kariyer,eğitim,sertifika

Tag archive

başarı hikayeleri

İş Yaşamının Olmazsa Olmazı “Deadline” Teriminin Muhtemelen Bilmediğiniz Acıklı Hikayesi

“Deadline”. Dead-line.

Sözcüğün gerçekten de “ölüm çizgisi”nden geldiğini biliyor muydunuz? Etimolojik araştırmalar eşliğinde sizlere anlatacağımız bu hikaye biraz trajik.

“Deadline” sözcüğü aslında, sözlük anlamına gayet uygun düşen bir savaş terimi.

Etimologlara göre ilk olarak Amerikan iç savaşı sırasında kullanılmış (1861 – 1865). Yazar Christine Ammer, bu terimin ilk kez, zamanının cehennemi olarak bilinen korkunç esir kampı Andersonville’de General D.T. Chandler’a ait 5 Temmuz 1864 tarihli raporda geçtiğini belirtiyor.

General, esir kampının dehşet verici koşullarını şöyle anlatıyor:

Savaş esirleri 15 feet yükseklikte, 8 inçlik bir çapta ve yerin altına 5 feet kadar gömülmüş, odundan derme çatma hücrelere hapsediliyor. Hücreleri içeriden çerçeveleyen korkulukların hemen ötesi “ölüm çizgisi”; esirlerin bu sınırın dışına çıkmasına izin yok. Esirler bu 6 sq feet kadarlık alanda yaşamak zorunda.

Bir başka rapor ise yine aynı esir kampından, yüzbaşı Walter Bowie’ye ait (1864).

Hücrelerin içinde belirlenmiş bir ölüm çizgisi var. Hiçbir esirin bu sınırları ne gece, ne de gündüz geçmesine izin yok; eğer geçerlerse, cezası vurularak öldürülmek.

Andersonville’de başlayan ölüm çizgisi uygulaması, hızla yayılmaya başlıyor.

Ardı arkası kesilmeyen raporlara göre terim ve uygulama giderek yaygınlaşarak hemen hemen tüm hapishane ve esir kamplarına sirayet ediyor.

 

 

 

 

 

Rock Island’daki Union hapishanesinden bir diğer rapor:

Onu ilk gördüğümde, kömür deposunun arkasındaydı. Önce kimi gördüğümü anlamadım ve bir anlığına gözden kaçırdım. Sonra hendeklerden geçerek kaçmaya çalıştığını gördüm. Dikenli tellere yakın bir yerde yanına kadar gidip ateş ederek öldürdüm. 13 nolu barakaların orada hendeğe attım.

Peki bu ürkütücü kavram iş yaşamına nasıl giriyor?

Gazetecilik ile.

Araştırmacı David Merline şu bulguya ulaşmış: Gazeteler kavramı çabuk içselleştiriyor ve baskıda geçilemeyecek okunaklılık sınırı olarak kullanmaya başlıyor.

Ardından terim genel olarak matbaaların tamamında yayılıyor.

Ancak ilk kullanımı teslim tarihinden ziyade, baskının nasıl yapılandırılacağını ve hangi sınırların geçilemeyeceğini tarif ediyor. Terimi teslim tarihi için de kullanmak ise elbette hızlıca kendine yer buluyor.

1900’lü yıllara gelindiğinde ise terim, geçmemek gereken tüm sınırlarla beraber, terminler için de yaygın olarak kullanılmaya başlıyor.

1920’lere gelindiğinde, artık “zaman kısıtlaması” kavramıyla eş anlamlı hale gelecek kadar yaygınlaşıyor.

Deadline günümüzde iş yaşamının bir nevi ölüm çizgisi.

Çünkü işi / müşteriyi geri dönüşsüz olarak kaybedebilmek riskini barındırıyor. Hikayesi oldukça acıklı ve rahatsız edici olan terimi hayatlarımızın orta yerine yerleştiren gazetecilere selamlarımızla…

Kaynak: Onedio.com

IQ vs. EQ: Duygusal Zekası Yüksek Insanların Özellikleri

Duygusal zeka kavramı; ilk ortaya çıktığı zaman, ortalama IQ’ya sahip insanların yüksek IQ’ya sahip insanlara göre neden daha başarılı olduklarını bize açıklamıştı. Bu olağan dışılık IQ’nun başarının temeli olduğu konusundaki inancı da sarsmıştır.

Duygusal zekası yüksek insanların özellikleri konusunda yapılan araştırmalar, bu kişilerin iş hayatında başarılı olduğunu göstermiştir. Başarılı insanların %90’ınında duygusal zekanın yüksek olması bu bağlantıyı bize açıklıyor.

Duygusal zeka bizler için çok da somut olmayan bir kavram. Davranışlarımızı nasıl yönettiğimizi, sosyal zorluklarla nasıl başa çıktığımızı ve olumlu sonuçlara ulaşmak için ne tarz kararlar verdiğimizi duygusal zeka (EQ) belirliyor.

EQ oldukça önemli olmasına rağmen, ölçümü ve geliştirilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda işler zorlaşıyor. EQ’yu ölçmek için bilimsel olarak kanıtlanmış testler var, ancak bunlar çok pahalı. Peki EQ’su yüksek olan insanların özellikleri nelerdir?

1. Duygular konusunda güçlü bir sözcük dağarcıkları vardır.

b1

Bütün insanlar duyguları deneyimlerler ancak çok azının onları olduğu gibi tanımlama yeteneği vardır. Yapılan bir araştırma insanların sadece %36’sının bunu yapabildiğini ortaya koyuyor ve bu büyük bir problem, çünkü duyguları tanımlayamamak çoğunlukla yanlış anlaşılmaya, mantıklı olmayan kararlara ve kişiye zarar veren durumlara yol açıyor.

