kariyer,eğitim,sertifika

Tag archive

kariyer molası

Nasıl Konuşalım ki İnsanlar Dinlesinler?

Az önce bir telefon konuşması yaptım ve tabiri caiz ise başım şişti. Neden sizce? Çünkü konuşan kişi benim dinleyip, dinlemediğimle hiç ilgilenmiyordu ve tek derdi anlatmaktı. Nezaketen dinlemeye çalışsam da adeta nefes alamadığımı hissettim, üstelik iliklerime kadar. Sizce kimi dinlemek bir kabus olur? Benim ilk sıramda şikayet edenler geliyor. Yaşadıkları deneyimi abartarak, dünya meselesi haline getirerek ve hatta akıl alıcı şekilde detaylandırarak, tekrar ve tekrar anlatanlar var mı etrafınızda? Peki siz bu kişileri dinlemek istiyor musunuz? Dinleme becerimi geliştirdiğimden beri etrafımı bu tarz insanların daha fazla sarmaya başladığını birden bire fark ettim. Hatta bir Catering kuruluşunun genel müdürü olan sevgili kardeşimin es vermeden 4,5 dakika konuştuğunu görünce bir dur dedim ona. Sence ben seninle miyim? Ve bu anlattıkların beni ilgilendiriyor mu? Aslında bu soruyu kendime hiç sormadım dedi. Bence de dedim. Şaşırdı ve gülüştük.

Nasıl konuşalım ki insanlar dinlesinler sizce?

Profesyonel anlamda konuşma yaparak para kazanan biri olarak size öncelikle nasıl konuşmamamız gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Dünyanın en iyi TED Talks konuşmacılarından biri olarak kabul edilen Jullian Treasure bir ses koçu. Onun yedi ölümcül günah olarak bahsettiği ve birinin bizi dinlemesine engel olan başlıklara bir göz atalım.

Dedikodu. Orada olmayan biri hakkında kötü konuşmak olarak tanımlıyor Treasure bunu ki; bence haklı. Dedikodu konusunda emin olabileceğimiz bir şey, başkası hakkında konuşan birinin bizim hakkımızda konuşabileceği gerçeğini bilmektir. Kurum içerisinde dedikodu yapan kişileri gözünüzün önüne bir getirin. Onları dinlesek de onlara gerçekten ne kadar inanırız sizce? Ya da onu kalbimizle dinler miyiz? Yoksa sadece belki bir şey duyarız diye baş mı sallarız onlara?

Yargılama. Sizi yargılayan veya suçlu bulan birini de dinlemek zordur değil mi? Öğüt veren insanları dinlemeyi kim sever eğer kişi akıl istemediyse? Çok sevdiğim bir cümle var. Suçluluk duygusu geriye, sorumluluk duygusu ileriye taşır. Sizi geçmişte yaptığınız hatalardan dolayı yargılayan kişilerle konuşmak istemezsiniz. Kendinizi bir mahkemede gibi hissettirirler ve siz de farkında olmadan savunucu dinlemeye geçersiniz. Ya da saldırma taktiği uygularsınız. Net olan şey, bu kişileri dinlemek istemeyiz.

Yanılıyor muyum?

Olumsuz bakış açısı ve şikayet etmek. Etrafınızda ne olursa olsun neredeyse her şeyin eksik ve zayıf yönüne odaklanan ve sürekli şikayet eden insanlar var mı? Ve nezaketinizi bir yana koyacak olsak, bu insanları gerçekten dinlemek ister misiniz? Bu konuda kâbus gibi bir genel müdürümüz vardı ve her sabah bizi kendince bir gün önce yaşadığı ter türlü olumsuzluğu dinlemeye mecbur etmeye çalışırdı. İki yıl boyunca müşterilerimden ısrarla istediğim sabah toplantılarımın sebebi de buydu. Onu dinlemeye tahammülüm yoktu. Çünkü moralim dibe vuruyordu ve bendeki çalışma isteğini yok ediyordu. Bu tarz bir durum yaşıyorsanız, uzak durun. Şikayet etmek, bulaşıcı bir ıstırap diyen Jullian’a katılmamam mümkün değil. Zira şikayet, güneş saçan bir ışık değil ve dünyaya hafiflik vermiyor.

Mazeretler. Yöneticilik yaptığım dönemde verilen görevle ilgili yanıma gelen iki tip arkadaşım vardı. Biri neyi, neden yapamadığını anlatır, diğeri yapmak için neye ihtiyaç duyduğundan bahsederdi. Siz olsanız kimi dinlerdiniz? Elbette ikincisi değil mi? Yöneticinizin sizi dinlemek istememesinin sebeplerinden biridir bu emin olun. Neden olmadığını ya da olmasının mümkün gibi gözükmediğini o zaten bilir çünkü. Onun duymak istediği bu konuda sizin ne önerdiğiniz ya da çözüme mi, yoksa soruna mı odaklandığınızdır. Maymun atma dediğimiz suçlu bulma oyunu değildir akıllı yöneticileri ilgilendiren. Her şeye rağmen bunu nasıl çözeceğimizdir.

Abartma ve yalan söyleme. Zorlu işler verdiğim ekip arkadaşlarımdan bazıları bu işle ilgili, yeterince emek vermek yerine bana herkesi aradım, kimse bizim projeye para vermek istemiyor derdi. Kaç kişiyi aradın diye sorduğumda olası ve mevcut müşterilerin yüzde 10’una dahi henüz ulaşmadıklarını saptardım. Abartmanın, zaman içerisinde yalan söylemeyi de getirebileceğini o zamanlar bilmiyordum. Bugün emin olduğum şeyin; abartan insanların zamanla yalana meyilli oldukları ve onların söylediklerinin bir kulağımdan girip, diğerinden çıktıkları. Bunu bir düşünün!

Dogmatizm. Fikirlerin gerçekler ile karıştırılması. Olgu ve düşünce arasındaki farkı ilkokulda öğrendiğimiz halde nedense birçoğumuz dünyayı kendi gerçekliğimizle algılar ve yorumlarız. Bence o yeterince çaba göstermiyor, çaba gösterseydi bu işin olması için gereken her şeyi yapardı gibi kişisel ve genelleme içeren yorumlarla boğulan cümleler duyarız. Peki dinlemek ister miyiz? Sanmıyorum.

Bu yedi günahı duyduktan sonra kendinize hâlâ nasıl konuşayım ki beni dinlesinler diye soruyorsanız işte size reçete:

• İletişimlerinizde açık ve şeffaf olun. Birisi hakkında düşündüğünüz bir şeyi o kişiyle pozitif ve akılcı bir şekilde paylaşın ve başka biriyle de bunu konuşmayın.

• Herkes o an için bildiğinin en iyisini yapar. Yapmadıysa inanın ne yapacağını, nasıl yapacağını ve neden yapacağını henüz bilmiyordur. Sabır, sevgi ve sükunetle ona yardımcı olun.

• Yaşam bir sahnedir. İster oyuncu olursunuz, isterseniz seyirci. Kim olursanız olun yaşam, istersek hepimize, her zaman bir şeyler öğretir. Kurban olmayı; yargılayanlar, ben yaptım demeyi; öğrenenler seçer. Tabi siz isterseniz… Ve dünya, siz onu nasıl görüyorsanız öyledir. Gerisi size kalmış.

