kariyer,eğitim,sertifika

Tag archive

başarılı olmak

İyi Bir Dijital Pazarlama Uzmanı Nasıl Olunur?

İyi bir dijital pazarlama için, bir pazarlama uzmanından çok daha fazlasını bilmek gerekiyor. İşte iyi bir dijital pazarlama uzmanı olmak için gereken 5 özellik…

1-İyi bir iletişim: İletişim bir bilimdir. Bir markanın iletişimini üstlendiğiniz anda ilk yapmanız gereken şey, markanın kimliğiyle, mevcut ve potansiyel müşterileriyle uyumlu bir dil kurmak olmalı. Bu konuda Ünsal Oskay’ın “İletişim’in ABC’si” kitabını okumanızı şiddetle öneririm.

2-Dil bilgisi ve anlatım: Bunlar öğrenilip geliştirilebilen özelliklerdir. Bol kitap okumak bu özellikleri geliştirmenin ve diri tutmanın en ideal yoludur. Eğer bu konuda eksikleriniz olduğunu düşünüyorsanız hazırladığınız metinleri mutlaka 2. bir kişiye kontrol ettirmelisiniz.

3-Genel kültür: Çok film izleyip çok kitap okumuyorsanız, en azından güncel dergi ve gazeteleri, haber bültenlerini takip ederek gündemi yakalamaya çalışın. Belki kimse sizden entellektüel bir birikime sahip olmanızı, güncel olayların nedenselliklerini analiz edebilmenizi beklemiyor ama en azından buzdağının görünen yüzü hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

4-E-ticaret eğitimi almak:

Çalıştığınız veya çalışacağınız markanın bir e-ticaret sitesi olabilir. Oradaki metrikleri öğrenmek, satışın nasıl online hale geldiğini görmek isteyebilirsiniz. Var olan pazarlama planlarını online hale getirmek için e-ticaret olgusunun tüm bilgisine sahip olmanız gerekebilir. www.e-kampus.com adresinden alacağınız “e-ticaret uzmanlığı” eğitimi sizi çok daha farklı yerlere taşıyabilir. Ayrıca dijital pazarlama uzmanları içinde bu eğitimin gerektiğini söylememize gerek yok herhalde

5-Analiz: Yaratmış olduğunuz içeriklerle ilgili mecra bazlı raporları mutlaka sürekli olarak kontrol edin. Eposta pazarlamasında çok kullanılan A/B testlerini sosyal medya paylaşımlarınız için de uygulayabilir, hangi içeriğin, hangi metnin ne zaman paylaşıldığında daha fazla etkileşim yarattığını tespit edebilirsiniz. Kararlı olun ama kendi fikirlerinize saplanıp kalmayın. Müşterilerinizden öğrenin.

6-Sosyal Medya Uzmanlığı eğitimi almak: Sosyal medya dijital pazarlamanın en önemli kısmı. Sosyal medya platformlarının arka tarafındaki analitik düzenleri, nasıl içerik yaratmanız gerektiğini, nasıl görsellerle ilerlemeniz gerektiğini, kullanıcıların sosyal medyada nasıl etkileşimlerde bulunduğunu www.e-kampus.com sayesinde “Sosyal Medya Uzmanlığı” eğitimi alarak öğrenebilirsiniz.
5-İşleri paylaştırmak: İyi bir dijital pazarlama uzmanı olmanız her şeyi sizin yapmanızı gerektirmez. Gerektiğinde bir takım işleri delege edin, fikir alın, rica edin… Sizin uzmanlığınız, şeyler arasındaki ilişkiyi ve kurguyu nasıl idare ettiğiniz olmalı.

Kod Yazarak Hayatını Acayip Kolaylaştıran Adam Size Keşke Yazılımcı Olsaydım Dedirtecek!

GitHub’da “Narkoz” nickiyle bilinen Nihad Abbasov adındaki Android eğitimi almış yazılımcının paylaştığı program birçok kişiyi şaşırtmış durumda. Birden fazla yazılımdan oluşan bu program dizisinin oldukça eğlenceli bir hikayesi var ve biz de bu hikayeyi sizlerle paylaşalım istedik.

Narkoz, yazılımları yazan kişinin işten ayrılan eski bir iş arkadaşının olduğunu söylüyor ve hikayeyi şu şekilde anlatmaya başlıyor. Ağzından dinliyoruz:

Bizde bir eleman vardı, işten ayrıldıktan sonra bir baktık, adam www.e-kampus.com ‘dan gidip Android Eğitimi almış, 90 saniyeden fazla süren rutin işlerini kolaylaştırmak için kodlar yazmış!

