk olarak mutlaka araştırmalısın.

Araştırmanın içerisinde boğulmana gerek yok; bu haftalarca sürmemeli, bir kaç saat veya bir iki gün yeterlidir

  • Dünyada ve özellikle Türkiye’de freelancer’ler ne tür hizmet sunuyorlar
  • İş verenler freelancer çalışanlara ne tür projeler sunuyorlar
  • Hangi sektörler yeteneklerime uygun projeler sunuyor
  • Projeleri nasıl sunuyorlar, hangi araçları kullanıyorlar (tubitekuz.com, freelancer.com, networking, çalışma grupları, fuarlar vs.)
  • Çalışma ve sözleşme şekilleri nedir
  • Uymam gereken, maddi ve hukuki altyapı nedir
  • Ben hangi yeteneklerimi kullanıp ne tür bir hizmet sunacağım

İş Planı Oluştur

Mutlaka bir iş planı oluştur, aklındaki fikirleri bir kağıda dök ve bu fikirleri besle. İlk haftalarda sistemin tam oturana kadar ve gerektikçe güncelle.

  • Yapmak istediğim işin özeti nedir
  • Neden Freelancer olarak çalışmak istiyorum
  • Bağımsız bilişim uzmanı olarak çalışmaktan beklentim nedir
  • Benim müşteri kitlem ve ortamı nedir, kimleri içerir
  • Projelerime nasıl ulaşacağım
  • Müşteri portföyümü nasıl oluşturacağım
  • Hizmetimi nasıl sunacağım
  • Bunları başarmam için kullanacağım araçlar nelerdir
  • Şirketimi nasıl kuracağım ve nasıl yöneteceğim
  • Başlamam, belli bir süre hayatta kalabilmem ve büyümem için gereken bütçe nedir
  • Bugünden itibaren, bu beklentilerimi elde etmem için zaman çizelgem ve kilometre taşlarım nedir
  • e-kampus.com’dan hangi eğitimi almam gerekiyor

Eğer destek alabilmen için iş planını sunacağın kredi, yatırım ve sponsor gerekmiyorsa, şekli ve formatı fazla da önemli olmayabilir, ama mutlaka kendin için bir tane okunur ve kolay anlaşılır olarak oluştur ve bu plana uy.

Ailenin ve Çevrenin Desteğini Al

Çoğu insan ailenin ve çevrenin verdiği desteğin ne kadar önemli olduğunu bilmiyor. Aynısı tersi için de geçerli; eğer ailen, arkadaşların ve çevren destek değil de köstek olursa yandı gülüm keten helva!

  • Ailene, arkadaşlarına ve çevrene bu planını bildir, desteklerini al ve çalışma mesafeni herkesin anlayacağa şekilde mutlaka belirle
  • Rahatsız edilmeden verimli şekilde çalışabilmen için sınırlarını koy ve çalışma zamanlarını bildir onlara
  • Unutma, senin verimli çalışıp başarılı olman, ailenin de yararınadır; bu ciddi işi para kazanmak için yapıyorsun, zamanını boşa geçirmek için değil!

Çalışma Ortamını Ayarla

Büyük bir ihtimal hemen bir ofis kiralayamayacaksın ve her gün (bence) o kahvesi berbat olan pahalı ve sesli Starbucks’a da gitmeyeceksin. Onun için evdeki çalışma ortamını kur ve ayarla.

  • Evdeki çalışma ortamını ve ofisini ihtiyaçlarına göre ayarla ve çalışma odaklı olduğuna dikkat et
  • Gereken araçları edin ve kullanılır olduklarından emin ol (laptop, yazıcı , kurumsal e-posta hesabı, proje ve zaman yönetimi araçları, google drive, wrike, tubitekuz.com profilin, sosyal medya hesapların vs.)

Bir müşteri ile Skype görüşmesinde eğer mikrofonun bozuksa, cızırtı çıkartıyorsa veya arka taraftan mahalle köpeğinin havlama sesi geliyorsa, müşteri seni ciddiye almayabilir. Önce sen kendini ve işini ciddiye al ki müşteri de seni ciddiye alsın!