• Neyi nasıl yaparım’ı düşünenler haritada yol alırlar. Diğerleri benzin bitti napayım diyerek yolda kalırlar. Siz hangisini tercih edersiniz?

• Çok klişe biliyorum ama ancak ve ancak kendinizi kandırırsınız. Yaşadıklarınız sizin anlam kattığınız kadar zor ya da kolaydır. Ve yalancının mumu gerçekten yatsıya kadar yanar.

• Söylediğim her şey benim gerçeğim. Size uymuyorsa anlarım. Bu yazıyı yazma konusunda bana cesaret veren yaşamımda aldığım sonuçlar. Ve gerçek olan tek şey; benim burada yazmam ve sizin bunu okumanız…

Sahi bir de kuşları dinleyin, sesinizdeki ritmi yakalamak için…

Müzakere tekniklerinde ve mülakatlarda başarıyı yakalamak için e-kampus.com ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak; Harvard Business Review

Turizm Sektörü Temsilcilerinden ‘Bayram Tatili 9 Gün Olsun’ Talebi

Rusya krizi ve Avrupa turizmindeki ciddi düşüş oranları nedeniyle en kötü yılını geçiren sektör temsilcileri, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasını ve bunun bir an önce açıklanmasını talep etti.

Ramazan Bayramı tatili, arefe günü olan 4 Temmuz Pazartesi öğleden sonra başlayıp, 7 Temmuz Perşembe günü sona eriyor.

Cuma gününün de Bakanlar Kurulu kararıyla tatil ilan edilmesi durumunda iki hafta sonu birleştirilerek tatil süresi 9 güne çıkacak.

Bu yıl en kötü dönemini yaşayan turizm sektörü, 9 günlük tatilin kendileri için umut olabileceği düşüncesiyle harekete geçti.

DHA’nın verdiği bilgiye göre, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), Akdeniz Turistik Otel İşletmecileri Birliği (AKTOB), Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) gibi oda ve dernekler, konuyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvurdu.

Bu konuda Bakanlar Kurulu’nun da kararını son günlere bırakmaması, insanların planlarını şimdiden yapabilmesi ve iç turizm hareketliliği açısından bir an önce açıklaması talebinde bulunuldu.

Sektör temsilcileri Aradaki cuma gününün tatil edilmesi halinde iç turizmin canlanacağını söylüyor ve ayrıca erken açıklanmasını talep ediyor.

Sıkıcı Özgeçmişlerden Kurtulun! İşte Yaratıcılıkta Sınırları Zorlamış 20 Dikkat Çekici CV

“Bir sürü yere CV yolladım, cevap bile vermiyorlar!’’ diyenlerden misiniz?

Vermiyorlar; çünkü istediğimiz kadar başarılarla, şahane okullarla, tecrübelerle dolu CV’ler hazırlayalım, yüzlerce, binlerce aday arasından öne çıkabilmek, dikkat çekebilmek gerçekten çok zor. Herhalde hiçbir İK yetkilisi de birbirinin aynısı, donuk, sıkıcı kağıt yığınlarına bakmak zorunda olmaktan hoşlanmıyordur.

CV’leri dikkat çekici hale getirelim; ama nasıl? İşte ilham alabileceğiniz, “Farklılıklar nasıl ortaya koyulur?” derecesinde hazırlanmış yaratıcı ve sıra dışı CV’leri sizler için derledik!

1. Adeta dikkatlerden kaçamasın diye hazırlanmış

blog1

Çizim yapmaya olan merakınız kadar bu konudaki yeteneğinizi de oldukça ikna edici biçimde işte böyle gösteren Sercan Bey’i tebrik ediyoruz

2. Konsept tasarıma nefis bir örnek

blog2

CV’lerde en sık yaptığımız hata, her başvuru için aynı formatı kullanmak oluyor. Halbuki Sid Santos, tişörtten ambalaja kadar çeşitli konseptlerde tasarım yapabildiğini CV’sini böyle farklılaştırarak göstermiş.

3. Hem zarif, hem de yaratıcı

blog3

Yeteneklerin yüzde verilerek üstüne konumlandırıldığı o kartela CV’nin tüm havasını hemen değiştirmiş.

4. Yalnızca bir kağıttan ibaret bırakmak zorunda da değilsiniz.

blog4
Lucia Paul’un bu çok zarif örneğinde de olduğu gibi, çalışmalarınızı portfolyo halinde defterleştirebilirsiniz.

5. Tek sayfada alt alta listelerken de sıkıcılıktan uzak kalmak mümkün.

blog5

Tudor Deleanu, format olarak klasiğe yakın bir çizgi seçmiş; ve pek çoğumuzun CV’sinde olduğu gibi, deneyim ve becerilerini alt alta listelemiş. Ancak bunu yaparken hem renkleri hem de hizalamaları kullanışı CV’yi sıkıcı olmaktan hemen çekip çıkarıyor.

6. Hayatın zaman tüneli

blog6

Rybak, yıllar içindeki kişisel ve kariyer yolculuğunu bir zaman tüneli haline getirerek hem kolay okunur, hem de ilgi çekici bir sonuca ulaşmış diyebiliriz.

7. Fakat sizin daha sade ve ciddi bir tarzınız olabilir.

blog7

Yaratıcılık adına ciddiyetten çıkmak da şart değil. Çok küçük farklılaştırmalarla klasikle dikkat çekiciliği dengeleyebilirsiniz.

8. Veya “Her şey yazsın” diyenlerden olabilirsiniz.

Bunun için 4 sayfalık CV hazırlamanıza da gerek yok; epey fazla yazı var ama gayet güzel kurgulanmış ve tek sayfada özetlenmiş.

9. Kuşkusuz son derece yaratıcı bir başka tasarım

blog9

Jolie O’dell, iş deneyimlerini şarkı listesiymişçesine plak üzerine yerleştirmek suretiyle oldukça güzel bir iş çıkarmış ve hakikaten dikkat çekici olduğu kadar güzel de.

10. Kişiyi daha CV’nizi okumaya başlamadan etkilemek mümkün.

blog10

Sarı yeteri kadar parlak ve iddialı; siyahla böyle birlikte kullanımı ise son derece cesur olmuş.

11. Western formatı

blog11

Bizce gayet şık tasarlanmış bir başka örnek. Fontların kullanımından, kağıdın size hissettirdiği dokuya kadar her şey birbiriyle uyumlu.

12. Kendinizi en hızlı biçimde ifade edebilmeniz yeterli.

blog12

İlla çok şaşaalı ve iddialı örneklere gerek yok. Devamlı fikir geliştirip bunları bir yerlere karalayıp duran üretken bir beyne sahip olduğunuzu işte bu CV gayet güzel anlatabilir.

13. Metro haritası kimin aklına gelirdi?

Kısa ve özet bilgi vermenin en sıra dışı biçimlerinden biri bu örnekte karşımıza çıkıyor. Belki gerçekten de, bildiğimiz şeylerle yaptığımız işler bizleri kariyer başarısına taşıyacak yolun istasyonlarıdır.