Yüksek duygusal zekalı insanlar genelde duygularını tanıma konusunda çok iyidirler, çünkü onları anlayabilirler ve geniş bir sözcük dağarcığı ile onları tanımlayabilirler. Çoğu insan kendini sadece “kötü” hissettiğini söyleyerek tanımlarken, yüksek duygusal zekalı insanlar kendilerini öfkeli, sinirli, haksızlığa uğramış ya da endişeli olarak karşı tarafa aktarabilirler. Sözcük seçiminde spesifik oldukça, duygularınızı anlama, nedenlerini bulma ve neler yapabileceğiniz konusunda daha iyi sezgilerimiz olmaktadır.

2. İnsanlar konusunda meraklıdırlar.

b2

İçe dönük ya da dışa dönük olmanız fark etmeksizin, duygusal zekası yüksek olan insanlar etrafındaki herkes konusunda meraklıdırlar. Bu merak empatinin bir ürünüdür ve empati de yüksek EQ’lu insanların en önemli özelliklerinden biridir.

3. Değişimleri kabul ederler.

Duygusal zekalı insanlar uyum sağlam konusunda esnektirler. Değişim konusundaki korkunun harekete geçmeyi önleyici, başarı ve mutluluk içinse bir tehdit olduğunu bilirler. Onlar değişimi ararlar ve bu değişimler için bir plan oluştururlar.

4. Güçlü ve zayıf taraflarını bilirler.

Duygusal zekaya sahip insanlar yalnızca duyguları anlamazlar, ne konuda iyi olduklarını ve ne konuda kötü olduklarını bilirler. İplerin kimin elinde olduğunu ve başarı için nasıl bir çevrede olması gerektiklerini bilirler. Yüksek bir EQ (duygusal zeka)ya sahip olmak, güçlü taraflarını bilmek ve onları kendi avantajın için kullanmak demek olduğu kadar, zayıflıklarını da tanıyarak kişinin kendisini başarı yolunda nasıl etkilediğini bilmek anlamına gelir.

5. Karakter analizi konusunda iyidirler.

Duygusal zeka; sosyal farkındalık yani diğer insanları tanıma, onların hakkında bir şeyler bilme ve onların ne yapacaklarını anlama ile yakından alakalıdır. Zaman içinde, bu yetenek sizi iyi bir karakter analisti yapar. İnsanlar sizin için artık gizemli değildir. Onların karakterlerini, değerlerini ve hatta madalyonun öteki yüzündeki insanı bile görebilirsiniz.

6. Çoğu şey onları incitemez.

Duygusal zekası yüksek olan insanlar aynı zamanda kendine güvenen ve açık fikirli insanlardır. Kendi kendilerine eğlenebilirler ve insanların onlarla ilgili şakalarına gülebilirler, çünkü kendi zayıflıklarına ve olumsuz yönlerine aşikar oldukları için, bunları espri konusu yapabilirler.

7. Kendilerine ve başkalarına hayır demeyi bilirler.

Duygusal zekalı insanlar kendilerini kontrol etmeyi bilirler. Dürtüsel davranmaktan kaçınırlar ve anında istedikleri olsun istemezler*. Kaliforniya Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmaya göre, hayır deme konusunda zorlanan insanların daha fazla stres, tükenme ve hatta depresyona maruz kaldıkları bulundu. “Hayır.” kullanmaktan korkmamanız gereken güçlü bir sözcük. Hayır demeye gelindiği zaman, duygusal zekası yüksek olan insanlar “yapabileceğimi düşünmüyorum” ya da “ emin değilim” gibi sözcük kalıplarını kullanmaktan kaçınırlar. Hayır demek sizin kendinizi adadığınız şeyleri tamamlamanız için bir fırsattır.

8. Hata yapma konusunda rahattırlar.

Duygusal zekası yüksek olan insanlar kendilerini hatalardan uzak tutarlar, fakat onları da unutmazlar. Hataları güvenli bir uzaklıkta tutarak, başarılı bir gelecek için uyum sağlarlar. Bu biraz da hatalarınızı hatırlamak ve onlara takılı kalmak arasındaki ince çizgide dikkatlice yürümek gibidir. Hatalarınıza çok fazla takılı kalırsanız, kaygı ve utanç yaşarsınız; fakat onları unutmak da yine bu hataları tekrarlamanıza yol açar. Hatalarınızı sizi güçlü kılan şeylere dönüştürmek için anahtar nokta onlara takılı kalmak ve unutmak arasındaki dengedir.

 

9. Karşılıksız olarak bir şeyleri yaparlar.

Birisi size karşılığında hiçbir şey beklemeden bir iyilik yaptığı zaman, bu sizin üzerinizde güçlü bir etki yaratır. Duygusal zekası yüksek olan insanlar bağları güçlü olan ilişkiler kurarlar, çünkü onlar başkalarının onlara ne katkı sağlayacağını düşünmeden iyilik yapabilen insanlardır.

10. Kin tutmazlar.

b10

Kini beraberinde getiren negatif duygular aslında stresin bir işaretidir. Bedeninizi ‘kaç ya da savaş’(fight or flight response) durumuna geçiren bir olayı düşünün, hayatta kalma mekanizmalarınız bir tehditle yüzleştiğinizde sizi savaşmanız ya da kaçmanız için zorlar. Tehdit çok yakında olduğu zaman, bu tepkiler hayatta kalmanız için önemlidir, fakat modern hayatta bu mekanizmalarınız biraz da eskide kalmıştır ve bu stres durumu sağlığınızı bile kötü etkileyecek boyuttadır. Emory Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada stresin yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları ile ilişkili olduğu kanıtlanmıştır. Kin tutmak aslında stresli olduğunuz anlamına gelir ve duygusal zekası yüksek olan insanlar stresin aslında ne kadar zararlı olduğunu bilirler. Kin tutmamak hem sizi iyi hissettirecek, hem de sağlığınızı daha iyi yapacaktır.

11. Zararlı insanları değiştirebilirler.

Zorlu insanlarla uğraşmak yorucu ve beyhude bir çabadır, fakat yüksek-EQ’lu insanlar bu tarz insanlarla etkileşimlerini kontrol edebilirler. Böyle bir insanla yüzleşmeleri gerektiğinde duruma mantıklı yaklaşırlar. Duygularının farkındadırlar, ve öfke ya da hayal kırıklıklarının karışıklık yaratmasına izin vermezler. Zor insanların dayandıkları noktaların farkındadırlar ve çözüm bulup ortak bir noktada bu insanlarla uzlaşabilirler.

