kariyer,eğitim,sertifika

Tag archive

blog

Nasıl Konuşalım ki İnsanlar Dinlesinler?

Az önce bir telefon konuşması yaptım ve tabiri caiz ise başım şişti. Neden sizce? Çünkü konuşan kişi benim dinleyip, dinlemediğimle hiç ilgilenmiyordu ve tek derdi anlatmaktı. Nezaketen dinlemeye çalışsam da adeta nefes alamadığımı hissettim, üstelik iliklerime kadar. Sizce kimi dinlemek bir kabus olur? Benim ilk sıramda şikayet edenler geliyor. Yaşadıkları deneyimi abartarak, dünya meselesi haline getirerek ve hatta akıl alıcı şekilde detaylandırarak, tekrar ve tekrar anlatanlar var mı etrafınızda? Peki siz bu kişileri dinlemek istiyor musunuz? Dinleme becerimi geliştirdiğimden beri etrafımı bu tarz insanların daha fazla sarmaya başladığını birden bire fark ettim. Hatta bir Catering kuruluşunun genel müdürü olan sevgili kardeşimin es vermeden 4,5 dakika konuştuğunu görünce bir dur dedim ona. Sence ben seninle miyim? Ve bu anlattıkların beni ilgilendiriyor mu? Aslında bu soruyu kendime hiç sormadım dedi. Bence de dedim. Şaşırdı ve gülüştük.

Nasıl konuşalım ki insanlar dinlesinler sizce?

Profesyonel anlamda konuşma yaparak para kazanan biri olarak size öncelikle nasıl konuşmamamız gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Dünyanın en iyi TED Talks konuşmacılarından biri olarak kabul edilen Jullian Treasure bir ses koçu. Onun yedi ölümcül günah olarak bahsettiği ve birinin bizi dinlemesine engel olan başlıklara bir göz atalım.

Dedikodu. Orada olmayan biri hakkında kötü konuşmak olarak tanımlıyor Treasure bunu ki; bence haklı. Dedikodu konusunda emin olabileceğimiz bir şey, başkası hakkında konuşan birinin bizim hakkımızda konuşabileceği gerçeğini bilmektir. Kurum içerisinde dedikodu yapan kişileri gözünüzün önüne bir getirin. Onları dinlesek de onlara gerçekten ne kadar inanırız sizce? Ya da onu kalbimizle dinler miyiz? Yoksa sadece belki bir şey duyarız diye baş mı sallarız onlara?

Yargılama. Sizi yargılayan veya suçlu bulan birini de dinlemek zordur değil mi? Öğüt veren insanları dinlemeyi kim sever eğer kişi akıl istemediyse? Çok sevdiğim bir cümle var. Suçluluk duygusu geriye, sorumluluk duygusu ileriye taşır. Sizi geçmişte yaptığınız hatalardan dolayı yargılayan kişilerle konuşmak istemezsiniz. Kendinizi bir mahkemede gibi hissettirirler ve siz de farkında olmadan savunucu dinlemeye geçersiniz. Ya da saldırma taktiği uygularsınız. Net olan şey, bu kişileri dinlemek istemeyiz.

Yanılıyor muyum?

Olumsuz bakış açısı ve şikayet etmek. Etrafınızda ne olursa olsun neredeyse her şeyin eksik ve zayıf yönüne odaklanan ve sürekli şikayet eden insanlar var mı? Ve nezaketinizi bir yana koyacak olsak, bu insanları gerçekten dinlemek ister misiniz? Bu konuda kâbus gibi bir genel müdürümüz vardı ve her sabah bizi kendince bir gün önce yaşadığı ter türlü olumsuzluğu dinlemeye mecbur etmeye çalışırdı. İki yıl boyunca müşterilerimden ısrarla istediğim sabah toplantılarımın sebebi de buydu. Onu dinlemeye tahammülüm yoktu. Çünkü moralim dibe vuruyordu ve bendeki çalışma isteğini yok ediyordu. Bu tarz bir durum yaşıyorsanız, uzak durun. Şikayet etmek, bulaşıcı bir ıstırap diyen Jullian’a katılmamam mümkün değil. Zira şikayet, güneş saçan bir ışık değil ve dünyaya hafiflik vermiyor.