14. En iddialısı bende olsun diyebilirsiniz.

blog14

Çok fazla yazı ve açıklamaya gerek bırakmadan dikkatleri derhal çeken türde bir örnek daha.

15. Mimarlık alanında bir kariyeriniz olabilir.

blog15

Yaratıcı CV’ler elbette yalnızca grafik tasarım ve dijitalcilerden çıkmıyor. Hiçbir iş alanı, sıra dışı ve dikkat çeken bir CV oluşturmanıza engel değil.

16. Bırakın iş kişiselleşsin.

blog16

Denise adeta kendi çalışma masasının bir kopyasını CV’ye çıkararak son derece dikkat çekici bir CV hazırlamış.

17. “Biçilmiş kaftan”!

blog17

Dikiş alanındaki beceriye dikkat çekmenin daha kolay bir yolu herhalde olmazdı. Kumaş gibi sıra dışı olduğu kadar, anlatılan şeyi vurgulamaya gayet güzel bir örnek olmuş.

18. Gerektiği kadar yere dikkat çekmek yeterli.

blog18

Fotoğrafınızın da klasik kullanımından bu biçimde uzaklaşabilirsiniz.

19. Ne de olsa Apple’dan mülakat koparmak kolay iş değil!

blog19

Craig Baute’nin bu zekice CV’si ise Apple tarafından görüşmeye çağırılmasına yetmiş. Akış diyagramı bizce de harika bir fikir; kendini nasıl da kolay okutuyor ?

20. Pixar gibi bir animasyon devinin dikkati ise, herhalde ancak böyle çekilebilirdi!

blog20Brian Moose, kendi hazırladığı bu vintaj film çantasının içine de illüstrasyonlarını içeren bir defter yerleştirmiş.

İnternette kısa bir aramayla daha pek çok özenli, zekice ve yaratıcı olarak hazırlanmış örneğe ulaşmak mümkün. Eğer o Word’de yazılıp PDF’e çevrilmiş dümdüz ve sıkıcı kağıt senin kişiliğini ve yeteneklerini yansıtmıyorsa, yansıtır hale getirmek senin elinde ?

Unutulmaz Hollywood Filmlerinden İş Hayatındaki Herkese İlham Verecek Nitelikte 20 Alıntı

Sırf biri tökezleyip yolunu kaybetti diye sonsuza kadar kayboldu demek değildir. Bazen hepimize biraz yardım gerekir.

Aynen öyle! Biz de bu fikirden yola çıktık; ve çalışma hayatının hengamesinde bolca tökezlemekteyken yardımımıza koşup bize ilham verecek 20 güzel alıntıyı listeledik:

 

1. Kimsenin sana bir şeyi yapamayacağını söylemesine izin verme; benim bile. Bir şeyi istiyorsan, git ve al; nokta.

Chris Gardner, Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happyness), 2006

2. Doğarsın, canına okurlar. Dünyaya çıkarsın, daha çok canına okurlar. Biraz yükselirsin, daha az canına okurlar. Kat kat bir kremalı pasta böyle bir şeydir işte, evlat.

Eddie Temple, Bir Dilim Suç (Layer Cake), 2004

3. Her şeye dikkatini ver; gördüğün her şeye. Başka kimsenin farkına varmadığı şeyleri fark et. O zaman kimsenin bilmediği şeyleri bileceksin.

Loris Harrow, Sihirli Şehir (City of Ember), 2008

4. Ben müşterilerimi kazanmak için inşa etmem, kendi inşalarımı hayata geçirebilmek için müşteri kazanırım.

Howard Roark, Hayatın Kaynağı (The Fountainhead), 1949

5. İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılarsa çalar.

Steve Jobs, Silikon Vadisi Korsanları (Pirates of Silicon Valley), 1999

6. Aklınız fikriniz çok para kazanmakta olduktan sonra, çok para kazanmak marifet değildir.

Bernstein, Yurttaş Kane (Citizen Kane), 1941

7. İnsanın gayret etmesi için, hiçbir sınır olmamalıdır. Hayat ne kadar kötü görünse de nefes aldığınız müddetçe umut da vardır.

Stephen Hawking, Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything), 2014

8. Çok fazla diye bir şey yoktur. Her şeyin sınırlarını zorlayabildiğin kadar zorlarsın. Karşıdaki karşılık verene kadar zorlamaya devam edersin. Daha sonra ise, biraz daha fazla zorlarsın.

Walter Abrams, Kirli Para (Two For The Money), 2005

9. Bana yapamam deme! Bana yapılamayacağını söyleme!

Howard Hughes, Göklerin Hakimi (The Aviator), 2004

10. Satılamayacak hiçbir şey yoktur. Telefonu her açtığında bir satış gerçekleşir. Ya sen müşteriye bir hisse satarsın ya da müşteri sana neden alamayacağı ile ilgili bir bahane satar. İki türlü de satış gerçekleşir. Önemli olan, kapanışı kimin yapacağıdır; sen mi, yoksa o mu? Şimdi, acımasız ol.

Jim Young, Kazan Dairesi (Boiler Room), 2000

11. Orijinal bir fikir bulmalıyım. Öne çıkmanın en yakın yolu bu olabilir.

John Nash, Akıl Oyunları (A Beautiful Mind), 2001

12. İki küçük fare kaymak kovasına düşmüş. Birinci fare hemen pes etmiş ve boğulmuş, ikinci fare ise didinmiş, o kadar çırpınmış ki kaymağı yağa çevirip tepesine çıkmış. Beyler, şu andan itibaren ben ikinci fareyim.

Frank Abagnale Sr, Sıkıysa Yakala (Catch Me If You Can), 2002

13. Sen buradaki kötü adam olmak zorunda değilsin. Sen en yetenekli, en ilginç ve sıra dışı insansın şu evrendeki. Sen özelsin. Ben de. Herkes öyle! Kehanet hepimizle ilgilidir. Şu anda ise sadece seninle ilgili. Ve sen hâlâ her şeyi değiştirebilirsin.

Emmet, Lego Filmi (The Lego Movie), 2014

14. İçimde korkunç bir şeyler oluyor ama nedenini bilmiyorum. Geceleri ortaya çıkan kana susamışlığım gündüzlere taştı. Delirmenin eşiğine geldim. Sanırım beni aklı başında gösteren maskem düşmek üzere.

Patrick Bateman, Amerikan Sapığı (American Psycho), 2000

15. Bazen, kimsenin hayal edemediği şeyleri hayal edip yapabilen insanlar olur.

Alan Turing, Yapay Oyun (The Imitation Game), 2014

16. Sırf biri tökezleyip yolunu kaybetti diye sonsuza kadar kayboldu demek değildir. Bazen hepimize biraz yardım gerekir.

Charles Xavier, X-Men Geçmiş Günler Gelecek (X-Men Days of Future Past), 2014

17. Bu dünyada yetenek karın doyurmaz. Yıllar yılı birçok yetenekli insan tanıdım. Peki disiplin, kendini adamışlık ve sağlam bir iş ahlakı olmadan kaçı profesyonel anlamda başarılı oldu? Söyleyeyim. Sıfır.