12. Mükemmeli aramazlar.

Duygusal zekası yüksek olan insanlar mükemmeli hedef olarak koymazlar çünkü böyle bir şeyin olmadığını bilirler. İnsanlık, doğası gereği hata yapar. Mükemmellik sizin için asıl amaç olduğu zaman, sürekli sizi yaptığınız işi bırakmaya zorlayacak ya da sizi aşağıya çekecek bir hata bulacaksınızdır. Yaptığınız hatalar konusunda ve onlar yerine ne yapacağınız konusunda zaman harcamayı bırakıp, farklı davranın ve gelecekte neleri değiştirebileceğinizi, neleri başardığınızı ve neler yapacağınızı düşünün.

13. Sahip olduklarına değer verirler.

Minnettar olduğunuz şeyleri düşünmek stresinizi azaltan etmenlerden biridir. Kaliforniya Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmada, minnettarlık duyan ve duyulan insanların duygu durumlarının, enerjilerinin ve fiziksel hallerinin geliştiği görülmüş. Düşük kortizol düzeyinin bunda etkili olduğu düşünülüyor.

14. Kendi başlarına kalabilirler.

Günümüz dünyasında teknoloji sürekli bir iletişim sağlamasının yanında insanlardan sürekli çalışmalarını bekleyen bir alan yarattı. 7/24 müsait olduğunuz bir işte çalışıyorsanız, yoğun stres altındasınız demektir. Telefonlarınızı biraz kapalı tutmanız, bedeninize ve aklınıza bir ara vermeniz size iyi gelecektir. Psikolojik araştırmalar, e-mailinize bile bir süre bakmamanızın stresinizi azaltan etmenler arasında olduğunu göstermektedir. Kendilerine özel zamanlar ayırmak duygusal zekası yüksek olan insanların özelliklerinden biridir, çünkü bu streslerini kontrol altında tutmalarına ve anı yaşamalarına izin verir.

15. Kafein tüketimleri azdır.

Kafein içeriği yüksek olan içecekleri aşırı oranlarda tüketmek ‘kaç ve savaş’ mekanizmasının nedeni olan adrenalin hormonunun salgılanmasına yol açar. Kaç ve savaş mekanizması sizi mantıklı düşünmekten uzaklaştırır. Bir ayı size saldırırken bu mekanizma baya faydalıdır, ancak e-maillerinize cevap verirken değil. Kafein bedeninize ve vücudunuza aşırı stres yüklüyorsa, duygularınız davranışlarınızdan hızlı hareket etmeye başlar. Duygusal zekası yüksek olan insanlar kafeinin bir baş belası olduğunu bilirler ve onu aşırı tüketmemeye çalışırlar.

16. Uykularını yeterince alırlar.

b18

Stresle baş etmenizi sağlaması konusunda ve duygusal zekanızı artırması konusunda uykunun önemi ne kadar anlatılsa azdır. Uyurken beyniniz yeniden şarj olur, o günkü anılarınız saklanır ya da silinir (bu da rüyalara neden olur), bu yüzden uyandığınızda daha sakin ve boş bir beyinle uyanırsınız. Duygusal zekası yüksek olan insanlar uykularını alamadıkları zaman, kendilerini kontrol etmenin azalacağını, dikkat ve hafızalarının zayıflayacağının farkındadırlar, bu yüzden uyku onlar için önceliklidir.

17. Kişisel konuşmalarında olumsuzluklardan kaçınırlar.

Negatif düşüncelerinize dalıp gittikçe, onlara daha fazla güç vermiş oluyorsunuz. Çoğu olumsuz düşüncemiz sadece düşüncedir, gerçekler değildir. Bir şeyin her zaman olduğunu ya da hiçbir zaman olmadığını hissettiğiniz zaman, bu sadece beyninizin bir tehlikeyi algılama yöntemidir. Duygusal zekalı insanlar düşüncelerini gerçeklerden ayırabilirler ve böylece negatif düşüncelerin kısır döngüsünden kurtulurlar, pozitif ve yeni sonuçlara bakarlar.

18. Hiç kimsenin kendi eğlencelerine engel olmasına izin vermezler.

Duygusal zekası yüksek olan insanlar yaptıkları hakkında iyi hissederken, hiç kimsenin fikirlerinin ve art niyetli davranışlarının onları mutluluklarından alıkoymasına izin vermezler. Diğerlerinin düşüncelerini tamamen umursamamak imkansızdır ama duygusal zekası yüksek insanlar başkalarının düşüncelerine göre kendilerine şekil vermezler. Kişinin kendi değerinin başkalarının ne dediği ya da düşündüğü ile ilgisi olmadığını bilirler.

Kadınların İş Yaşamında En Az Erkekler Kadar Başarılı Olduğunu Gözler Önüne Seren 20 Kadın

Kadınların iş yaşamına katılımı Türkiye’de ve dünyada zorlaştıran onlarca sebep vardır. Bu sebeplerin çoğu da erkek egemen söylem ve erkek egemen toplumsal yapı dolayısıyla ortaya çıkar. Bir yanda bu dil ve anlayış ile mücadele devam ederken, bir yandan da bu algıyı kırabilecek ikonlaşmış 20 iş kadınını sizler için derledik.

1. Sheryl Sandberg

23

1969 doğumlu Sandberg, Facebook’ta COO (Chief Operating Officer) görevini üstlenerek Mark Zuckerberg’ten sonraki ikinci insan olmuştur. Satış, pazarlama, iş geliştirme, insan kaynakları, kamu politikası ve iletişim alanlarında görevini sürdürüyor.

2. Ayşegül İldeniz

24

1969 doğumlu İldeniz, Intel’in Yeni Teknolojiler Bölümü Dünya Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

3. Indra Nooyi

25

1955 doğumlu olan Nooyi, 2006 itibariyle PepsiCo’da CEO’luk görevini üstlendi.