Mazeretler. Yöneticilik yaptığım dönemde verilen görevle ilgili yanıma gelen iki tip arkadaşım vardı. Biri neyi, neden yapamadığını anlatır, diğeri yapmak için neye ihtiyaç duyduğundan bahsederdi. Siz olsanız kimi dinlerdiniz? Elbette ikincisi değil mi? Yöneticinizin sizi dinlemek istememesinin sebeplerinden biridir bu emin olun. Neden olmadığını ya da olmasının mümkün gibi gözükmediğini o zaten bilir çünkü. Onun duymak istediği bu konuda sizin ne önerdiğiniz ya da çözüme mi, yoksa soruna mı odaklandığınızdır. Maymun atma dediğimiz suçlu bulma oyunu değildir akıllı yöneticileri ilgilendiren. Her şeye rağmen bunu nasıl çözeceğimizdir.

Abartma ve yalan söyleme. Zorlu işler verdiğim ekip arkadaşlarımdan bazıları bu işle ilgili, yeterince emek vermek yerine bana herkesi aradım, kimse bizim projeye para vermek istemiyor derdi. Kaç kişiyi aradın diye sorduğumda olası ve mevcut müşterilerin yüzde 10’una dahi henüz ulaşmadıklarını saptardım. Abartmanın, zaman içerisinde yalan söylemeyi de getirebileceğini o zamanlar bilmiyordum. Bugün emin olduğum şeyin; abartan insanların zamanla yalana meyilli oldukları ve onların söylediklerinin bir kulağımdan girip, diğerinden çıktıkları. Bunu bir düşünün!

Dogmatizm. Fikirlerin gerçekler ile karıştırılması. Olgu ve düşünce arasındaki farkı ilkokulda öğrendiğimiz halde nedense birçoğumuz dünyayı kendi gerçekliğimizle algılar ve yorumlarız. Bence o yeterince çaba göstermiyor, çaba gösterseydi bu işin olması için gereken her şeyi yapardı gibi kişisel ve genelleme içeren yorumlarla boğulan cümleler duyarız. Peki dinlemek ister miyiz? Sanmıyorum.

Bu yedi günahı duyduktan sonra kendinize hâlâ nasıl konuşayım ki beni dinlesinler diye soruyorsanız işte size reçete:

• İletişimlerinizde açık ve şeffaf olun. Birisi hakkında düşündüğünüz bir şeyi o kişiyle pozitif ve akılcı bir şekilde paylaşın ve başka biriyle de bunu konuşmayın.

• Herkes o an için bildiğinin en iyisini yapar. Yapmadıysa inanın ne yapacağını, nasıl yapacağını ve neden yapacağını henüz bilmiyordur. Sabır, sevgi ve sükunetle ona yardımcı olun.

• Yaşam bir sahnedir. İster oyuncu olursunuz, isterseniz seyirci. Kim olursanız olun yaşam, istersek hepimize, her zaman bir şeyler öğretir. Kurban olmayı; yargılayanlar, ben yaptım demeyi; öğrenenler seçer. Tabi siz isterseniz… Ve dünya, siz onu nasıl görüyorsanız öyledir. Gerisi size kalmış.

• Neyi nasıl yaparım’ı düşünenler haritada yol alırlar. Diğerleri benzin bitti napayım diyerek yolda kalırlar. Siz hangisini tercih edersiniz?

• Çok klişe biliyorum ama ancak ve ancak kendinizi kandırırsınız. Yaşadıklarınız sizin anlam kattığınız kadar zor ya da kolaydır. Ve yalancının mumu gerçekten yatsıya kadar yanar.

• Söylediğim her şey benim gerçeğim. Size uymuyorsa anlarım. Bu yazıyı yazma konusunda bana cesaret veren yaşamımda aldığım sonuçlar. Ve gerçek olan tek şey; benim burada yazmam ve sizin bunu okumanız…

Sahi bir de kuşları dinleyin, sesinizdeki ritmi yakalamak için…

Müzakere tekniklerinde ve mülakatlarda başarıyı yakalamak için e-kampus.com ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak; Harvard Business Review

Ağzınızın Açık Kalmasına Sebep Olacak, Bugüne Dek İnşa Edilmiş En Pahalı 10 Bina

Casinolar, oteller, gökdelenler… Bugüne kadar inşa edilmiş en yüksek maliyetli 10 binayı, Business Insider’ın katkılarıyla derledik:

Kaynak: http://www.businessinsider.com/the-most-…

10. Wynn Las Vegas, Las Vegas — 3.3 milyar dolar

Dünyanın en iyi otellerinden biri olarak görülen Wyn, aynı zamanda otomatik pencere temizliği kullanan ilk yüksek bina olarak biliniyor.

9. Freedom Tower (Özgürlük Kulesi), New York City — 4 milyar dolar

Resmi olarak One World Trade Center adıyla anılan bina, 2014’te New York’un en yüksek gökdeleni olarak inşa edilmişti. 11 Eylül saldırılarının gerçekleştiği alana inşa edilen Özgürlük Kulesi, terörizme direnişin simgesi olarak biliniyor.