Yeni başlayacağı iş için buradan ayrıldı. Biz de çalışmalarına göz atalım dedik. Öyle şeyler yapmış ki gerçekten adam ya büyük bir dahi ya da acayip bir üşengeç.

Adam aldığı eğitimler ve yazdığı yazılımlarla hayatındaki bir çok şeyi otomatiğe bağlamış.

Programlardan birinde, iş yerindeki bilgisayara sabah 9’dan sonra bağlı olursa bilgisayar karısına otomatik olarak mesaj atıyor ve gelen cevaba göre bahaneler sıralıyor. Ve bunları sadece www.e-kampus.com adresinden aldığı Android Eğitimi ile yapmış!

Adam işini kolaylaştırmak için sevmediği ve uyuz olduğu müşterilerinden gelen maillere de uygun bir kod yazmış. Halbuki İnsan Kaynakları Uzmanlık Eğitimi alsaydı, müşterilerini idare edebilme güdüsüne sahip olabilirdi

 

 

Bu koda göre, program maili tarıyor ve mailde; “yardım”, “pardon”, “sorun” gibi kelimeleri bulursa atan kişinin sistemine girip sorunu çözmek için geri yükleme yapıyor. Problemi hallettikten sonra da “sorun yok arkadaşım, bir sonraki sefere daha dikkatli ol.” mesajı atıyor. Çok sinir bozucu

Başka bir program ise, 08:45’e kadar gidip ofisteki bilgisayarını açmazsa patrona “iyi değilim, evden çalışacağım.” gibi otomatik bir mail göndermesini sağlıyor.

 

Ve bu programa da “Hangover” adını vermiş ?

Yazdığı en iyi program ise kahve yapmakla ilgili.

Kahve yapmak istediğinde bir tuşa basıyor, program önce 17 saniye bekliyor…

Ardından makine latteyi hazırlıyor ve yazılım, makineye latteyi bardağa dökmesi için 24 saniye daha beklemesini söylüyor.

Ve adam kahve makinesinin yanına gittiğinde kahvesi hazır olmuş oluyor çünkü masasından kahve makinesine yürüdüğü süre tam olarak o kadar ??? Ne kadar da “Liderlik Eğitimi” almış bir yazılımcı..

 

7 Gün Boyunca Bunları Yapın, Zekanız Pekişsin, Liderliğiniz Parlasın!

İş hayatının rutinliğinden, hepimiz kendimizi zaman zaman ekmek beyinli gibi hissederiz.

Peki 7 günde Einstein gibi olmak mümkün mü? O kadar değilse de, 1 hafta gibi kısa bir sürede zekayı %40 oranında artırmanın mümkün olduğu ortaya konuldu.

Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren Edinburgh Üniversitesi Biomedikal Bölümü’nden Prof. Mark Lythgoes’in 1 hafta süren programı BBC’de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ’larında %40’a varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

Büyük resmi görebilmek, fırsat ve tehditleri analiz edebilmek, başarıya odaklanmak, ilham vermek, desteklemek, sonuç odaklı olmak, yaratıcı olmak da bu egzersizler ile gelişebilir aynı zamanda e-kampus.com’dan liderlik eğitimi de size bu konuda katkılar sağlayabilir.

Sabırsızlandınız mı? Hemen mucize formüle bakalım:

Başlamadan küçük bir hatırlatma…

Ortalama insan beyni 1.4 kilogram, bunun da %80’i sudan oluşuyor. Geri kalan %20’lik katı kısmın ağırlığı yaklaşık 280 gram. Yani bir insanın hayatta ne olacağına ya da ne olamayacağına karar veren 280 gramlık bir parça…

Buyrun 7 gün formülü:

1. Cumartesi

Dişinizi her zaman kullandığınız elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kapatarak duş alın. Liderlik eğitimi almış kişi olmak bunu gerektirir.

2. Pazar

Sabah saatlerinde bulmaca çözün ve hemen ardından kısa bir yürüyüşe çıkın. Liderlik özelliğini taşıyan kişiler bunu sıklıkla yaparlar ve her zaman büyük resmi böyle bulurlar.

3. Pazartesi

İşe ya yürüyerek, ya bisikletle ya da daha önce hiç kullanmadığınız bir araçla gidin. Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. Daha az stres ile daha verimli bir iş yaşamı için adım atmak isteyenler de bunları mutlaka yapsın.

 

4. Salı

Sözlükten hiç bilmediğiniz 10 adet sözcük öğrenin ve bunları o günkü günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.