4. Irene Rosenfeld

27

1953 doğumlu Rosenfeld, ABD’nin yeme içme sektöründeki en büyük şirketlerden olan Kraft Food’un başkanlığını yapıyordu. Şirket 2011’de isim değiştirip Mondelez International olsa da Rosenfeld görevini sürdürüyor.

5. Virginia Rometty

28

1957 doğumlu Rometty, 30 yıldır çalıştığı IBM’de 2011 itibariyle CEO koltuğuna oturdu.

6. Gülsüm Azeri

29

Azeri, OMV Türkiye-Petrol Ofisi CEO’su olarak görev yapmaktadır.

7. Ursula Burns

30

1958 doğumlu olan Burns, ABD temelli uluslararası teknoloji şirketi olan Xerox’da CEO olarak görev yapmaktadır. Xerox, daha çok yazıcı, tarayıcı ve fotokopi teknolojileri üzerine yoğunlaşmıştır.

8. Meg Whitman

31

1956 doğumlu Whitman, bir dönem eBay’da yöneticilik yaptı. Sonra ise Hewlett-Packard’da CEO olarak çalışma yaşamına devam etti.

9. Maria das Gracas Silva Foster

32

1953 doğumlu Foster, Brezilya akaryakıt şirketi Petrobas’da CEO’luk görevini sürdürmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

10. Nurten Öztürk

33

1949 doğumlu Öztürk, OPET Yönetm Kurulu Üyesi olarak çalışmaya devam etmektedir. Son yıllarda sosyal sorumluluk projeleriyle ön plana çıkmıştır.

11. Marissa Mayer

35

1975 doğumlu Mayer, uzun süre Google’da çalıştı. 2012 itibariyle Yahoo!’da CEO’luk görevine geldi.

12. Anne Sweeney

65

1957 doğumlu Sweeney, 1996-2014 yılları arasında Disney Channel’ın başkanlığını yürütmüştür.

13. Angela Braly

76

1961 doğumlu olan Braly, uzun süre ABD sağlık sektöründe ağırlıklı bir şirket olan WellPoint’te başkan olarak görev yaptı.

14. Susan Wojcicki

56

1968 doğumlu Wojcicki, YouTube’un CEO’sudur.

15. Arianna Huffington

78

1950 doğumlu Huffington, The Huffington Post gazetesinin kurucusudur. 2011’de internetten yayın yapan gazeteyi AOL’ye 315 milyon dolara satmıştır.

16. Amy Pascal

98

1958 doğumlu Pascal, 2006-2015 arasında Hollywood’un önde gelen yapım şirketlerinden Sony Pictures’ta başkan yardımcılığı görevinde bulundu.

17. Ümit Nazlı Boyner

1963 doğumlu Boyner, Boyner Holding’te üst düzey yöneticilik görevleri yapmakla beraber 2010-2013 yılları arasında TÜSİAD Başkanı olarak görev yapmıştır.

18. Sheri McCoy

15

1959 doğumlu McCoy, Johnson&Johnson şirketinde 30 yıl çalıştıktan sonra 2012’de Avon’da CEO olarak göreve getirildi.

19. Mary Barra

123

1961 doğumlu Barra, 2014’ten bu yana Amerikan otomotiv devi General Motors’da CEO’luk görevini üstleniyor.

20. Laura Lang

43

Digitas’ın yöneticiliğini yaptıktan sonra Time Dergisi’nin CEO’luğuna getirildi. Halen bu görevi sürdürmektedir.

Tüm kadınların Dünya Kadınlar Gününü kutlarız!

40’ından Sonra Yaptıkları Sıçramayla Başarının Yaşı Olmadığını Kanıtlayan 16 İkonik İnsan

Genç yaşta gelen başarı hikayelerinden biraz çıkalım; ve 40 yaşından sonra muazzam başarılar elde etmiş sayısız örneğin içerisinden bazılarına bakalım.

Bu 16 ikon “Hiçbir şey için geç değildir” sözüne inancımızı tazeleyeceği gibi, kuşkusuz herkese ilham kaynağı olacak.

1. Marvel efsanesinin yaratıcısı Stan Lee, ilk çizgi romanı “The Fantastic Four” yayınlandığında 40’ından gün alıyordu.

sp

Ve Örümcek Adam, X-Man, Iron Man, Hulk gibi efsaneler birbiri ardına geldi.

2. Donald Fisher, GAP markasını 40 yaşında yarattığında, perakendecilik hakkında en ufak fikri yoktu.

1969’da San Francisco’da küçük bir dükkanda doğan GAP, bugün dünyanın en büyük hazır giyim perakendecilerinden bir tanesi.

3. Vera Wang de moda endüstrisine 40 yaşındayken girdi.

Önceden artistik patinaj ve gazetecilikle uğraşan Wang, göz kamaştıran gelinlik ve abiyeleriyle şu an bir moda devi.

Bir çok ünlünün Vera Wang gelinliği ile evlendiğini burada belirtmeden de geçmeyelim.

4. Robin Chase, Uber’in atası diyebileceğimiz Zipcar’ı 42 yaşında 2000 yılında kurdu.

robin-chase-e-kampus

2011’de Zipcar’dan ayrılan Chase, şu an yeni girişimlere danışmanlık yapmakta ve aynı zamanda Dünya Ekonomi Forumu üyesi. Bu arada Uber 2009 yılında kuruldu.

5. Samuel L. Jackson, Hollywood’da nihayet bir sıçrama yapabildiğinde 43 yaşındaydı.

samuel-jackson-e-kampus

Spike Lee’nin Jungle Fever filmindeki rolüyle “En İyi Yardımcı Oyuncu” ödülü alana dek Jackson yalnızca küçük rollerde oynuyordu. Sonrasında ise Pulp Fiction‘dan Jackie Brown‘a, Django Unchained‘e başarılarının ardı arkası kesilmedi.