Turlington, Çocukluk (Boyhood), 2014

18. Zihnim durgunluğa isyan ediyor! Bana sorunlar ver, iş ver. Ne kadar çabuk, o kadar iyi.

Sherlock Holmes, Sherlock Holmes, 2009

19. En dirençli parazit hangisidir? Bakteri mi? Virüs mü? Bağırsak solucanı mı? Fikirdir! Dirençli ve son derece bulaşıcıdır. Bir kere beyne yerleştiğinde, söküp atmak neredeyse imkansızdır. Biçimini almış ve kavranmış bir fikir, yapışıp kalır.

Cobb, Başlangıç (Inception), 2010

20. Hayat, santimetreden ibaret bir oyun. Futbol da öyle. Hayatta ve futbolda hata payı o kadar düşüktür ki, yarım saniye yavaş ya da hızlı kalırsan, yakalayamazsın.

Tony D’Amato, Kazanma Hırsı (Any Given Sunday), 1999

Kovulduktan Sonra Dönüşleri Muhteşem Olmuş 20 Olağanüstü Başarılı İnsan

Patronunuz tarafından kapı dışarı edilmek kuşkusuz çok moral bozucu. Ama aşağıdaki başarı örnekleri, başta fiyasko gibi görünen durumların adeta bir fırlatma tahtasına dönüşebileceğinin ispatı.

Steve Jobs’tan Jerry Seinfeld’e, kovulmalarını fırsata dönüştürüp inanılmaz birer sıçramayla geri dönmüş 20 olağanüstü insan…

1. Thomas Edison kovulduğu Western Union şirketindeki ofisinde gizli gizli deneyler yapıyordu.

32

Ta ki 1867’de bir gece, Associated Press telgraf bürosunda kimyasal bir kazaya sebep olana dek.

Edison icatları üzerinde çalışmak ve okuyabilmek için gece vardiyasında çalışıyordu. Bataryalar üzerinde deney yaptığı bir gece yanlışlıkla yere döktüğü sülfürik asit, döşemeyi geçip bir alt kattaki patronunun masasına damladı.

Ertesi sabah kovulmuştu. Böylece tüm zamanını icat yapmaya adadı ve iki yıl sonra elektronik oy verme cihazı ile ilk patentini aldı.

2. Hillary Clinton, Alaska Valdez’de bir konserve somon firmasındaki işinden kovulmuştu.

Hillary Rodham Clinton Signs Copies Of Her Book 'Hard Choices' In New York

Elime bir kaşıkla bir çift çizme verildi; ve somonun içindekileri temizlemem istendi,” diyen Clinton, bu pozisyonda fazla kalmadığını, havyarları ayıklayan Japon balıkçıların çok yavaş çalıştığı için ona bağırdıklarını belirtiyor. “Sonuç olarak beni oradan sepetlediler” diye ekliyor.

Paketleme bölümüne alındıktan sonra, paketlenen somonların “yeşil-siyah olduklarını, korkunç göründüklerini ve koktuklarını” fark eden Clinton kalite kontrol sürecini sorgulamaya başlayınca, kontrol süreci toptan iptal oluyor ve aynı yerden ikinci kez kovuluyor.

3. Steve Jobs, kurucu ortağı olduğu Apple’dan kovuldu. İkinci denemesiyse muazzam oldu…

34

“Oyundan atılmıştım, resmen atılmıştım. Tüm yetişkinlik hayatımın hedefi gitmişti, ve bu çok yıkıcıydı.”

“The Second Coming of Steve Jobs” kitabının yazarı Alan Deutschman, Jobs’un 1985 yazını orta yaş krizi içinde, politikaya girmekten astronot olmaya kadar, ne yapmak istediğine karar vermeye çalışmakla geçirdiğini anlatıyor.

Jobs Apple’dan ayrı kaldığı zamanlarda, daha sonra Apple tarafından alınan ve Pixar’ı piyasaya süren NeXT bilgisayar firmasını kurdu. On yıl kadar sonra Apple’a geri döndüğündeyse, malum, iPod, iPhone, ve iPad devrimini yarattı.

4. Walt Disney ilk animasyon işinden, “hayal gücü eksikliği ve iyi fikirilere sahip olmadığı” gerekçesiyle editörü tarafından kovuldu.

47

Üstelik bu, başarısızlıklarının sonu da değildi. Disney, Laugh-O-Gram ismindeki animasyon stüdyosunu satın alıp daha sonra iflasa sürükledi. Sonunda, hedefini çok daha karlı bir alana yöneltti: Hollywood.

Kardeşiyle beraber Kaliforniya’ya taşındı ve “Disney Brothers’s Studio”’yu kurdu. Bu stüdyoda Mickey Mouse ve Disneyland’i yarattı; ve 22 tane Oscar kazandı.

5. Jerry Seinfeld bir okuma provası esnasında, senaryoda kendi bölümünün olmadığını görene kadar kovulduğunu bile bilmiyordu.

65

Meşhur şovu “Seinfeld”den önce 1980’lerin başlarında, “Benson” isimli sitcom’da küçük bir rolü olan komedyen, yapımcılarla karakterin hikayesi hakkında çatışmaya düştü ve sadece dört bölüm sonra kovuldu.

Ne yazık ki kimse Seinfeld’e işten çıkarıldığını söyleme zahmetine girmemişti. Seinfeld çekimden bir gün önce okuma provasına geldi ve kendisi için senaryonun bir kopyasının hazırlanmadığını gördü. Yönetmen yardımcısı onu bir kenara çekti ve artık dizide olmadığını haber vermeyi unuttuklarını söyledi.

Seinfeld aşağılanmıştı tabii; ama yılmayıp hemen akabinde komedi kulüplerinde tekrar sahne almaya başladı. Ve şansına, ilk performansı esnasında bir yetenek avcısı da izleyiciler arasındaydı. Sonrasını biliyoruz.

6. Madonna Dunkin’ Donuts’taki işini, müşterilerin üzerine jöle fışkırttığı gerekçesiyle kaybetti.

76

Biyografisini yazan Andrew Morton’a göre Madonna, okulu bırakıp meşhur olmak için New York’a taşındıktan sonra, sert bir başlangıç yaptı. Para kazanmak için Times Meydanı’ndaki Dunkin’ Donuts’ta çalışmaya başladı. Ancak bu macera bir gün bile sürmedi: Bir müşterinin üzerine jöle fışkırttıktan sonra, kapı dışarı edildi.

Tüm zamanların en asi pop kraliçesi, 1979’da müzik sahnesine giriş yapana kadar pek çok fast food restoranında ve garsonluk işlerinde çalıştı.

7. Robert Redford, tembel ve özensiz bir işçiydi. Belli ki yetenekleri başka alanlardaydı.

70

Redford gençliğinde, El Segundo’da Standard Oil rafinerisindeki gemi tersanesinde forklift kullanmak ve tankları temizlemekle görevli bir işçiydi.

Petrol tankının üzerinde uyurken amirine yakalanınca, kovulmak yerine kimya bölümünde şişe temizleme departmanına gönderildi. Ama sürekli cam şişeleri kırınca işten çıkarıldı.