5. Çarşamba

Bir yoga, pilates ya da meditasyon dersine katılın ve burada daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun. Veya www.e-kampus.com adresine gidin biraz eğitim alın

6. Perşembe

İşe daha önce hiç kullanmadığınız bir yoldan gidin (taksiyle değil) ve aynı akşam televizyondaki ciddi bilgi / belgesel programlarını izleyin. Bakın e-kampus.com ‘da eğitimler izleyebilirsiniz

7. Cuma

Bugün hiç alkol ve kafein tüketmeyin. Hafta sonu için uzun bir haftalık ev alışverişi listesi hazırlayın ve listeyi ezberlemeye çalışın.

BONUS

İnternetten zekayla ilgili bir şeyler okuduğunuza göre, beyninizle seviyeli bir birlikteliğiniz var demektir. Sizi tebrik ediyor, devamını diliyoruz. Öğrenmeye bu kadar açıksanız lütfen e-kampus.com ‘a da uğrayın, faydalı işlere devam edin

İlk İş Gününden Hayat Kurtaran Öneriler

İlk izlenim her zaman çok önemlidir. Yeni kariyerinin ilk günü olan ilk iş günü yöneticilerinin ve arkadaşlarının hakkında ilk izlenim edineceği gün. Yeni mezunsan ve hiç iş tecrüben yoksa ilk gün hep daha zor gelir. İşte o günün başarılı geçmesi için birkaç öneri…

1) Sakın geç kalma: İlk günün zamanında işte olmak çok önemli. Hatta olman gereken saatten biraz önce gitmek senin işe ne kadar önem verdiğini gösterir. Böylece yöneticinin gözüne girebilirsin.

2)Sorular sor: Eğer yöneticinin verdiği işi bitirirsen “bu işi bitirdim başka ne yapabilirim” diye sor. Ya da iş arkadaşlarına mutfağın, fotokopi makinasının nerede olduğunu sor. Bu işe bağlanmaya çalıştığını herkese gösterir.

3)Gülümse ve arkadaşça davran: Büyük olasılıkla ilk gün birçok iş arkadaşınızla tanışacaksınız. İlk tanışmanızda yüzünde samimi bir gülümseme olması gerçekten önemli. Yeni olduğunuz için sizi merak edecekler. Hakkınızda onlara daha önce ne söylendiğini bilmediğiniz için en iyisi olduğunuz gibi ve arkadaşça davranmanız.

4)Eğitim al, sertifikan olsun, uzmanlığını konuştur: Online eğitim sitelerinden eğitim alabilir, oturduğun yerden üniversite onaylı sertifika sahibi olabilirsin. Bunların arasında www.e-kampus.com ‘un çok iyi olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.

4)Çok dinle, az konuş: İş arkadaşlarınızı dikkatlice dinleyerek onlar hakkında fikir edinebilirsiniz. Onların konuşmalarından kişilikleri ve konumları hakkında bilgi edinmeye çalışın.


5)Erken ayrılma: İşe geç kalmamamak gibi erken ayrılmamakta önemli. Sürekli çıkış saatini bekler gibi bir izlenim vermemek için çıkış saatini biraz geçtikten sonra çıkın. Bu hem sıkılmadığınızı hem de işle ilgilendiğinizi gösterir.

Finans Teknolojilerinde Neler Oluyor?

Geçen haftalarda Finans alanında olan bitenler, yeni teknolojiler neler, sizleri güncel tutalım istedik. Hepsi birbirinden faydalı haberler aşağıda 😉

  • Uluslararası para transferi konusundaki en önemli oyunculardan (164 yıllık) Western Union, mobil cihazları ve sosyal medyayı kullanan ödeme sistemini tanıttı. Western Union’ın Connect adlı hizmeti kendi altyapısını dileyen tüm şirket ve hizmetlere açacak. EK BİLGİ: Mobil cihazlarla yapılan ödemeler bu yıl sadece ABD’de 8,7 milyar doları geride bıraktı. Önümüzdeki yıl 27 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
  • TransferWise, Londra’da çalışırken Estonya’daki evinin taksitlerini ödemeye çalışan Taavet Hinrikus ve Kristo Käärmann’ın (Western Union ve bankaların) yüzde 8’e varan havale masraflarına bir isyan olarak 2011 yılında kuruldu. Şirket bu yılın başında ABD’nin ünlü risk yatırım şirketi Andreessen Horowitz‘ten 1 milyar dolar değerleme ile 58 milyon dolar yatırım almıştı. Komisyon oranları yüzde 0,5 ile 3 arasında değişen sistem üstünden şu ana kadar 4,5 milyar dolar transfer gerçekleştirilmiş.
  • Google, Samsung ve Apple’ın hararetini yükselttiği mobil cüzdan yarışına bu hafta -94 milyon müşteriye sahip- JPMorgan Chase de kendi çözümüyle katıldı. Chase Pay adlı mobil cüzdan cep telefonlarına yüklenen bir uygulama üstünden hizmet verecek. QR kod tabanlı Chase Pay’in benzerlerinden farkı kullanıcılarının ödeme yapabilmek için telefonunda NFC desteğine ihtiyaç duymaması. Uygulamanın önümüzdeki yılın ortasında kullanıma sunulması hedefleniyor.
  • EK BİLGİ: JPMorgan’ın QuickPay adlı bir elektronik ödeme sistemi daha bulunuyor.