Çalışma ve Hayat Ritmini Dengele

Ve disiplinli ol. Var olan bir projen için sabahlara kadar özverili bir şekilde çalışabilirsin. Sonra saat akşam 5’e kadar uyuyup, potansiyel bir müşterin ile olan görüşme saatini kaçırırsan, fazlada verimli sayılmaz, öyle değil mi ?

Aile içi veya yalnız, fark etmez. Mutlaka günlük, haftalık, aylık ritmin olmalı.

  • Günlük: çalışma, yemek ve ara verme saatleri…
  • Haftalık: Sosyal medya takip et, blog yaz, yeni müşteriler edinmeyle ilgili plan yap…
  • Aylık: muhasebe ve evrak işlerini toparla
  • 3 aylık: başardıklarını ve başaramadıklarını iş planın ile kıyasla ve doğru yolda olduğundan emin ol, gereken stratejik düzenlemeleri yap. Yeni müşteriler ara. Seminerlere ve çalışma gruplarına katıl
  • Yıllık: yılda bir veya iki kere yeteneklerine bir yenisini ekle veya pekiştir, bir kursa katıl ve (uluslararası) geçerli olan yeni sertifikalar edin. e-kampus.com adresini burada sıklıkla ziyaret et ve yeni eğitimlerden haberdar olmak için mail list’e katıl.

Unutma, hayat ritmin’e dinlenmek, gezmek, tatil yapmak, arkadaşlarla eğlenmek ve spor yapmak da dahildir.

Bütçe ve Risk Yönetimi Uygula

Bazıları buna B planı der. Biz bütçe ve risk yönetimi diyoruz.

  • Bağımsız olarak çalışmaya başlamadan önce projesiz kalacağın günler için birkaç kuruş koy sandığına at.
  • En az 3, ideal olarak 6 aylık yedek bir geçim kaynağı oluştur.
  • Bu kaynağa iş giderlerini ve ücretlerini dahil et (sigorta, mali müşavir, KDV stopaj ve diğer vergiler, 3G, yol, yemek, su, elektrik, gaz, kira vs)
  • Bakmakla sorumlu olduğun ailen varsa, mutlaka onların giderlerini de dahil et.

Eğer baba evinde yaşıyorsan veya evli olup maaşlı çalışan bir eşin varsa, işler senin için daha basit ve avantajlı olabilir.

Kurumsallaş I

Para kazandığın an devlette vergi ödemelisin. Vergi verebilmen için yaptığın işler için muhasebeni tutmalısın. Bu muhasebeyi sen değil, kanuni gereksinim olarak mali müşavir tutar ve senin kazanç ve gider faturalarını işler.

  • Tuttuğun mali müşavir bilişimden ve bilişim mevzuatından anlayan biri olmalı. Yeni çıkan kanunlar ile ilgili bilgi ve destek vermeli
  • İş planını ona göster, anlat ve ne yapmak istediğini anladığından emin ol
  • Şahsi şirketini kur
  • Faturalarını, kart vizitlerini, kalemlerini, blok notlarını bastır

Meslek tanımı ne olursa olsun, mali müşavirin en önemli görevi, senin ödeyeceğin vergiyi mümkün olduğunca en aza indirmek ve kazancını en yükseğe çıkarmaktır!

Kurumsallaş II

Artık sen de varsın Freelance piyasasında ve büyük işler başaracağından eminsin.

Müşterine incelemesi için sosyal medya bağlantılarını gönderiyorsun ve müşteri bu hesap isimlerinin biriyle karşılaşıyor: “fındık kıran”, “emo girl”, “Osmanlı torunu”, “kara dul”.

  • Paylaştığın sosyal medya hesapları kurumsal kimliğini yansıtmalı
  • Özellikle genç ve yeni bir freelancer olarak, yaptığın ve yapacağın taraflı ve siyasi açıklamalar vb paylaşımlar sadece bir projeni değil, freelancer kariyerinin tamamını olumsuz etkileyebilir
  • Hizmetlerini anlatan adınsoyadın.com şeklinde bir Web alan adı edin ve bir web sayfası oluştur
  • Ciddi bir iş veren tamamlanmamış hiç bir profili incelemez. Sosyal medya ve proje bulma portallarında profillerinin tamamlanmış olmasına özen göster

İlk Projeni Uygula ve Teslim Et

Eminim bunların hepsi oluşana kadar beklememişsindir ve ilk müşterinden projeni zaten almışsındır. O zaman ne bekliyorsun?