Redford sonraları pek çok tuhaf işten daha kovuldu: “Kovulmam gereken işlerden kovuldum” diye açıklıyor. “Bu işlerde sadece para kazanmak için çalışıyordum ve fark ettim ki, bunların hiç biri bana göre değildi. Ben kesinlikle iş piyasası için yaratılmamıştım.” Hemen ardından da, oyunculuk yapmak için New York’a taşındı.

8. Rowling, Uluslarası Af Örgütü’nün Londra ofisinde sekreter olarak çalışıyordu.

90

Ofis bilgisayarında hikayeler yazıyor ve Harry Potter adında genç bir büyücünün hayalini kuruyordu. İşverenleri en sonunda bu durumdan bıktılar ve kapıyı gösterdiler.

Yazmaya odaklanmaya karar verene dek geçirdiği birkaç yılda, kıdem tazminatının yardımıyla ayakta kalabildi. Kendisi bugün, tüm zamanların en meşhur kitap serisinin yazarı.

9. Baltimore’lu bir TV yapımcısı Oprah Winfrey’e, “televizyon için hiç uygun olmadığını” söyledi.

56

Oprah Winfrey, Baltimore’da WJZ-TV’deki akşam haberleri muhabirliğinden, haberleştirdiği hikayelere çok duygusal yaklaştığı gerekçesiyle kovuldu.

Yapımcısı ona televizyon haberleri için uygun olmadığını söyledi. Teselli olarak “People Are Talking” isimli gündüz programında bir rol önerdi. Program çok popüler oldu, ve Winfrey sekiz yıl boyunca devam etti.

Sonunda Winfrey, 25 sezon devam eden “The Oprah Winfrey Show”un sunucusu oldu. Forbes’a göre şu anda 3 milyar dolarlık bir servete sahip.

10. Carly Fiorina Hewlett-Packard’ın CEO’su iken kovuldu.

8723

Fortune 500 listesindeki ilk kadın yönetici olan Fiorina, 2002’de çok tartışılan, Hewlett-Packard’ın Compaq’i 25 milyar dolara satın alma kararının ve 15.000 çalışanı işten çıkarmasının akabinde, HP’den istifa etmek zorunda bırakıldı.

Geçtiğimiz mayıs ayında ABD başkanlığa adaylığı koydu ve şu anda tahminlerde Jeb Bush ve Marco Rubio gibi politikacılarla kafa kafaya gidiyor.

Ağustos ayında CNN’e şöyle dedi Fiorina: “Toplantı odasındaki bir tartışma esnasında kovuldum. Neden biliyor musunuz? Çünkü statükoya meydan okudum. Liderler böyle yapmalı. Statükoya meydan okuduğunuzda, liderlik ettiğinizde, düşman kazanırsınız. Bu yüzden çok az kişi liderlik yapar.”

11. Mark Cuban bir bilgisayar mağazasındaki tezgahtarlık işinden kovuldu. Bu, başkası için çalıştığı son iş oldu.

77

Cuban’ın mezun olduktan sonraki ilk işlerinden biri bilgisayar yazılımı satışı yapmaktı. ancak o, bir patrona itaat etmektense girişimcilikle ilgileniyordu.

İşte geçirdiği birkaç aydan sonra, 15.000 dolarlık satış yapma şansını yakaladı. Sadece patronunun iznine ihtiyacı vardı. Patronu bu satışı yapmamasını söylediğinde, Cuban gözünü karartıp satışı gerçekleştirmeye karar verdi; ve ofise döndüğünde kovulduğunu öğrendi.

Kısa bir süre sonra Cuban, Micro-Solutions’ı kurdu ve Forbes’in dediğine göre, o zamandan bugüne 3 milyar dolar kazandı.

12. Anna Wintour, ilk işi olan Harper’s Bazaar’da çaylak moda editörlüğü görevinden kovuldu.

92

Wintour kariyerine, Harper’s Bazaar dergisinde çaylak moda editörü olarak başladı. Yenilikçi çekimleriyle epey yankı uyandırdı ancak editör Tony Mazalla yaptıklarını fazla rahatsız edici buldu. 9 ay sonra işten atıldı.

Kovulmak onu asla tarzından geri döndüremedi. Moda öğrencilerine “Hepinize kovulmayı tavsiye ederim.” demesiyle bilinir!

Vogue’un şef editörü olduğunda sadece 27 yaşındaydı…

13. Wall Street’in en güçlü kadınlarından Sallie Krawcheck, Bank of America’dan 2011 yılında kovuldu.

52

Citi’den transfer ettikten iki yıl sonra Bank of America, küresel sermaye piyasası ve yatırım yönetimi departmanı başkanı Krawcheck’i işten çıkardı.

Haziran 2013’te Third Metric konferansında, işten çıkarıldığı için minnettar olduğunu söyleyecekti: ‘Kaç kişi kovulduktan sonra The Wall Street Journal’ın kapağına çıkabilir ki?’”

“Citi’den kovulmamın hemen ardından, kadın oluşumun bunda etkisi olup olmadığını sorsaydınız kesinlikle yok derdim. Şimdi ise, tam olarak emin değilim, derim.”

Krawcheck, 2013 yılında, 130 ülkede 30.000’den fazla üyesi olan 85 Broads isimli kadın örgütünü aldı ve Ellevate Network olarak adını değiştirdi.

14. Michael Bloomberg, kendi şirketini kıdem tazminatı ile kurdu. Şu anda ABD’nin en zenginlerinden biri.

37

Bloomberg, bir yatırım bankası olan Salomon Brothers’da ortaktı. 1998’de Salomon Brothers, daha sonra Citigoup’a dönüşen bir şirket tarafından satın alındı. “Bloomberg by Bloomberg” isimli otobiyografisinde belirttildiğine göre, kallavi bir kıdem tazminatı ile işten çıkarıldı.

Bu parayla Innovative Market Solutions isimli finans danışmanlığı şirketini kurdu. Daha sonra Bloomberg LP adını alan şirket, yatırımcıların doğru bilgiye kolayca ilerleyebilmesini sağladı ve 1989’da 2 milyar dolarlık bir değere sahip oldu.

Forbes’a göre, eski New York valisi bugün 38.4 milyar dolarlık bir servete sahip.

15. Julia Child reklamcılık işinden “ileri derecede itaatsizlik” yüzünden kovuldu.

9434

1930’ların başında, ev mobilyası firması olan W&J Sloane’ın Los Angeles şubesinde reklam müdürüydü. Bu pozisyona geldikten birkaç ay sonra “emre itaatsizlikten” işten çıkarıldı.

Child Paris’e taşındıktan sonra Fransız mutfağına ilgi duymaya başladı ve Cordon Bleu aşçılık okuluna kaydoldu. Çok ilgi gören “Mastering the Art of French Cooking” kitabı ile karmaşık Fransız mutfağını gündelik Amerikan mutfağına uyarladı. “The French Chef” ve “Julia Child and Company” gibi oldukça popüler yemek programları ile bir televizyon ikonu haline geldi.

16. Colonel Harland Sanders, asabiyeti yüzünden onlarca işten kovuldu.

6723

1920’lerde tekerlek satan Colonel Harland Sanders, Kentucky’de en çok satış yapan eleman oldu ancak asabiyeti yüzünden işini kaybetti.