6. Sam Walton, ABD’li hipermarket devi Walmart’ı 44 yaşında kurdu.

sam-walton-e-kampus

Walmart’ın 2016 itibariyle 27 ülkede 11.535 şubesi bulunuyor.

7. Henry Ford, devrim niteliğindeki Model T’yi yarattığında 45 yaşındaydı.

1908 yapımı otomobil, dünyada orta sınıfın bütçesine uygun ilk otomobil olarak tarihe geçti. Model T 16,5 milyon sattı!

8. 46 yaşında The Ed Sullivan Show’da patlama yapana dek, Rodney Dangerfield pek de ünlü olamamıştı.

Efsane komedyen, bu sıçrayışın ardından birçok talk-show ve komedi programında da en tercih edilen isimlerden oldu.

9. “Türlerin Kökeni” yayınlandığında Charles Darwin 50 yaşındaydı.

Bu zamana kadar doğa ve tür bilimi konusundaki çalışmalarını sessiz sedasız yürüten Darwin, “Türlerin Kökeni” ile bilim dünyasını kökünden değiştirdi.

10. Julia Child, 50 yaşında yayımladığı ilk kitabının ardından dünyaca ünlü bir şef haline geldi.

Julie & Julia adlı filmde Meryl Streep, Child’ın hayatını canlandırdı.

11. Şok tabancasının mucidi Jack Cover, bu sıçramayı yaptığında 50 yaşındaydı.

Jack Cover, önceden NASA ve IBM’in de aralarında bulunduğu bilim ve teknoloji firmalarında bilim insanı olarak çalışmıştı. Taser şok tabancasını 1970’de icat etti.

12. Betty White 51 yaşından sonra dünyanın en çok ödül kazanan kadın komedyenlerinden biri oldu.

Yaşı yetenlerin büyük bir keyifle hatırlayacağı efsane dizi “Altın Kızlar”ın oyuncusunun ödülleri ve adaylıkları buradan görülebilir.

13. Taikichiro Mori, Japon gayrimenkul imparatorluğu Mori’yi 51 yaşında kurdu.

Öncesinde akademisyen olan Mori, 1992 yılında 13 milyar dolarlık bir servetle “Dünyanın en zengin insanı” seçildi.

14. Ray Kroc, McDonalds’ı kurumsal bir deve dönüştürdüğünde 52 yaşındaydı.

ray-kroc-e-kampus

15. Colonel Sanders, Kentucky Fried Chicken’ı 1952’de bayiliğe açtığında 62 yaşındaydı.

Sanders bundan 12 yıl sonra 1964’te, restoran zincirini 2 milyon dolara sattı.

16. Son olarak “Büyükanne Moses”, müthiş başarı yakaladığı ressamlık kariyerine başladığında 78 yaşındaydı!

Anna Mary Robertson Moses’ın tablolarından biri 2006 yılında 1,2 milyon dolara satıldı.

José Mourinho Örneğinden Yola Çıkarak Alabileceğimiz 6 Pazarlama Dersi

Futbolda 2000’li yıllara damgasını vuran en önemli teknik direktörler dendiğinde, ilk akla gelen isimlerden biri kuşkusuz José Mourinho’dur.

Mourinho, Porto ile 40 yaşında UEFA Avrupa Ligi ve 41 yaşında Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile dikkatleri üzerinde topladı. Chelsea’ye 50 yıl sonra kazandırdığı Premier League şampiyonluğu, Inter Milan ile hem Şampiyonlar Ligi, hem Serie A şampiyonluğu, Real Madrid ile La Liga şampiyonluğu ve yeniden Chelsea ile Premier League şampiyonluğu gibi, eşine zor rastlanır başarıları bir özgeçmişe sığdırmayı başardı.

Fakat onu bu yazıya konu eden, 2015 - 2016 sezonunda Chelsea’de yaşadığı başarısızlık ve sezon ortası gelmeden görevine son verilmesi. Bu süreci incelediğimizde, ortaya pazarlama profesyonelleri için altın değerinde dersler çıkıyor:

1. O kadar da “özel” olmayabilirsiniz.

Jose_Mourinho_2568641b

Mourinho, tüm bu etkileyici özgeçmişe rağmen, futbol dünyasından farklı kişilerle yaşadığı polemikler, agresif ve mütevazılıktan uzak tavrı ile de her zaman gündemin birinci sırasında yer aldı.

Kendisini “özel biri” olarak gördü ve bunu net bir şekilde ifade etti. Biz buna “Pazarlamada Uzmanlık” diyoruz

2. Sezonun en iyi teknik direktörü seçilmeniz büyük bir başarıdır; ama sadece o sezon için.

Çünkü ertesi sezon ligde 16 maçın 9’unu kaybetmeniz ve lig kupasından erken elenmeniz, işinizden olmanız anlamına gelebilir. Belki de ortada bir problem vardır, bizce “Problem Çözme Teknikleri” eğitimine başvurmalı

3. Geçmiş başarılarınız sizi yalnızca bir süre taşıyabilir.

Ulaşılan hedefler, artırılan pazar payları ve katlanan kâr oranları çok ışıltılı tablolar olabilir; ama yeni yıl ile birlikte geçmişte kalır. Artık bu senenin iş planlarına ve hedeflerine odaklanmak gerekir. Aa tam da bununla ilgili e-kampus.com ‘da “Toplam Kalite Yönetimi” eğitimi var, Mourinho alsa belki de..

4. İşler kötüye gittiğinde sağduyuyu kaybetmemek çok önemli bir meziyettir.

Medya ile ilişkileri germek, hatta medyaya hakaret etmek, meslektaşlarınızla sürekli beyan savaşında olmak, size kısa vadede gündem değiştirme fırsatı yaratır evet; ama orta ve uzun vadede en çok nefret edilen teknik direktörlerden biri olmanıza ve kredinizin azalmasına sebep olur. Belki de “Sosyal Medya Eğitimi” bu işi biraz olsun çözebilir.

5. İletişim konusunda daima dikkatli ve özenli olmak gerekir.