“ Her zaman kendin ol, ciddi ol ve muhteşem bir proje teslim edip müşterini mutlu et! ”

Böylece hem sana referans olma, hem de muhtemel başka proje verme şansın yükselir..

Hangi Meslek Ne Kadar Kazanıyor?

Hangi meslek grubunun ne kadar kazandığını, yapılan anketlerin ortalamasını alarak hesapladık ve en güncel rakamları sunuyoruz! e-kampus.com size yeni meslekler kazandırırken, Gazete E-kampus ise sizi sürekli güncel tutar. İşte merak edilen o rakamlar;

Satış ve finans üst düzey yöneticileri: 20500 TL ile en yüksek geliri elde ediyor.

Muhasebe müdürü: 17000 TL


Pazarlama müdürü: 14000 TL


Bölge satış müdürü: 12000 TL


Pazarlama/ürün/ticari pazarlama çalışanı: 13000 TL


Bütçe ve planlama yöneticisi: 12600 TL

 

 

 


Mühendislik müdürü: 12600 TL


Satış analisti: 12000 TL


Marka müdürü: 12000 TL

Ürün müdürü: 11900 TL


Maliyet muhasebecisi: 2600 TL


Web master: 3000 TL


Satınalma uzmanı: 3000 TL

Facebook ve Youtube’dan Haberler..

Facebook Şimdide TV Reklamlarına Başlıyor!

Facebook, New York Advertising Week öncesinde reklam verenlere yönelik yeni satın alma, optimizasyon ve ölçümleme tekliflerini duyurdu. Açıklamayla birlikte aktif reklam verenlerin sayısının geçtiğimiz son yedi ayda yüzde 25 oranında arttığını belirten Facebook, 2.5 milyon adet reklam verene ulaştığını paylaştı.

Facebook’un yeni tekliflerinden en dikkat çekici olansa şirketin reklam verenler için TV reklamı metriklerini kullanarak Facebook video reklamlarını satın almalarını sağlaması. Yeni teklif, TV reklamları için de kullanılan GRP ile benzer şekilde Facebook’ta TRP metriği esaslı reklam verilmesini sağlıyor.

Bu sayede bir TRP hedefiyle TV ve Facebook arasında bir kampanya düzenlenmesi ve daha net bir ölçümleme elde edilmesi mümkün hale geliyor. Ölçümleme kısmını ise Nielsen üstleniyor ve Facebook’un TV ile birlikte belirlenen hedefe ulaşıp ulaşamadığını doğruluyor.

Buna ek olarak reklam verenlere marka bilinirliğine yönelik yeni bir optimizasyon seçeneği sunan Facebook, mobil oylama için Millward Brown ile işbirliği yaptığını duyurdu.

Youtube Reklamsız Abonelik Sistemini Duyurdu..

Google’a bağlı video paylaşım sitesi YouTube, uzun bir süredir üzerinde çalışılan abonelik sistemini kamuoyuna tanıttı. “YouTube Red” adı verilen sistemin aylık ücretinin 9,99 dolar olması planlanıyor. Böylelikle YouTube’a ücret karşılığı abone olanlar, videonun başındaki reklam görüntülerini izlemek zorunda kalmayacak.

ABD’de yakında yürürlüğe girmesi beklenen abonelik sisteminin, kısa bir süre içinde diğer ülkelerde de hizmete sunulması planlanıyor. YouTube’un blog sayfasından yapılan açıklamada, hazırlıkların sürdüğü, ancak sistemin diğer ülkelerde de devreye girmesi için henüz net bir tarih belirlenmediği ifade edildi.