  • Ödeme konusundaki çözüm enflasyonunda bir diğer duyuru MasterCard’dan geldi. Bu hafta yapılan açıklamada özel bir cihaza ihtiyaç duymadan gündelik eşya, aksesuar ve hatta giysilerimizi bir ödeme aracına çeviren sistem tanıtıldı. Bu yapıda istenen her şey -tahmin edileceği gibi- MasterCard altyapılı bir kredi kartına bağlanıyor. Dolayısıyla ödeme ‘şeyi’ çalınma ya da kaybolma durumunda kolayca iptal edilip (ana kart korunarak) yeni bir cihaza tanımlanabiliyor.

  • Kredi kartı olmadan kredili alışveriş çözümü de PayPal’ın kurucularından Max Levchin tarafından tanıtıldı. Affirm adlı çözüm hem e-ticaret sitelerinde hem de geleneksel satış noktalarında kullanılabilecek. Sistemin işleyişi şöyle: Affirm destekli bir mağazadan alışverişini tamamlayan müşteri kasiyere telefon numarasını veriyor. Kasa ya da POS cihazına bu bilgi girilince müşteri kendi telefonunda onay vererek işlemi doğruluyor. Ardından Affirm farklı veri kaynaklarından müşterinin kredi geçmişini, ödeme gücünü; diğer bir deyişle kredibilitesini öğrenip alışverişe onay (provizyon) veriyor (ya da vermiyor). Onaylanması durumunda müşteri alışveriş tutarını 3, 6 ve 12 ay arasında yapacağı tercih aralığından ödemeyi kabul ediyor. Türkiye’de farklı başlıklar altında alışkın olduğumuz bir yapı.
  • Yeni Zelanda’da hizmete giren Banquer, ilköğretim çağındaki çocukları modern bankacılığın çalışma prensipleri konusunda eğitiyor. Biglilerini simülasyonlar eşliğinde uygulama fırsatı bulan öğrenciler sanal hesaplarında farklı enstümanlar üstünden yatırım yapmanın inceliklerini de öğreniyor.
  • Sadakat kartı olarak anılan marka ve zincirlere yönelik fırsat / indirim kartları cüzdanımızda neredeyse kredi kartları kadar yer kaplıyor. Slimcard, şimdiye dek hep kredi kartları için geliştirilen birleştirme çözümüni sadakat kartlarına uyarlıyor (cep telefonu çağında hala kartlara ihtiyaç duyuyor oluşumuz açıklanabilir olmaktan çıkıyor).
  • Garanti Bankası tarafından 20-22 Kasım tarihinde düzenlenecek ve en iyi fikrin ABD Silikon Vadisi’ni ziyaret etme hakkı kazanacağı hackathon için geri sayım sürüyor. Yarışma herkese ve bankacılık ile bir şekilde kesişen her proje fikrine açık.

Siz de www.e-kampus.com adresinden finansa yönelik, dış ticaret veya pazarlama eğitimleri alarak bu gelişmelerin merkezinde kendinizi bulabilir, kariyerinizde basamakları hızla çıkabilirsiniz.

Morgan Stanley’den Yeni Mezunlara Altın Öneriler!

ABD’nin önde gelen yatırım bankalarından Morgan Stanley, finans sektöründe kariyer yapmak isteyenlerin çalışmaya can attığı firmalardan biri. Banka, internet sitesinde öğrenci ve yeni mezun alım dönemiyle ilgili yeni kriterlerini açıkladı.

Morgan Stanley’nin kriterlerinde, yetkinliklerin yanı sıra kişilik özelliklerinin de önemli bir yer tutması dikkat çekici. Bankanın işe alım uzmanlarının (İnsan Kaynakları Uzmanlık eğitimi ile sizde bu konuda uzman olabilirsiniz.) gençler için hazırladığı kriterler şöyle:


1-Ne kadar becerikli olduğunuzu gösterin: Üniversiteliler, kendi okullarından mezun olup şirketimizde çalışan kişilere ulaşıyor. Bunu görmekten memnun oluyoruz. Siz de girişken ve becerikli olmalı, inisiyatif alabilmelisiniz. Bu arada başka işe alımcılara sormaktan çekindiğiniz soruları bize yöneltebilirsiniz. Belki de online eğitim sitelerinden yeni mezunlara yönelik eğitimler alabilirsiniz.