293771JoseMourinho

Satış ekibi ile hedefleri konuşurken, fizibilite onayı için finans ile pazarlık ederken, tedarik zinciri ekibini ürün lansman sürecinde aynı hedefe koştuğunuza ikna etmeye çalışırken, güçlü ve pozitif bir iletişime ihtiyacınız olacaktır. Siz yine Pazarlama ve Satışta Uzmanlık eğitimine bir göz atın

6. İletişimde yaptığınız her hata bir gün aleyhinize döner.

jose mourinho

Her şey yolundayken yaşadığınız iletişim sorunları gündem olmazken, işler tersine döndüğü durumda aleyhinize kullanılacak en önemli argümanlardan biri olacaktır.

Her şeyden önemlisi, pazarlamanın da bilgiye dayalı olduğunu unutmamalı, Türkiye’nin ilk sanal kampüsü e-kampus.com’a uğramadan geçmemelisiniz.

2016 Kariyer ve Bireysel Başarı Trendleri

Her yılın başında yeni yılın teknoloji trendlerini tanıtan yazılar okuruz. Bu yıl da yine Şeylerin İnterneti, Yapay Zeka, Cloud Computing, 3D Printing vb trendler hakkında makaleler mevcut. Halbuki sadece teknoloji alanında değil, kariyer ve bireysel başarı alanlarında da trendler değişebiliyor. Gelin bu yılki trendlere beraber bakalım.

 

Daha Az Çalış, Daha Çok İletişim Kur

İletişim çağında yaşıyoruz, ve bu cebimizdeki akıllı cihazları kullanmaktan daha ileriye gidiyor. Teknik becerilerimiz ve önceki projelerimizden aldığımız referanslarımız ne kadar iyi olursa olsun, eğer bunu doğru şekilde yansıtamıyorsak, bir sonraki girişimimizde başarısız olabiliriz.

Doğru iletişim kurabilmek, dinleyip anlamak ve gerekenleri karsı tarafa aktarabilmek demektir. Eğer bunu başarabiliyorsak işlerimizi daha kolay gerçekleştirebilir ve sorunları daha hızlı ve basit çözebiliriz.

Yeniliklere Açık Ol ve Değişikliklere Uyum Sağla

Yeniliklere meraklı ve açık olanların başarıya ulaşma şansı daha yüksektir. Her yenilik beraberinde bir değişiklik getirir ve bu değişikliğe uyum sağlamak gerekir. Bunu iyi beceremeyip değişikliklerden kaçanlara dünyanın 4,5 milyar senedir değişim geçirdiğini ve doğada çevresindeki değişikliklere uyum gösterebilen canlıların hayatta kaldığını örnek gösterebiliriz.

Büyük değişikler, başka bir ülkeden iş teklifi alıp o ülkeye taşınmamız ya da öğrencilik yıllarında bir staj için yurt dışına gitmek olabilir. Veya www.e-kampus.com ‘ü yani Türkiye’nin ilk sanal kampüsünü ziyaret edebilirsiniz.

Beden ve Zihin Sağlığına Yatırım Yap

“Her şeyin başı sağlıktır” sözü çok doğru. Son yıllarda Work-Life dengesini sağlamak hakkında bir çok makale yayınlandı, hem çalışıp hem mutlu olmanın yolları anlatıldı. Halbuki mutluluktan da önce sağlıktır önemli olan. Sağlığımızı pekiştirecek önlemler alırsak, mutluluğumuz da artacaktır, ve işimizi daha istekli ve başarılı şekilde gerçekleştireceğiz. Onun için mutlaka hem bedenimizi hem de zihnimizi dinç tutacak antrenman ve etkinlikler gerçekleştirelim. Hem stres atarız hem daha mutlu oluruz.

Her Zaman Pozitif Ol

Olayların her zaman olumlu tarafını göz önünde bulunduralım. Bu sinirlenmemizi ve stresimizi azaltır ve olaya daha sakin ve farklı bakarak, daha doğru kararı vererek, sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmamızı sağlar.

Yabancı Dil Öğren

Hem programlama dili hem yabancı dil, her ikisi de olabilir. İkisi de kendimizi ifade etmemiz için bir araçtır ve yurt dışında kariyer yapmamıza ve çalışmamıza yardımcı olabilir.

Hangi dil olacağına herkes kendince karar vermeli. Programla dili olarak trend’de olan teknolojilere yönelik bir tane seçebiliriz. Mesela R istatistik ve analiz programlama dili olabilir. Yabancı dilde ise gitmek istediğimiz ya da müşteri edinmek istediğimiz ülkenin dili olabilir.

Türkiye’nin İlk Sanal Kampüsü’nden Eğitim Al!

www.e-kampus.com ‘a gidip, eğitim alabilirsiniz. 2016’ya yeni konular, yeni uzmanlıklarınızı, istediğiniz yerden katılarak video ders olarak alabilirsiniz. Ayrıca istediğiniz yere de sertifikayı gönderiyorlar.

İyi Bir Dijital Pazarlama Uzmanı Nasıl Olunur?

İyi bir dijital pazarlama için, bir pazarlama uzmanından çok daha fazlasını bilmek gerekiyor. İşte iyi bir dijital pazarlama uzmanı olmak için gereken 5 özellik…

1-İyi bir iletişim: İletişim bir bilimdir. Bir markanın iletişimini üstlendiğiniz anda ilk yapmanız gereken şey, markanın kimliğiyle, mevcut ve potansiyel müşterileriyle uyumlu bir dil kurmak olmalı. Bu konuda Ünsal Oskay’ın “İletişim’in ABC’si” kitabını okumanızı şiddetle öneririm.

2-Dil bilgisi ve anlatım: Bunlar öğrenilip geliştirilebilen özelliklerdir. Bol kitap okumak bu özellikleri geliştirmenin ve diri tutmanın en ideal yoludur. Eğer bu konuda eksikleriniz olduğunu düşünüyorsanız hazırladığınız metinleri mutlaka 2. bir kişiye kontrol ettirmelisiniz.