Google Play Music’le birleşme

Şirket “YouTube Red”i ücret karşılığı sınırsız müzik dinleme servisi olan Google Play Music ile de birleştirmeye hazırlanıyor. Böylece bu hizmetlerden herhangi birine abone olan tüketicilerin, diğerinden de faydalanabilmesi amaçlanıyor.

Abonelik sistemine geçmek istemeyenler ise eskiden olduğu gibi, videoları reklamlarla birlikte izleyebilecek. Dünyanın en popüler video paylaşım platformu olan YouTube’un bir milyar dolayında kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor.

Sosyal medya bu kadar ilerliyorken, fırsatı kaçırmayın. Sosyal medyada söz sahibi olmak için www.e-kampus.com sitesinden “Sosyal Medya Uzmanlık Eğitimi” alın.

Ünlülerin İlk Tweetleri!

Ünlülerin ilk tweetlerinin ne olduğunu merak ediyor musunuz? Gazete e-kampus ekipleri sizler için araştırdı!

 

1-

2-

3-

4-

5-

6-

7-

8-

9-

10-

11-

12-

13-

14-

15-

16-

17-

18-

19-

20-

21-

Ünlülerin attığı tweetler yanında markaların attığı tweetlerde gündemler yaratabilir. Eğer sizde gündem yaratanlardan olmak istiyorsanız www.e-kampus.com adresinde “Sosyal Medya Uzmanlık” eğitimi alabilirsiniz

26 Ülkenin Okul Sınıfları!

5 Ekim Dünya Öğretmenler gününde, UNESCO’nun girişimiyle Reuters dünyadaki muhabirlerinden bulundukları ülkelerdeki okullarda sınıfların fotoğraflarını çekip göndermelerini istemiş. Aşağıda göreceğiniz fotoğraflar derlenmiş.

1- Vietnam

2- Filipinler

 

3- Tunus

4- Kanada

5- Ürdün

6- Güney Afrika

7- İspanya

8- Fas

9- Gazze Şeridi

10- Rusya

11- Brezilya

12- Afganistan

13- Gürcistan

14- Kuzey İrlanda

15- Kenya

16- Panama

17- ABD

18- Hindistan

19- Ukrayna

20- Uruguay

21- Japonya

22- Pakistan

23- Kolombiya

24- İngiltere

25- Burundi

26- Malezya

 

İş ve Özel Hayatınızda Mutluluğun 10 Sırrı!

İş ve özel hayatınızda mutluluğu yakalamanız için size 10 öneride bulunacağız, fazla uzatmadan açıklıyoruz!

1- Sizi mutsuz eden tüm olayları bir kağıda yazın. Değiştirmeniz ya da çözmeniz mümkün olmayanların üzerini kalın bir kalem ile görünemeyecek şekilde çizin. Kalanlara bakın, şimdi daha iyi hissediyor olmalısınız, ne de olsa baktığınız sorunlar baş edebileceğiniz sorunlar. Diğerleri ile vakit kaybetmenin anlamı yok nasıl olsa çözemezsiniz.

 

2- Sizi üzen insanları listeleyin ve hepsi hakkında yanına gerçek fikirlerinizi yazın. Sakın nasıl görmek istediğinizi değil onlar hakkındaki gerçek fikirlerinizi yazın. Artık onları değiştirmeye çalışmaktan vazgeçip olduğu gibi kabul edin. Artık sizi üzen insanlar hakkında daha az üzülmeye başladığınızı göreceksiniz.

3-En sevdiğiniz şarkıyı çalın ve yüksek sesle şarkıya eşlik edin, buna birkaç şarkı daha ekleyebilirsiniz.

4- Vaktiniz ve ortam müsaitse dışarı çıkın ve hiçbir şey düşünmeden uzun bir yürüyüş yapın, iyice yorulana kadar hiç durmayın.

5- Çevrenizde az tanıdığınız sizce çok daha yaşlı olan bir büyüğünüz ile karşılaşınca ona çok içten gülümseyin. Onun da gülümsediğinde mutlu olduğunu düşünün. Bu sizi farklı olarak mutlu edecektir.

 

 

 

 

 

6- Yolda karşılaştığınız tanıdığınız birisine onu mutlu edecek bir konuda çok aşırı iltifat edin. Onun mutluluğu size yansıyacaktır.