2-Sakince dinlemeyi bilin: Baskı ve stres altında problem çözme becerisini ölçmek için gruplara vak’a çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalarda baskı arttıkça sakin kalabiliyor musunuz, ona bakıyoruz. Ayrıca ekip arkadaşlarınızı dinleyip dinlemediğiniz de bizim için önemli. Liderlik özelliklerinizin olması elbette harika ancak başka insanları dinleme ve gereğinde onların fikirlerini savunabilmenize de dikkat ediyoruz. Ayrıca e-kampus.cım gibi sitelerden “Liderlik Eğitimi” alarak bu yeteneklerinizi ortaya çıkarabilirsiniz.

 

3-Ne istediğinizi bilin: Hangi departman ile görüşüyorsanız neyi neden istediğinizi o kişilere gösterin. Kendinizi iyi bir şekilde tanıtın, Morgan Stanley’ye ne katkıda bulunabileceğinizi söyleyin, neden o departmanda çalışmak istediğinizi açıklayın.

4-İşin içine girin: Eğer yatırım bankacılığı gibi bir sektöre girmek istiyorsanız onu iyi tanımanız gerek. Yatırım bankacılığı, şirket birleşme ve satınalmaları ya da halka arz konularından çok daha fazlasıdır. Sektörü iyi araştırmalı, hangi özelliklere sahip olmayı gerektirdiğini iyice öğrenmelisiniz. Bu özelliklere sahip olduğunuzu da bize gösterin. Örneğin; e-ticaret uzmanlığınız aldığınız bir eğitime dayalı ise onun sertifikasını gösterebilirseniz. e-kampus.com gibi bir çok site bu sertifikaları evinize kadar gönderebiliyor.

iyi-bir-fikir-nasil-bulunur
5-Bir fikriniz olsun: Finans sektöründeki gelişmeleri takip edin. Örneğin görüşmeye gideceğiniz gün büyük bir birleşme veya halka arz gerçekleştiyse bu konuda yorum yapacak kadar bilgili olmalısınız. Burada dış ticaret ve muhasebe eğitimleriniz çok önemli.

6-“Mış” gibi yapmayın: Aşırı hevesli davranmanız, bizi çok fazla etkilemeye çalıştığınızı gösterir, bizde bu hissi yaratır. Kendinizle ilgili rahat olun, kibar ve ilgili davranın, yeter. Yetkinliklerinizin dışında, yaptığımız “uçak testi” ile bizde uzun süre memnuniyetle çalışıp çalışmayacağınızı da ölçeceğiz. Problem Çözme Teknikleri bu konuda sizlere çok yardımcı olabilir.

iş-arama

7-Dışarda da bir hayatınız olduğunu gösterin: Eğitimdeki başarınız önemli ancak iş dışında da tutku duyduğunuz şeyler olmalı. İyi bir bir eğitim ve kaliteli bir yaşamı aynı anda başaracak kadar zamanı iyi kullanabilmelisiniz.


Ünlülerin İlk Tweetleri!

Ünlülerin ilk tweetlerinin ne olduğunu merak ediyor musunuz? Gazete e-kampus ekipleri sizler için araştırdı!

 

1-

2-

3-

4-

5-

6-

7-

8-

9-

10-

11-

12-

13-

14-

15-

16-

17-

18-

19-

20-

21-

Ünlülerin attığı tweetler yanında markaların attığı tweetlerde gündemler yaratabilir. Eğer sizde gündem yaratanlardan olmak istiyorsanız www.e-kampus.com adresinde “Sosyal Medya Uzmanlık” eğitimi alabilirsiniz

26 Ülkenin Okul Sınıfları!

5 Ekim Dünya Öğretmenler gününde, UNESCO’nun girişimiyle Reuters dünyadaki muhabirlerinden bulundukları ülkelerdeki okullarda sınıfların fotoğraflarını çekip göndermelerini istemiş. Aşağıda göreceğiniz fotoğraflar derlenmiş.

1- Vietnam

2- Filipinler

 

3- Tunus

4- Kanada

5- Ürdün

6- Güney Afrika

7- İspanya

8- Fas

9- Gazze Şeridi

10- Rusya

11- Brezilya

12- Afganistan

13- Gürcistan

14- Kuzey İrlanda

15- Kenya

16- Panama

17- ABD

18- Hindistan

19- Ukrayna

20- Uruguay

21- Japonya

22- Pakistan

23- Kolombiya

24- İngiltere

25- Burundi

26- Malezya

 

Y Kuşağı Kimdir?