Times’ın belirttiğine göre, 65 yaşında ilk restoranını kapatıp iflas edene kadar onlarca işten daha kovulmuştu. Restoranını kaybettikten sonra, ABD’yi bir uçtan bir uca dolaşarak tavuk kızartması satacak birilerini aradı. 1964 yılında, 74 yaşındayken, 600’den fazla şubesi olan restoran zincirindeki hissesini 2 milyon dolara bir grup yatırımcıya devretti.

17. Truman Capote, şair Robert Frost’un onurunu kırdıktan sonra The New Yorker’dan kovuldu.

7324

The New Yorker’da çalışmak için okulu bırakan Capote’un en büyük hayali, bu prestijli dergide bir yazısının yayımlanmasıydı.

İki yıl sonra, ünlü şair Robert Frost’un düzenlediği bir şiir dinletisine katıldı. Soğuk algınlığından mustarip Capote, dinletinin ortasında ayrıldı. Frost çok içerlemişti. Çalıştığı dergiyi öğrendi onu kovmalarını söyledi.

Kovulması Capote’un kariyerine zarar vermedi. Harper’s Bazaar ve Mademoiselle dergilerinde kısa öyküleri çıkmaya başladı. Birkaç yıl sonra da ilk romanını yayımladı.

18. Home Depot şirketini kurmadan önce, kurucuları Bernie Marcus ve Arthur Blank işlerinden kovulmuşlardı.

53456

Marcus ve Blank, Handy Dan isimli Güney Kaliforniyalı bir ev merkezi zincirinden kovulduktan sonra, Handy Dan’de çalışırken akıllarına gelen bir fikirden yola çıkarak kendi ev dekorasyon firmalarını kurmaya karar verdiler: Sadece indirimli ürünlerin satılacağı bir mağaza… Adını Home Depot koydular. 10 yıldan kısa bir süre içinde 100’den fazla mağaza açtılar ve 2.7 milyar dolarlık satış yaptılar.

Kendilerini kovan Handy Dan 1989’da kapandı.

19. Super Bowl’da yılın antrenörü seçilmeden önce Bill Belichick, Cleveland Browns’dan kovulmuştu.

567

2000 yılında New England Patriots’a katıldıktan sonra, takım altı kere Super Bowl’a katıldı ve dört kez kupayı kaldırdı. Ancak 1995’te ilk antrenörlük denemesinde kulüp sahibi Art Modell tarafından Cleveland Browns’dan kovulmuştu.

Belichick Ulusal futbol liginde 2003, 2007, ve 2010 sezonlarında yılın antrenörü seçildi ve lig tarihinde en uzun süre aktif olarak bu işi yapan kişi oldu. Tarihin en iyi antrenörlerinden biri olduğu düşünülüyor.

20. Lee Iacocca’nın fikirleri Ford tarafından istememişti; o da fikirlerini Chrysler’a götürdü.

6798678

Iaccoca, Ford firmasında en tepeye yükselmişti. Ancak şirketin CEO’su
ve yönetim kurulu başkanı Henry Ford Jr.’a tosladı. Birkaç hayata geçmeyen fikirden sonra, Iacocca’ya yol verildi.

Daha sonra Iaccoca, Chrysler tarafından işe alındı. Ford tarafından reddedilen Dodge karavan ve Plymouth Voyager gibi pek çok fikri Chrysler’da hayata geçirdi.

1992’ye kadar Chrysler’ın CEO’su olarak kaldı ve firmanın rekorlar kıran kar oranlarında büyük emeği oldu.

 

“Bir Fikrim Var” Diye Başlayıp Hüsranla Sonuçlanan Projelerin 8 Temel Nedeni

“Bir fikrim var” der ve projeye başlarsın. Çabalarsın, uğraşırsın ve en sonunda fikrini modellemeyi başarırsın. Bu durumda seni iki seçenek bekliyor. Ya projen beğenilir, istediğin sayıda kullanıcıya ulaşır ya da senin büyük patlama beklediğin projen, patlamış balon gibi sönmeye başlar ve fikrin başarısız olur. Peki neden başarısız olur, hiç düşündün mü? İşte başarısızlığın 8 nedeni…

1. Para bulamamak

Yaptığınız projeye para bulmak, yatırım almak en zor işlerden biridir. Ailenizden veya arkadaşlarınızdan aldığınız para sizi bir yere kadar götürecektir. O para bittiğinde, kendinize kaynak bulmalısınız. Bulamazsanız, giderleri karşılayamayacak ve hızla dibe batacaksınız.

2. Ekibinle uyum sağlayamamak

En yakın arkadaş olsanız bile bazen kurduğunuz ekiple uyum sağlayamayabiliyorsunuz. Ekibiniz dağıldıkça projeniz de dağılmaya başlıyor.

3. Ürünü yanlış zamanda piyasaya sürmek

En çok duyduğunuz başarısız projelerin nedenlerinden biridir. “Benim fikrim gelecek için” ve “Bu zamanda değerimi anlamadılar” gibi türevleri de mevcuttur.

4. Ürünün pazarlamasını yapamamak

Sizin ürününüz ne kadar harika olursa olsun, eğer ürününüzü insanlara duyurmak konusunda iyi değilseniz, bütün bir emeğiniz çöpe gidebilir. Ürününüzü pazarlamak, ürününüzü üretmek kadar önemlidir.

5. Akıl Hocası-Danışman desteği al(a)mamak

Ürünü piyasaya sürerken ve sürdükten sonra size akıl hocalığı yapabilecek, piyasayı sizden iyi bilen birilerine ihtiyacınız olur. Eğer kendinize bir “akıl hocası” bulamazsanız veya “ne gerek var ya ben zaten her şeyi biliyorum” diye düşünürseniz, projeniz patlama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.

6. İş modeli oluşturmamak

Günümüzde yatırım yapmak isteyenlerin, girişimcilere sorduğu bir soru var: “İş planınızı oluşturdunuz mu?” Cevabı “hayır” olan çoğu girişimci yatırım alamaz. İş modeli sizin ürününüzün kısaca planı gibidir. Hedef kitlenizi, gelirinizi, maliyetinizi ölçmenizde yardımcı olur. Bir çok projede iş modelini oluşturmadığından, başarısız projeler arasında yerini alıyor.

7. Yetersiz kalitede ürün

Siz belki de ürününüzün çok iyi olduğunu düşünüyorsunuzdur. Ama önemli olan sizin değil, kullanıcılarının ne düşündüğü. Kullanıcılar yetersiz diyorsa, yetersizdir.

8. İhtiyaç olmaması

En sık karşılaşılan nedendir. Sizin ürününüz uzay teknolojisiyle donatılsa bile, insanların gerçekten buna ihtiyacı yoksa, ürününüz hiçbir işe yaramaz. Artık sizin projeniz de başarısız projeler arasında yer almaya mahkumdur.

 

José Mourinho Örneğinden Yola Çıkarak Alabileceğimiz 6 Pazarlama Dersi

Futbolda 2000’li yıllara damgasını vuran en önemli teknik direktörler dendiğinde, ilk akla gelen isimlerden biri kuşkusuz José Mourinho’dur.