7- Çok sevdiğiniz fakat uzun süre arayamadığınız birisini telefon ile arayın ve sohbet edin bırakın o anlatsın siz dinleyin. Telefonu kapattığınızda onun ile geçirdiğiniz ve sizi güldüren bir anıyı düşünün.

8- Eğer müsaitseniz en sevdiğiniz filmi veya diziyi tekrar izleyin. Her sahnesini hatırladığınız için bu sizi mutlu edecektir.

9- Kendiniz ile ilgili beğenmediğiniz her şeyi bir kağıda yazın ve onu yakın.

10- Aynanın karşısına geçin ve aynadaki kişiyi en yakın arkadaşınız olarak görmeye çalışın. Her zaman sizinle birlikte olan ve ömür boyu hep yanınızda olacak birisi olarak görün ve ona bir kahve ısmarlayın. Her ne olursa olsun ona güvenin.

BONUS:

Ve mutlaka www.e-kampus.com sitesine gidin. Mesleğinizden memnun değilseniz yeni meslekler edinin veya kariyerinizde yeni adımlar atmak için eğitimleri inceleyin 😉

 

Y Kuşağı Kimdir?

İş Hayatına adım atarken Y kuşağı… Gelecekler, geliyorlar dendi ve bir süredir aramızdalar. Y kuşağı şu an çalışanların %35’i iken, 10 yıl sonra bu oran %58’e çıkacak.

blogekim1

Y Kuşağı 1980-1999 yılları arasında doğanlar. Özgürlüğüne düşkün, marjinal, otoriteye meydan okuyan, teknoloji hayranı olan gençlerden oluşan bu nesil; aynı zamanda küreselleşen bir ekonomi ve kültürler arası etkileşimin arttığı bir dönemde yaşıyor. Uzmanlar tarafından “yaratıcı” olarak tanımlanıyor.

Y kuşağı; sorgulamayı seviyorlar, kendilerini iyi ifade ediyorlar, teknolojiye düşkünler ve onu kullanmada da iyiler, emir almaktan hoşlanmıyor, sert hiyerarşik yapılardan neredeyse nefret ediyorlar… Yaratıcı olmakla birlikte biraz da maymun iştahlılar. Bir işi hakkıyla tamamlamadan diğer işi yapmayı istemek gibi bir sıkıntı yaşıyorlar…

Y Kuşağını hemen hepimiz bu şekilde tanımlarken, haliyle işe alım sürecinde de kendine güvenen, ne istediğini bilen, kendini iyi ifade eden gençler bekliyor her İnsan Kaynakları Uzmanları da…

blogekim2

İyi bir üniversiteden mezunsanız, bu sizi ancak mülakata davet ettirir. Şirkete yapılan yüzlerce ve hatta belki de binlerce başvuru arasından, iyi bir üniversitede okumuş olmanız sizi farklılaştırabilir. Ancak bu, sizin mülakatta da fark yaratacağınız anlamına gelmez. Nereden mezun olursanız olun, mutlaka karşılaşacağınız klasik sorulara hazırlıklı olmalısınız.

İşte size birkaç ipucu;

Kariyer hedefiniz olsun. Özgüveni yüksek, ne istediğini bilen Y kuşağından iş hayatı için de kendisine bir hedef koymasını bekliyor İKcılar ve yöneticiler. “Siz benim özelliklerime göre değerlendirme yapıp, uygun gördüğünüz görevi verirsiniz” demek, benim hedefim yok, siz benim yerime yapın bir şeyler demekten farklı değil. Mutlaka hedefiniz olmalı.

Güçlü Yönlerinizi ve gelişim alanlarınızı bilin. Bunu sadece mülakatta sorulacak o klasik sorular için yapmayın. Kendisini tanımayan kişiler ne özel hayatlarında ne de iş hayatında başarılı olamazlar, denge kuramazlar. Hangi yönleriniz sizi diğerlerinden öne çıkarıyorsa o alanda başarılı olma ihtimaliniz çok daha yüksek. Gelişim alanlarınızı bilirseniz iş hayatında neyi yapıp neyi yapamayacağınızı, ne yaparsanız başarılı olup, olamayacağınızı bilirsiniz. Kendinizi tanırsanız, şirkete gerçekten nasıl bir katkı sağlayabileceğinizi de daha net ortaya koyabilirsiniz.