İş Hayatına adım atarken Y kuşağı… Gelecekler, geliyorlar dendi ve bir süredir aramızdalar. Y kuşağı şu an çalışanların %35’i iken, 10 yıl sonra bu oran %58’e çıkacak.

blogekim1

Y Kuşağı 1980-1999 yılları arasında doğanlar. Özgürlüğüne düşkün, marjinal, otoriteye meydan okuyan, teknoloji hayranı olan gençlerden oluşan bu nesil; aynı zamanda küreselleşen bir ekonomi ve kültürler arası etkileşimin arttığı bir dönemde yaşıyor. Uzmanlar tarafından “yaratıcı” olarak tanımlanıyor.

Y kuşağı; sorgulamayı seviyorlar, kendilerini iyi ifade ediyorlar, teknolojiye düşkünler ve onu kullanmada da iyiler, emir almaktan hoşlanmıyor, sert hiyerarşik yapılardan neredeyse nefret ediyorlar… Yaratıcı olmakla birlikte biraz da maymun iştahlılar. Bir işi hakkıyla tamamlamadan diğer işi yapmayı istemek gibi bir sıkıntı yaşıyorlar…

Y Kuşağını hemen hepimiz bu şekilde tanımlarken, haliyle işe alım sürecinde de kendine güvenen, ne istediğini bilen, kendini iyi ifade eden gençler bekliyor her İnsan Kaynakları Uzmanları da…

blogekim2

İyi bir üniversiteden mezunsanız, bu sizi ancak mülakata davet ettirir. Şirkete yapılan yüzlerce ve hatta belki de binlerce başvuru arasından, iyi bir üniversitede okumuş olmanız sizi farklılaştırabilir. Ancak bu, sizin mülakatta da fark yaratacağınız anlamına gelmez. Nereden mezun olursanız olun, mutlaka karşılaşacağınız klasik sorulara hazırlıklı olmalısınız.

İşte size birkaç ipucu;

Kariyer hedefiniz olsun. Özgüveni yüksek, ne istediğini bilen Y kuşağından iş hayatı için de kendisine bir hedef koymasını bekliyor İKcılar ve yöneticiler. “Siz benim özelliklerime göre değerlendirme yapıp, uygun gördüğünüz görevi verirsiniz” demek, benim hedefim yok, siz benim yerime yapın bir şeyler demekten farklı değil. Mutlaka hedefiniz olmalı.

Güçlü Yönlerinizi ve gelişim alanlarınızı bilin. Bunu sadece mülakatta sorulacak o klasik sorular için yapmayın. Kendisini tanımayan kişiler ne özel hayatlarında ne de iş hayatında başarılı olamazlar, denge kuramazlar. Hangi yönleriniz sizi diğerlerinden öne çıkarıyorsa o alanda başarılı olma ihtimaliniz çok daha yüksek. Gelişim alanlarınızı bilirseniz iş hayatında neyi yapıp neyi yapamayacağınızı, ne yaparsanız başarılı olup, olamayacağınızı bilirsiniz. Kendinizi tanırsanız, şirkete gerçekten nasıl bir katkı sağlayabileceğinizi de daha net ortaya koyabilirsiniz.

Staj yapın. İş hayatını tanımak, bir şirkette hangi fonksiyonlar, hangi departmanlar, hangi görevler olduğunu bilmek kariyer hedefinizi netleştirmenizde size fayda sağlayacaktır. Güçlü yönlerinizi, gelişim alanlarınızı da gözlemlemek için stajları bir fırsat olarak görün. Staj yaparak iş hayatına ilişkin az çok bir görüşünüz olmaya başlar, iş hayatının kurallarını da kısmen öğrenmiş olursunuz. Okul bitmeden önce mümkünse en az iki ayrı şirkette, iki farklı departmanda staj yapın.

Çalışmak istediğiniz iş ortamını hayal edin.Nasıl bir ortamda çalışırsanız kendinizi daha iyi hisseder ve başarılı olursunuz. Rekabetçi mi? Uyumlu mu? Takım çalışması önemli mi? Bireysel çalışmak mı? Fiziki şartlar sizin için önemli mi? Hareket imkanı mı olsun, sizi yönlendiren ama eğiten bir yönetici mi? Deneme yanılma yaparak mı öğrenmek istersiniz, yoksa adım adım ne yapmanız gerektiği mi söylenmeli?