Mourinho, Porto ile 40 yaşında UEFA Avrupa Ligi ve 41 yaşında Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile dikkatleri üzerinde topladı. Chelsea’ye 50 yıl sonra kazandırdığı Premier League şampiyonluğu, Inter Milan ile hem Şampiyonlar Ligi, hem Serie A şampiyonluğu, Real Madrid ile La Liga şampiyonluğu ve yeniden Chelsea ile Premier League şampiyonluğu gibi, eşine zor rastlanır başarıları bir özgeçmişe sığdırmayı başardı.

Fakat onu bu yazıya konu eden, 2015 - 2016 sezonunda Chelsea’de yaşadığı başarısızlık ve sezon ortası gelmeden görevine son verilmesi. Bu süreci incelediğimizde, ortaya pazarlama profesyonelleri için altın değerinde dersler çıkıyor:

1. O kadar da “özel” olmayabilirsiniz.

Jose_Mourinho_2568641b

Mourinho, tüm bu etkileyici özgeçmişe rağmen, futbol dünyasından farklı kişilerle yaşadığı polemikler, agresif ve mütevazılıktan uzak tavrı ile de her zaman gündemin birinci sırasında yer aldı.

Kendisini “özel biri” olarak gördü ve bunu net bir şekilde ifade etti. Biz buna “Pazarlamada Uzmanlık” diyoruz

2. Sezonun en iyi teknik direktörü seçilmeniz büyük bir başarıdır; ama sadece o sezon için.

Çünkü ertesi sezon ligde 16 maçın 9’unu kaybetmeniz ve lig kupasından erken elenmeniz, işinizden olmanız anlamına gelebilir. Belki de ortada bir problem vardır, bizce “Problem Çözme Teknikleri” eğitimine başvurmalı

3. Geçmiş başarılarınız sizi yalnızca bir süre taşıyabilir.

Ulaşılan hedefler, artırılan pazar payları ve katlanan kâr oranları çok ışıltılı tablolar olabilir; ama yeni yıl ile birlikte geçmişte kalır. Artık bu senenin iş planlarına ve hedeflerine odaklanmak gerekir. Aa tam da bununla ilgili e-kampus.com ‘da “Toplam Kalite Yönetimi” eğitimi var, Mourinho alsa belki de..

4. İşler kötüye gittiğinde sağduyuyu kaybetmemek çok önemli bir meziyettir.

Medya ile ilişkileri germek, hatta medyaya hakaret etmek, meslektaşlarınızla sürekli beyan savaşında olmak, size kısa vadede gündem değiştirme fırsatı yaratır evet; ama orta ve uzun vadede en çok nefret edilen teknik direktörlerden biri olmanıza ve kredinizin azalmasına sebep olur. Belki de “Sosyal Medya Eğitimi” bu işi biraz olsun çözebilir.

5. İletişim konusunda daima dikkatli ve özenli olmak gerekir.

293771JoseMourinho

Satış ekibi ile hedefleri konuşurken, fizibilite onayı için finans ile pazarlık ederken, tedarik zinciri ekibini ürün lansman sürecinde aynı hedefe koştuğunuza ikna etmeye çalışırken, güçlü ve pozitif bir iletişime ihtiyacınız olacaktır. Siz yine Pazarlama ve Satışta Uzmanlık eğitimine bir göz atın

6. İletişimde yaptığınız her hata bir gün aleyhinize döner.

jose mourinho

Her şey yolundayken yaşadığınız iletişim sorunları gündem olmazken, işler tersine döndüğü durumda aleyhinize kullanılacak en önemli argümanlardan biri olacaktır.

Her şeyden önemlisi, pazarlamanın da bilgiye dayalı olduğunu unutmamalı, Türkiye’nin ilk sanal kampüsü e-kampus.com’a uğramadan geçmemelisiniz.

2016 Kariyer ve Bireysel Başarı Trendleri

Her yılın başında yeni yılın teknoloji trendlerini tanıtan yazılar okuruz. Bu yıl da yine Şeylerin İnterneti, Yapay Zeka, Cloud Computing, 3D Printing vb trendler hakkında makaleler mevcut. Halbuki sadece teknoloji alanında değil, kariyer ve bireysel başarı alanlarında da trendler değişebiliyor. Gelin bu yılki trendlere beraber bakalım.

 

Daha Az Çalış, Daha Çok İletişim Kur

İletişim çağında yaşıyoruz, ve bu cebimizdeki akıllı cihazları kullanmaktan daha ileriye gidiyor. Teknik becerilerimiz ve önceki projelerimizden aldığımız referanslarımız ne kadar iyi olursa olsun, eğer bunu doğru şekilde yansıtamıyorsak, bir sonraki girişimimizde başarısız olabiliriz.

Doğru iletişim kurabilmek, dinleyip anlamak ve gerekenleri karsı tarafa aktarabilmek demektir. Eğer bunu başarabiliyorsak işlerimizi daha kolay gerçekleştirebilir ve sorunları daha hızlı ve basit çözebiliriz.

Yeniliklere Açık Ol ve Değişikliklere Uyum Sağla

Yeniliklere meraklı ve açık olanların başarıya ulaşma şansı daha yüksektir. Her yenilik beraberinde bir değişiklik getirir ve bu değişikliğe uyum sağlamak gerekir. Bunu iyi beceremeyip değişikliklerden kaçanlara dünyanın 4,5 milyar senedir değişim geçirdiğini ve doğada çevresindeki değişikliklere uyum gösterebilen canlıların hayatta kaldığını örnek gösterebiliriz.

Büyük değişikler, başka bir ülkeden iş teklifi alıp o ülkeye taşınmamız ya da öğrencilik yıllarında bir staj için yurt dışına gitmek olabilir. Veya www.e-kampus.com ‘ü yani Türkiye’nin ilk sanal kampüsünü ziyaret edebilirsiniz.

Beden ve Zihin Sağlığına Yatırım Yap

“Her şeyin başı sağlıktır” sözü çok doğru. Son yıllarda Work-Life dengesini sağlamak hakkında bir çok makale yayınlandı, hem çalışıp hem mutlu olmanın yolları anlatıldı. Halbuki mutluluktan da önce sağlıktır önemli olan. Sağlığımızı pekiştirecek önlemler alırsak, mutluluğumuz da artacaktır, ve işimizi daha istekli ve başarılı şekilde gerçekleştireceğiz. Onun için mutlaka hem bedenimizi hem de zihnimizi dinç tutacak antrenman ve etkinlikler gerçekleştirelim. Hem stres atarız hem daha mutlu oluruz.

Her Zaman Pozitif Ol

Olayların her zaman olumlu tarafını göz önünde bulunduralım. Bu sinirlenmemizi ve stresimizi azaltır ve olaya daha sakin ve farklı bakarak, daha doğru kararı vererek, sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmamızı sağlar.

Yabancı Dil Öğren

Hem programlama dili hem yabancı dil, her ikisi de olabilir. İkisi de kendimizi ifade etmemiz için bir araçtır ve yurt dışında kariyer yapmamıza ve çalışmamıza yardımcı olabilir.

Hangi dil olacağına herkes kendince karar vermeli. Programla dili olarak trend’de olan teknolojilere yönelik bir tane seçebiliriz. Mesela R istatistik ve analiz programlama dili olabilir. Yabancı dilde ise gitmek istediğimiz ya da müşteri edinmek istediğimiz ülkenin dili olabilir.