Staj yapın. İş hayatını tanımak, bir şirkette hangi fonksiyonlar, hangi departmanlar, hangi görevler olduğunu bilmek kariyer hedefinizi netleştirmenizde size fayda sağlayacaktır. Güçlü yönlerinizi, gelişim alanlarınızı da gözlemlemek için stajları bir fırsat olarak görün. Staj yaparak iş hayatına ilişkin az çok bir görüşünüz olmaya başlar, iş hayatının kurallarını da kısmen öğrenmiş olursunuz. Okul bitmeden önce mümkünse en az iki ayrı şirkette, iki farklı departmanda staj yapın.

Çalışmak istediğiniz iş ortamını hayal edin.Nasıl bir ortamda çalışırsanız kendinizi daha iyi hisseder ve başarılı olursunuz. Rekabetçi mi? Uyumlu mu? Takım çalışması önemli mi? Bireysel çalışmak mı? Fiziki şartlar sizin için önemli mi? Hareket imkanı mı olsun, sizi yönlendiren ama eğiten bir yönetici mi? Deneme yanılma yaparak mı öğrenmek istersiniz, yoksa adım adım ne yapmanız gerektiği mi söylenmeli?

Okul hayatı boyunca okulda projeler yaptıysanız, ekip içinde üstlendiğiniz görevler ve o ekipte hissettikleriniz size bu noktada ipucu verecektir. (üniversiten yeni mezun adaylara bu soru mutlaka sorulur, unutmayın ) Ayrıca staj yaptığınız süre boyunca da iş ortamını gözleme ve sizin için en ideal iş ortamı hakkında fikir oluşturma şansı yakalamış olabilirsiniz.

Bu noktalarda farkındalığınız ne kadar yüksekse mülakatlarda da o kadar başarılı olursunuz. İster yeni mezun, ister deneyimli bir aday olun kendinizi tanımıyorsanız, kendinizi doğru anlatamazsınız. Siz kendinizi doğru tanımıyorken insan kaynakları yöneticilerinin ya da yöneticilerin sizin yerinize sizi tanıyarak şirket içinde görev seçmesini beklemek de haksızlık olacaktır.

Yeni mezunlara bir de e-kampus.com’da “Yeni Mezun Eğitim Paketi” almalarını öneriyoruz. Eminiz çok işe yarayacaktır

 

Konfüçyus’un M.Ö. 8. Yüzyılda söylediği söz ne güzel de özetliyor… “Eğer sevdiğin işi yaparsan, hayatın boyunca bir kez bile çalışmış olmazsın.”

Dijital Dünyanın En Zengin İlk 10 Girişimcisi!

Eskiden girişimcilik bir dükkan satın alıp , sadece vitrinin önünden geçen insanlara bir şeyler tanıtmaktı . Peki şimdi ne oldu? Vitrinimizin önünden yaklaşık 6.775.235.741 (2009 verileri) kişi geçiyor. Yani piyasa çok büyük, internetin yeni yeni popüler olduğu dönemde insanlar girişimciliğe başladı. İstikrarlı olanlar şimdi Dünyanın en zenginlerinden. Bu listenin ilk 10′unu paylaşacağız şimdi sizinle. Sizde 11. olabilmek için kolları sıvayın. Hemen şu an gidip e-kampus.com üzerinde bizlerin de incelediği, “Genç Girişimci Paketini” satın alarak, size katkısı olacak eğitimleri alın. Okuyun, araştırın, planlarınızı yapın. Kim bilir belki gelecekteki İnternet Zenginleri Listesinde başlarda yer alırsınız .

İşte dijitalin en zengin ilk 10 girişimcisi;

1-Larry Page : 26 Mart 1973 , Michigan doğumlu olan Larry Page, 1998′de (25 yaşında) açılan Google internet arama motorunun geliştiricisidir. Nisan ayında Eric Schmidt’ten CEO’luk koltuğunu devralacak olan Page’in serveti 17.5 Milyar Dolar.