Okul hayatı boyunca okulda projeler yaptıysanız, ekip içinde üstlendiğiniz görevler ve o ekipte hissettikleriniz size bu noktada ipucu verecektir. (üniversiten yeni mezun adaylara bu soru mutlaka sorulur, unutmayın ) Ayrıca staj yaptığınız süre boyunca da iş ortamını gözleme ve sizin için en ideal iş ortamı hakkında fikir oluşturma şansı yakalamış olabilirsiniz.

Bu noktalarda farkındalığınız ne kadar yüksekse mülakatlarda da o kadar başarılı olursunuz. İster yeni mezun, ister deneyimli bir aday olun kendinizi tanımıyorsanız, kendinizi doğru anlatamazsınız. Siz kendinizi doğru tanımıyorken insan kaynakları yöneticilerinin ya da yöneticilerin sizin yerinize sizi tanıyarak şirket içinde görev seçmesini beklemek de haksızlık olacaktır.

Yeni mezunlara bir de e-kampus.com’da “Yeni Mezun Eğitim Paketi” almalarını öneriyoruz. Eminiz çok işe yarayacaktır

 

Konfüçyus’un M.Ö. 8. Yüzyılda söylediği söz ne güzel de özetliyor… “Eğer sevdiğin işi yaparsan, hayatın boyunca bir kez bile çalışmış olmazsın.”

Günlük Hayatınızı Kolaylaştıracak 10 Android Uygulaması!

Günlük hayatınızı kolaylaştıracak 10 Android uygulamasından haberdar mısınız?

Haberdar olsanız da olmasanız da bu uygulamaları incelemenizi mutlaka ama mutlaka tavsiye ediyoruz. Ayrıca insanın hayatını bu kadar kolaylaştıran uygulamalar yazmak için sizde e-kampus.com’un “Android Eğitimini” alabilirsiniz 😉

1. Greenify

Greenify, arka planda gereksiz çalışan uygulamaları otomatik sonlandırmak için kullanılan ve daha birçok özelliği bulunan bir uygulamadır. Biliyorsunuz ki telefonunuzda arkaplanda çalışan birçok gereksiz uygulama var (Facebook, Messenger) Bu uygulamalar açık olmasa bile çalışıyor. Ve telefonun performansını düşürüyor. İşte bu noktada Greenify olaya el koyuyor. Sizin seçtiğiniz gereksiz uygulamaları uyutuyor. Ayrıca Donate versiyonunu satın alarak geliştiriciye destek olabilirsiniz. Greenify 3 modda çalışıyor.

  • Rootsuz mod
  • Rootlu mod
  • Xposed + Rootlu mod

 

2. SD Maid - Sistem temizleme aracı

Sildiğiniz uygulamalar bazen arkalarında veri bırakırlar.
Sisteminiz her zaman arkasında size yararı olmayan sistem günlüğü dosyaları, hata raporları ve hata ayıklama dosyaları bırakır.
SD kartınız bilmediğiniz dosyaları ve klasörleri topluyor. SD Maid cihazınızı temiz, düzgün ve düzenli tutmanıza yardım edecek

Bu uygulamanın bir sürü özelliği var.

  • Gezgin tam donanımlı bir dosya yöneticisidir ve onu Android‘inizin dosyaları arasında gezinmek için kullanabilirsiniz.
  • Eğer ne aradığınızı biliyorsanız Arama aracını kullanabilirsiniz.
  • Artık Bulucu sahipsiz ögeler için cihazınızı arar ve yüklü uygulamaların listesi ile karşılaştırır.
  • Kontrolü uygulamaları (hatta sistem uygulamalarını) dondurmanıza, sıfırlamanıza ve kaldırmanıza izin verir.
  • Sistem Temizleyici cihazınızı tarar ve gereksiz dosyaları içeren dizinleri filtreler. Hatta kendi filtrelerinizi bile oluşturabilirsiniz!
  • Boş alanları artırmak ve telefonu hızlandırmak için şişmiş veritabanlarını iyileştirip küçültebilirsiniz.
  • Büyük dosyalarınızı görüntüleyin ve bütün alanınızı nelerin kapladığını ortaya çıkarın.

3. Snapseed

Snapseed Google tarafından Play’e sunulmuş bence en iyi footoğraf düzenleme uygulamasıdır. Fotoğraflarınıza türlü türlü efektler verip canlı bir hava yaratabilirsiniz. Özellikleri saymakla bitmez. Çok amaçlı fotoğraf düzenleme uygulaması.