3-Genel kültür: Çok film izleyip çok kitap okumuyorsanız, en azından güncel dergi ve gazeteleri, haber bültenlerini takip ederek gündemi yakalamaya çalışın. Belki kimse sizden entellektüel bir birikime sahip olmanızı, güncel olayların nedenselliklerini analiz edebilmenizi beklemiyor ama en azından buzdağının görünen yüzü hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

4-E-ticaret eğitimi almak:

Çalıştığınız veya çalışacağınız markanın bir e-ticaret sitesi olabilir. Oradaki metrikleri öğrenmek, satışın nasıl online hale geldiğini görmek isteyebilirsiniz. Var olan pazarlama planlarını online hale getirmek için e-ticaret olgusunun tüm bilgisine sahip olmanız gerekebilir. www.e-kampus.com adresinden alacağınız “e-ticaret uzmanlığı” eğitimi sizi çok daha farklı yerlere taşıyabilir. Ayrıca dijital pazarlama uzmanları içinde bu eğitimin gerektiğini söylememize gerek yok herhalde

5-Analiz: Yaratmış olduğunuz içeriklerle ilgili mecra bazlı raporları mutlaka sürekli olarak kontrol edin. Eposta pazarlamasında çok kullanılan A/B testlerini sosyal medya paylaşımlarınız için de uygulayabilir, hangi içeriğin, hangi metnin ne zaman paylaşıldığında daha fazla etkileşim yarattığını tespit edebilirsiniz. Kararlı olun ama kendi fikirlerinize saplanıp kalmayın. Müşterilerinizden öğrenin.

6-Sosyal Medya Uzmanlığı eğitimi almak: Sosyal medya dijital pazarlamanın en önemli kısmı. Sosyal medya platformlarının arka tarafındaki analitik düzenleri, nasıl içerik yaratmanız gerektiğini, nasıl görsellerle ilerlemeniz gerektiğini, kullanıcıların sosyal medyada nasıl etkileşimlerde bulunduğunu www.e-kampus.com sayesinde “Sosyal Medya Uzmanlığı” eğitimi alarak öğrenebilirsiniz.
5-İşleri paylaştırmak: İyi bir dijital pazarlama uzmanı olmanız her şeyi sizin yapmanızı gerektirmez. Gerektiğinde bir takım işleri delege edin, fikir alın, rica edin… Sizin uzmanlığınız, şeyler arasındaki ilişkiyi ve kurguyu nasıl idare ettiğiniz olmalı.

7 Gün Boyunca Bunları Yapın, Zekanız Pekişsin, Liderliğiniz Parlasın!

İş hayatının rutinliğinden, hepimiz kendimizi zaman zaman ekmek beyinli gibi hissederiz.

Peki 7 günde Einstein gibi olmak mümkün mü? O kadar değilse de, 1 hafta gibi kısa bir sürede zekayı %40 oranında artırmanın mümkün olduğu ortaya konuldu.

Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren Edinburgh Üniversitesi Biomedikal Bölümü’nden Prof. Mark Lythgoes’in 1 hafta süren programı BBC’de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ’larında %40’a varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

Büyük resmi görebilmek, fırsat ve tehditleri analiz edebilmek, başarıya odaklanmak, ilham vermek, desteklemek, sonuç odaklı olmak, yaratıcı olmak da bu egzersizler ile gelişebilir aynı zamanda e-kampus.com’dan liderlik eğitimi de size bu konuda katkılar sağlayabilir.

Sabırsızlandınız mı? Hemen mucize formüle bakalım:

Başlamadan küçük bir hatırlatma…

Ortalama insan beyni 1.4 kilogram, bunun da %80’i sudan oluşuyor. Geri kalan %20’lik katı kısmın ağırlığı yaklaşık 280 gram. Yani bir insanın hayatta ne olacağına ya da ne olamayacağına karar veren 280 gramlık bir parça…

Buyrun 7 gün formülü:

1. Cumartesi

Dişinizi her zaman kullandığınız elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kapatarak duş alın. Liderlik eğitimi almış kişi olmak bunu gerektirir.

2. Pazar

Sabah saatlerinde bulmaca çözün ve hemen ardından kısa bir yürüyüşe çıkın. Liderlik özelliğini taşıyan kişiler bunu sıklıkla yaparlar ve her zaman büyük resmi böyle bulurlar.

3. Pazartesi

İşe ya yürüyerek, ya bisikletle ya da daha önce hiç kullanmadığınız bir araçla gidin. Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. Daha az stres ile daha verimli bir iş yaşamı için adım atmak isteyenler de bunları mutlaka yapsın.

 

4. Salı

Sözlükten hiç bilmediğiniz 10 adet sözcük öğrenin ve bunları o günkü günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.

5. Çarşamba

Bir yoga, pilates ya da meditasyon dersine katılın ve burada daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun. Veya www.e-kampus.com adresine gidin biraz eğitim alın

6. Perşembe

İşe daha önce hiç kullanmadığınız bir yoldan gidin (taksiyle değil) ve aynı akşam televizyondaki ciddi bilgi / belgesel programlarını izleyin. Bakın e-kampus.com ‘da eğitimler izleyebilirsiniz

7. Cuma

Bugün hiç alkol ve kafein tüketmeyin. Hafta sonu için uzun bir haftalık ev alışverişi listesi hazırlayın ve listeyi ezberlemeye çalışın.

BONUS

İnternetten zekayla ilgili bir şeyler okuduğunuza göre, beyninizle seviyeli bir birlikteliğiniz var demektir. Sizi tebrik ediyor, devamını diliyoruz. Öğrenmeye bu kadar açıksanız lütfen e-kampus.com ‘a da uğrayın, faydalı işlere devam edin

İlham Veren 10 Girişimci Hikayesi

Tüm girişimcilere ilham kaynağı olabilecek 10 girişimci ile sizi baş başa bırakalım. Bu yazıdan sonra da sizi e-kampus.com “Genç Girişimci” bölümüne alalım Belki bu konuda üniversite onaylı bir başarı sertifikanız olur.