2-Sergey Brin : 21 Ağustos 1973, Moskova doğumlu olan Brin , ABD’de Stanford’da doktora yaparken arkadaşı Larry Page ile birlikte Google‘ı (25 yaşındayken) kurdu. Google’ın piyasa değeri 200 milyar doları, Brin’in serveti de 17.5 milyar doları buldu.

3-Jeff Bezos : 12 Ocak 1964′te doğan Jeff Bezos, dünyanın en büyük sanal alışveriş merkezlerinden biri haline gelen Amazon‘u 1994′te (30 yaşında) kurdu. Yeni ekonominin iş modelini de ortaya koyan Bezos’un serveti 12.3 milyar dolar.

4-Pierre Omidyar : 21 Haziran 1967′de doğan Omidyar, dünyanın en büyük açık artırma sitesi Ebay‘i 1995′te (28 yaşında) kurdu.2007′de Türkiye’ye Gittigidiyor ortaklığı ile giren Ebay piyasa değeri 45 milyar dolara, Omidyar’ın serveti 5.5 milyar dolara ulaştı.

5-Mark Zuckerberg : 14 Mayıs 1984′te doğan Zuckerberg, 2004 yılında (20 yaşında) Harvard Üniversitesi’nden girişimci arkadaşlarıyla Facebook‘u kurdu. 7 Yılda 600 milyonu aşkın üyeye ve 50 milyar dolara dayanan şirket değerine ulaşan Zuckerberg’ün serveti ise 4 milyar dolar.

 

 

 

 

6-Robin Li : 17 Kasım 1968 doğumlu olan Robin Li, 2000 yılında (32 yaşında) arkadaşı Eric Xu ile birlikte Çin’in en popüler arama motoru Baidu‘yu kurdu.2009′da Yahoo’yu geçerek, dünyada en çok kullanıcılar 2. arama motoru oldu. Li’nin serveti de 3.5 milyar dolar.

 

7-Jerry Yang & David Filo : Stanford Üniversitesi’nde tanışan 1968 Tayvan doğumlu Yang ile 1966 Louisiana doğumlu Filo, Google ortaya çıkana kadar internetin hemen hemen herşeyi olan Yahoo‘yu 1995′te ( Yang 27, Filo 29 yaşında) kurdu. 2010 sonunda Yang ve Filo’nun kişisel servetleri 1.5 milyar dolara ulaştı.

8-Peter Thiel : 1967 doğumlu olan Thiel de çoğu internet girişimcisi gibi Standford Üniversitesi’nden. 1998 yılında (31 yaşında) internet üzerinden çalışan online ödeme sistemi PayPal‘ı kurdu. Kendine ait bir hedge fonu da olan ve Facebook’a ilk yatırım yapan kişi olan Thiel’in serveti 1.3 milyar doları buldu.

9-Jack Ma : 10 Eylül 1964′te doğan Jack Ma’nın asıl uzmanlık alanı İngilizce öğretmenliğiydi.1999 yılında (35 yaşında) 18 arkadaşıyla birlikte www.alibaba.com‘u kurdu. Çin’deki ve dünyadaki en popüler B2B ( Business To Business ) sitelerinden biri olan Alibaba’nın 1.5 milyon kayıtlı üyesi bulunuyor. Alibaba’nın kurucusu olan Jack Ma’nın serveti 1.2 milyar doları aştı.

10- Stephen Case : 1958 doğumlu olan Case, Pizza Hut mağaza sorumluluğuyla başlayan kariyerinde , American Online‘ın (AOL) köklerini 1991′de (33 yaşında) attı. 2000′deki dotcom krizi AOL’yi Tİme Warner ile birleşmeye zorlasa da 2009′daki ayrılıktan sonra en hızlı çıkışını bu ayın başında ABD’nin en fazla okunan internet haber sitelerinden olan The Huffington Post’u 315 milyon dolara alarak yaptı. Case’in serveti de 1.1. milyar dolara ulaştı.

 

 

Yukarı Çık