 

4. Poweramp

Poweramp Android‘in güçlü müzik oynatıcısıdır. Farklı temalar ile uygulamayı şekilden şekile sokabilirsiniz. Albüm kapağı desteği, özel ekolayzır, neredeyse her tür müziği oynatma (mp3,flac,wav,ogg gibi) ve birçok özellik! Uygulama deneme için 2 hafta sunuyor. Geliştiriciye destek olmak ve Pro sürümü açmak için tam versiyonu satın almanız gerekiyor.

 

5. Maxthon Bulut Tarayıcı

Belkide Opera mini’den sonra Android‘in en iyi tarayıcısı! Tek Android’de değil tabii. Telefonunuzda, bilgisayarınızda ve tabletinizde de kullanabilirsiniz. Android versiyonunu tanıtıyoruz şimdi. Maxthon adındanda anlaşılacağı gibi “Bulut” tarayıcı. Fazla özelliği olmamasına rağmen bence kullanılabilir ve diğer tarayıcılardan da kat kat iyi bir tarayıcı.

 

6. Kilitleyici - Uygulama Kilidi

Whatsapp, Facebook, Galeri ve diğer tüm uygulamalarınızı kilitleyerek güvenliğinizi koruyun!

  • Uygulamalarınızı “güvenli” fakat “kolay açılabilir” bir desenle kilitleyin.
  • Play Store üzerindeki en hafif Uygulama Kilitleyici! Diğer uygulamalar gibi pil ömrünü ve sistem kaynaklarını tüketmez.
  • Mesajlaşma vesosyal medya uygulamalarınızı kilitleyerek, sosyal hayatınızı gerçekten sizin yapın!
  • Galeri ve fotoğraf uygulamalarını kilitleyerek fotoğraflarınızı koruyun.
  • Verilerinizi meraklı gözlerden saklayın.
  • Tamamen ücretsiz - herzaman ücretsiz.
  • Materyal tasarım

 

7. SwiftKey Klavye + Emoji

SwiftKey Keyboard en iyi sonraki kelime tahmini, daha akıllı otomatik düzeltme, 800’den fazla emoji ve çok daha fazlasını sunan Android için ücretsiz bir klavye uygulamasıdır! SwiftKey Android üzerinde size akıllı ve hızlı yazma olanağı sağlayan ücretsiz bir alternatif klavyedir. Hızlı SMS, sohbet, metin ve e-posta için Android’deki en iyi klavyedir ve tüm uygulamalarınızda varsayılan hale gelmeye başlamıştır. 30 renkli tema, her türlü ekran boyutu ve cihaz için klavye düzenleri dahil olmak üzere pek çok özelleştirme özelliğine sahip olup 60’tan fazla dili destekler.

8. Fleksy Klavye

Yazma alışkanlığınızı değiştirin! Sıra dışı bir klavye! Fleksy’nin arkasındaki güç Geometrik Zeka’ya dayalı eşsiz teknolojisidir. Dikkatsiz? Özensiz yazım? Hiç problem değil!
Fleksy, yanlış harflere bassanız bile hangi kelimeyi yazmayı kastettiğinizi bilir. Patent başvurusu yapılmış teknoloji sadece bastığınız tuşlara bakmaz. NEREYE bastığınıza bakar ve yazmayı kastettiğiniz kelimeyi anlamak için yazım şeklinizi analiz eder.

Dışarda Fleksy gibisi yok. Klavyeye bakmadan bile yazabileceğiniz çok güçlü bir klavye.

9. Görüşme Kayıt - ACR

ACR ücretsiz bir “Telefon Görüşmesi Kayıt” uygulamasıdır. Uygulama hem gelen, hem de giden aramaları süre sınırı olmaksızın farklı formatlarda kayıt imkanı sunmaktadır. ACR Play Marketteki en iyi görüşme ve arama kayit programıdır.

Piyasadaki bazı telefonlar “Çift Taraflı Ses Kaydı” özelliğini desteklememektedir. Bu yüzden ACR uygulaması tüm modellerde düzgün bir şekilde çalışmayabilir.

ACR’nin bazı özellikleri şunlardır:

  • Arama
  • Tarihe göre gruplama
  • Otomatik email (Pro)
  • Otomatik silme
  • Kayıtları önemli olarak işarteleme
  • Çoklu seçme, silme, yollama
  • Kişi adı ve fotoğrafını gösterme
  • Kaydedilmeyecek numara listesi

 

10. Google Keep - Not ve Listeler

Google Keep, bir not uygulamasıdır. Keep ile notlarınızı kaydedebilir, bu notlara ses, fotoğraf ekleyebilirsiniz, liste hazırlayabilirsiniz. Not alarmı sayesinde unuttuğunuz notları size hatırlatan harika not uygulaması!

Yukarı Çık