1. Wences Casares

1974 Arjantin doğumlu teknoloji girişimcisi ve bitcoin destekleyicisi Xapo’nun CEO ve kurucusu. Casares ayrıyeten New York merkezli bilgisayar oyunu şirketi olan Wanako Games’in de kurucusudur şirketin Assault Heroes oyunu 2006 yılında yılın oyunu seçilmiş.

2. Jan Koum

1976’da Ukrayna’da doğup 1992 yılında ABD’ye göç etmiş bilgisayar mühendisi ve internet girişimcisi Şubat 2014’te Facebook’a satışı gerçekleştirilen WhatsApp’ın kurucusu ve CEO’su. Genç yaşlarında bir manavda temizlikçi olarak çalışırken, 2014’te Amerikanın en zengin 62. insanı olarak gösterilmiş.

3. Mark Cuban

1958 doğumlu ABD’li dolar milyarderi girişimci. Çok küçük yaşta iş hayatına atılan Cuban, 1999’da 5.7 milyar $ fiyatla Yahoo’ya satışı gerçekleştirilen Broadcast.com’un kurucusu. Ayrıca kendisine ait bir NBA takımı bile var: Dallas Mavericks. Şu anda 2200 m2’lik malikanesinde vakit geçirmekte.

4. Elon Musk

1971 Doğumlu Elon Musk mucitliğiyle ön plana çıkan bir girişimci, gerçek hayatın Tony Stark’ı olarak gösterilmekte. Ekim 2002’de 1.5 milyar $ fiyatla eBay’e satışı gerçekleşen PayPal’in kurucususu. SpaceX’in baş tasartımcısı olmasının yanında, CEO ve Kurucusu bunun yanında Tesla Motors’un ürün mimarı ve de ortak kurucularından.

5. Do Won Chang

1954 Kore doğumlu ABD’li girişimci, giyim markası Forever 21’in kurucusu ve sahibi, yaklaşık 5,4 milyar $’lık servetli girişimci.1984 yılında eşi ile beraber işletmeye başladığı bir tek mağazaları varken şu an bu sayı 400’ün üzerinde.

6. Mark Zuckerberg

1984 ABD doğumlu sosyal paylaşım sitesi Facebook’un kurucusu Amerikalı girişimci. 2015 yılındaki yaklaşık 35,1 milyar $’lık servetiyle dünyanın en genç zengini. 2010 yılında Time dergisi tarafından “Yılın Adamı” seçilmiş.

7. Jack Dorsey

1976 ABD doğumlu yazılım mimarı ve işadamı. Birçok kişi tarafından kullanılan sosyal medya platformu Twitter ve bir mobil ödeme şirketi olan Square’un kurucusu kimliği ile tanınmakta. 2008 yılında MIT Technology Review tarafından “35 yaşın altındaki en yenilikçi 35 kişi”den biri seçilmiş.

8. Steve Jobs

1955 ABD doğumlu Steve Jobs Apple’ın kurucu ortağıdır. 2011 yılındaki ölümünden 5 hafta öncesine kadar CEO olarak görev yapmış. Bilgisayar endüstrisinin önderlerinden olarak kabul edilir. Apple’ın yanında Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları’nı da kurmuş ve yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.

9. Stephan Kaufer

1963 Doğumlu Amerikalı girimci. 2000 yılında kurduğu içinde binlerce tatil noktasının olduğu dünyanın en çok kullanılan seyehat planlama ve rezervasyon yönlendirme platformu TripAdvisor’un CEO’su.

10. Sergey Brin

1973 Rusya doğumlu ABD’li girişimci. Arkadaşı Larry Page ile birlikte Google şirketini kurdu. Hâlen Teknoloji başkanı ve yönetim kurulu üyesi olan Sergey Brin, Forbes’a göre 20,3 milyar dolarla , dünyanın en zengin 100 insanından biri.

İlk İş Gününden Hayat Kurtaran Öneriler

İlk izlenim her zaman çok önemlidir. Yeni kariyerinin ilk günü olan ilk iş günü yöneticilerinin ve arkadaşlarının hakkında ilk izlenim edineceği gün. Yeni mezunsan ve hiç iş tecrüben yoksa ilk gün hep daha zor gelir. İşte o günün başarılı geçmesi için birkaç öneri…

1) Sakın geç kalma: İlk günün zamanında işte olmak çok önemli. Hatta olman gereken saatten biraz önce gitmek senin işe ne kadar önem verdiğini gösterir. Böylece yöneticinin gözüne girebilirsin.

2)Sorular sor: Eğer yöneticinin verdiği işi bitirirsen “bu işi bitirdim başka ne yapabilirim” diye sor. Ya da iş arkadaşlarına mutfağın, fotokopi makinasının nerede olduğunu sor. Bu işe bağlanmaya çalıştığını herkese gösterir.

3)Gülümse ve arkadaşça davran: Büyük olasılıkla ilk gün birçok iş arkadaşınızla tanışacaksınız. İlk tanışmanızda yüzünde samimi bir gülümseme olması gerçekten önemli. Yeni olduğunuz için sizi merak edecekler. Hakkınızda onlara daha önce ne söylendiğini bilmediğiniz için en iyisi olduğunuz gibi ve arkadaşça davranmanız.

4)Eğitim al, sertifikan olsun, uzmanlığını konuştur: Online eğitim sitelerinden eğitim alabilir, oturduğun yerden üniversite onaylı sertifika sahibi olabilirsin. Bunların arasında www.e-kampus.com ‘un çok iyi olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.

4)Çok dinle, az konuş: İş arkadaşlarınızı dikkatlice dinleyerek onlar hakkında fikir edinebilirsiniz. Onların konuşmalarından kişilikleri ve konumları hakkında bilgi edinmeye çalışın.


5)Erken ayrılma: İşe geç kalmamamak gibi erken ayrılmamakta önemli. Sürekli çıkış saatini bekler gibi bir izlenim vermemek için çıkış saatini biraz geçtikten sonra çıkın. Bu hem sıkılmadığınızı hem de işle ilgilendiğinizi gösterir.

Yukarı Çık