Türkiye’nin İlk Sanal Kampüsü’nden Eğitim Al!

www.e-kampus.com ‘a gidip, eğitim alabilirsiniz. 2016’ya yeni konular, yeni uzmanlıklarınızı, istediğiniz yerden katılarak video ders olarak alabilirsiniz. Ayrıca istediğiniz yere de sertifikayı gönderiyorlar.

İyi Bir Dijital Pazarlama Uzmanı Nasıl Olunur?

İyi bir dijital pazarlama için, bir pazarlama uzmanından çok daha fazlasını bilmek gerekiyor. İşte iyi bir dijital pazarlama uzmanı olmak için gereken 5 özellik…

1-İyi bir iletişim: İletişim bir bilimdir. Bir markanın iletişimini üstlendiğiniz anda ilk yapmanız gereken şey, markanın kimliğiyle, mevcut ve potansiyel müşterileriyle uyumlu bir dil kurmak olmalı. Bu konuda Ünsal Oskay’ın “İletişim’in ABC’si” kitabını okumanızı şiddetle öneririm.

2-Dil bilgisi ve anlatım: Bunlar öğrenilip geliştirilebilen özelliklerdir. Bol kitap okumak bu özellikleri geliştirmenin ve diri tutmanın en ideal yoludur. Eğer bu konuda eksikleriniz olduğunu düşünüyorsanız hazırladığınız metinleri mutlaka 2. bir kişiye kontrol ettirmelisiniz.

3-Genel kültür: Çok film izleyip çok kitap okumuyorsanız, en azından güncel dergi ve gazeteleri, haber bültenlerini takip ederek gündemi yakalamaya çalışın. Belki kimse sizden entellektüel bir birikime sahip olmanızı, güncel olayların nedenselliklerini analiz edebilmenizi beklemiyor ama en azından buzdağının görünen yüzü hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

4-E-ticaret eğitimi almak:

Çalıştığınız veya çalışacağınız markanın bir e-ticaret sitesi olabilir. Oradaki metrikleri öğrenmek, satışın nasıl online hale geldiğini görmek isteyebilirsiniz. Var olan pazarlama planlarını online hale getirmek için e-ticaret olgusunun tüm bilgisine sahip olmanız gerekebilir. www.e-kampus.com adresinden alacağınız “e-ticaret uzmanlığı” eğitimi sizi çok daha farklı yerlere taşıyabilir. Ayrıca dijital pazarlama uzmanları içinde bu eğitimin gerektiğini söylememize gerek yok herhalde

5-Analiz: Yaratmış olduğunuz içeriklerle ilgili mecra bazlı raporları mutlaka sürekli olarak kontrol edin. Eposta pazarlamasında çok kullanılan A/B testlerini sosyal medya paylaşımlarınız için de uygulayabilir, hangi içeriğin, hangi metnin ne zaman paylaşıldığında daha fazla etkileşim yarattığını tespit edebilirsiniz. Kararlı olun ama kendi fikirlerinize saplanıp kalmayın. Müşterilerinizden öğrenin.

6-Sosyal Medya Uzmanlığı eğitimi almak: Sosyal medya dijital pazarlamanın en önemli kısmı. Sosyal medya platformlarının arka tarafındaki analitik düzenleri, nasıl içerik yaratmanız gerektiğini, nasıl görsellerle ilerlemeniz gerektiğini, kullanıcıların sosyal medyada nasıl etkileşimlerde bulunduğunu www.e-kampus.com sayesinde “Sosyal Medya Uzmanlığı” eğitimi alarak öğrenebilirsiniz.
5-İşleri paylaştırmak: İyi bir dijital pazarlama uzmanı olmanız her şeyi sizin yapmanızı gerektirmez. Gerektiğinde bir takım işleri delege edin, fikir alın, rica edin… Sizin uzmanlığınız, şeyler arasındaki ilişkiyi ve kurguyu nasıl idare ettiğiniz olmalı.

7 Gün Boyunca Bunları Yapın, Zekanız Pekişsin, Liderliğiniz Parlasın!

İş hayatının rutinliğinden, hepimiz kendimizi zaman zaman ekmek beyinli gibi hissederiz.

Peki 7 günde Einstein gibi olmak mümkün mü? O kadar değilse de, 1 hafta gibi kısa bir sürede zekayı %40 oranında artırmanın mümkün olduğu ortaya konuldu.

Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren Edinburgh Üniversitesi Biomedikal Bölümü’nden Prof. Mark Lythgoes’in 1 hafta süren programı BBC’de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ’larında %40’a varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

Büyük resmi görebilmek, fırsat ve tehditleri analiz edebilmek, başarıya odaklanmak, ilham vermek, desteklemek, sonuç odaklı olmak, yaratıcı olmak da bu egzersizler ile gelişebilir aynı zamanda e-kampus.com’dan liderlik eğitimi de size bu konuda katkılar sağlayabilir.

Sabırsızlandınız mı? Hemen mucize formüle bakalım:

Başlamadan küçük bir hatırlatma…

Ortalama insan beyni 1.4 kilogram, bunun da %80’i sudan oluşuyor. Geri kalan %20’lik katı kısmın ağırlığı yaklaşık 280 gram. Yani bir insanın hayatta ne olacağına ya da ne olamayacağına karar veren 280 gramlık bir parça…

Buyrun 7 gün formülü:

1. Cumartesi

Dişinizi her zaman kullandığınız elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kapatarak duş alın. Liderlik eğitimi almış kişi olmak bunu gerektirir.

2. Pazar

Sabah saatlerinde bulmaca çözün ve hemen ardından kısa bir yürüyüşe çıkın. Liderlik özelliğini taşıyan kişiler bunu sıklıkla yaparlar ve her zaman büyük resmi böyle bulurlar.

3. Pazartesi

İşe ya yürüyerek, ya bisikletle ya da daha önce hiç kullanmadığınız bir araçla gidin. Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. Daha az stres ile daha verimli bir iş yaşamı için adım atmak isteyenler de bunları mutlaka yapsın.

 

4. Salı

Sözlükten hiç bilmediğiniz 10 adet sözcük öğrenin ve bunları o günkü günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.

5. Çarşamba

Bir yoga, pilates ya da meditasyon dersine katılın ve burada daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun. Veya www.e-kampus.com adresine gidin biraz eğitim alın

6. Perşembe

İşe daha önce hiç kullanmadığınız bir yoldan gidin (taksiyle değil) ve aynı akşam televizyondaki ciddi bilgi / belgesel programlarını izleyin. Bakın e-kampus.com ‘da eğitimler izleyebilirsiniz

7. Cuma

Bugün hiç alkol ve kafein tüketmeyin. Hafta sonu için uzun bir haftalık ev alışverişi listesi hazırlayın ve listeyi ezberlemeye çalışın.

BONUS

İnternetten zekayla ilgili bir şeyler okuduğunuza göre, beyninizle seviyeli bir birlikteliğiniz var demektir. Sizi tebrik ediyor, devamını diliyoruz. Öğrenmeye bu kadar açıksanız lütfen e-kampus.com ‘a da uğrayın, faydalı işlere devam edin

Yukarı Çık