8. The Cosmopolitan, Las Vegas — 4.1 milyar dolar

8
Listedeki en pahalı casino otel olan Cosmopolitan kulelerinde 3000 oda bulunuyor. Bir dönem ABD’de en çok kar eden gece kulübü olan Marquee Gündüz ve Gece Kulübü de burada yer alıyor.

7. Parlamento Binası, Canberra, Avustralya — 4.2 milyar dolar

7
1988 yılında inşa edilen Parlamento Binası’nın maliyeti, 1 milyar Avustralya dolarının üzerindeydi. Bugünün parasıyla bu, 4 milyar ABD dolarının üstünde bir miktara denk geliyor. İçinde 4700 oda bulunan binanın ışıklandırmaları güneş enerjisiyle çalışıyor.

6. Resorts World Sentosa, Singapur — 5.4 milyar dolar

Asya’da en çok turist çeken yerlerden biri olan, 10.000 kişinin çalıştığı Resorts World Sentosa’nın içinde bir Universal Studios parkı, bir Adventure Cove Su Parkı ve dünyanın en büyük oşinaryumu (okyanus canlılarının bulunduğu akvaryum) bulunuyor.

5. Emirates Palace, Abu Dabi — 6 milyar dolar

5
Bugüne dek inşa edilen en yüksek maliyetli otel olan Emirates Palace, Arap kültürünü tüm dünyaya göstermeyi hedefliyor. Lüksü başka bir boyuta taşıyan otel, “5 yıldızın ötesinde” olarak nitelendiriliyor. “Hızlı ve Öfkeli 7” filminin hayranları, dış cephe size tanıdık gelebilir!

4. Marina Bay Sands, Singapur — 8 milyar dolar

İnşa edilen en pahalı casino olan Marina Bay Sands, malzeme ve iş gücü konusunda yaşanan sıkıntılardan dolayı planlanan tarihten bir sene sonra açılmıştı. Binanın dev çatısında olağanüstü bir gökyüzü parkı ve sonsuzluk havuzu bulunuyor.

3. Tokamak Reaktörü, Fransa — 14 milyar dolar

3
Listedeki tek araştırma tesisi olan Cadarache’daki Tokamak Reaktörü, plazmayı stabilize etmek ve hapsetmek için torus (simit) biçimini kullanarak kuvvetli manyetik alanlar yaratıyor.

2. Ebrac el-Beyt, Mekke — 15 milyar dolar

İnşası 10 yıl süren dev saat kulesi, 2012 yılında açılmıştı. Kule, önemli bir sit alanı olan Osmanlı devrine ait Ecyad Kalesi’nin üzerine inşa edildiği için tepki toplamıştı.

1. Mescid-i Haram, Mekke — 30 milyar dolar üstü

Dünyadaki en kutsal cami olarak görülen Mescid-i Haram, aynı zamanda dünyanın en pahalı yapısı olma özelliği taşıyor. Çok fazla iyileştirme yapılan binanın maliyetinin 30 milyar doların üzerine olduğu tahmin ediliyor. 2011 yılında, mescide 370.000 m² yeni alan eklenmesi için 10 milyar dolarlık bir proje hazırlanmıştı. Şu anda 350.000 m2’den fazla bir alanı kaplayan bina her yıl 5 milyonun üzerinde Müslümanın ziyaretine uğruyor.

Kadınların İş Yaşamında En Az Erkekler Kadar Başarılı Olduğunu Gözler Önüne Seren 20 Kadın

Kadınların iş yaşamına katılımı Türkiye’de ve dünyada zorlaştıran onlarca sebep vardır. Bu sebeplerin çoğu da erkek egemen söylem ve erkek egemen toplumsal yapı dolayısıyla ortaya çıkar. Bir yanda bu dil ve anlayış ile mücadele devam ederken, bir yandan da bu algıyı kırabilecek ikonlaşmış 20 iş kadınını sizler için derledik.

1. Sheryl Sandberg

23

1969 doğumlu Sandberg, Facebook’ta COO (Chief Operating Officer) görevini üstlenerek Mark Zuckerberg’ten sonraki ikinci insan olmuştur. Satış, pazarlama, iş geliştirme, insan kaynakları, kamu politikası ve iletişim alanlarında görevini sürdürüyor.

2. Ayşegül İldeniz

24

1969 doğumlu İldeniz, Intel’in Yeni Teknolojiler Bölümü Dünya Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

3. Indra Nooyi

25

1955 doğumlu olan Nooyi, 2006 itibariyle PepsiCo’da CEO’luk görevini üstlendi.

4. Irene Rosenfeld

27

1953 doğumlu Rosenfeld, ABD’nin yeme içme sektöründeki en büyük şirketlerden olan Kraft Food’un başkanlığını yapıyordu. Şirket 2011’de isim değiştirip Mondelez International olsa da Rosenfeld görevini sürdürüyor.

5. Virginia Rometty

28

1957 doğumlu Rometty, 30 yıldır çalıştığı IBM’de 2011 itibariyle CEO koltuğuna oturdu.

6. Gülsüm Azeri

29

Azeri, OMV Türkiye-Petrol Ofisi CEO’su olarak görev yapmaktadır.

7. Ursula Burns

30

1958 doğumlu olan Burns, ABD temelli uluslararası teknoloji şirketi olan Xerox’da CEO olarak görev yapmaktadır. Xerox, daha çok yazıcı, tarayıcı ve fotokopi teknolojileri üzerine yoğunlaşmıştır.

8. Meg Whitman

31

1956 doğumlu Whitman, bir dönem eBay’da yöneticilik yaptı. Sonra ise Hewlett-Packard’da CEO olarak çalışma yaşamına devam etti.

9. Maria das Gracas Silva Foster

32

1953 doğumlu Foster, Brezilya akaryakıt şirketi Petrobas’da CEO’luk görevini sürdürmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

10. Nurten Öztürk

33

1949 doğumlu Öztürk, OPET Yönetm Kurulu Üyesi olarak çalışmaya devam etmektedir. Son yıllarda sosyal sorumluluk projeleriyle ön plana çıkmıştır.

11. Marissa Mayer

35

1975 doğumlu Mayer, uzun süre Google’da çalıştı. 2012 itibariyle Yahoo!’da CEO’luk görevine geldi.

12. Anne Sweeney

65

1957 doğumlu Sweeney, 1996-2014 yılları arasında Disney Channel’ın başkanlığını yürütmüştür.

13. Angela Braly

76

1961 doğumlu olan Braly, uzun süre ABD sağlık sektöründe ağırlıklı bir şirket olan WellPoint’te başkan olarak görev yaptı.

14. Susan Wojcicki

56

1968 doğumlu Wojcicki, YouTube’un CEO’sudur.

15. Arianna Huffington

78

1950 doğumlu Huffington, The Huffington Post gazetesinin kurucusudur. 2011’de internetten yayın yapan gazeteyi AOL’ye 315 milyon dolara satmıştır.

16. Amy Pascal

98

1958 doğumlu Pascal, 2006-2015 arasında Hollywood’un önde gelen yapım şirketlerinden Sony Pictures’ta başkan yardımcılığı görevinde bulundu.

17. Ümit Nazlı Boyner

1963 doğumlu Boyner, Boyner Holding’te üst düzey yöneticilik görevleri yapmakla beraber 2010-2013 yılları arasında TÜSİAD Başkanı olarak görev yapmıştır.

18. Sheri McCoy

15

1959 doğumlu McCoy, Johnson&Johnson şirketinde 30 yıl çalıştıktan sonra 2012’de Avon’da CEO olarak göreve getirildi.

19. Mary Barra

123

1961 doğumlu Barra, 2014’ten bu yana Amerikan otomotiv devi General Motors’da CEO’luk görevini üstleniyor.

20. Laura Lang

43

Digitas’ın yöneticiliğini yaptıktan sonra Time Dergisi’nin CEO’luğuna getirildi. Halen bu görevi sürdürmektedir.

Tüm kadınların Dünya Kadınlar Gününü kutlarız!

“Bir Fikrim Var” Diye Başlayıp Hüsranla Sonuçlanan Projelerin 8 Temel Nedeni

“Bir fikrim var” der ve projeye başlarsın. Çabalarsın, uğraşırsın ve en sonunda fikrini modellemeyi başarırsın. Bu durumda seni iki seçenek bekliyor. Ya projen beğenilir, istediğin sayıda kullanıcıya ulaşır ya da senin büyük patlama beklediğin projen, patlamış balon gibi sönmeye başlar ve fikrin başarısız olur. Peki neden başarısız olur, hiç düşündün mü? İşte başarısızlığın 8 nedeni…

1. Para bulamamak

Yaptığınız projeye para bulmak, yatırım almak en zor işlerden biridir. Ailenizden veya arkadaşlarınızdan aldığınız para sizi bir yere kadar götürecektir. O para bittiğinde, kendinize kaynak bulmalısınız. Bulamazsanız, giderleri karşılayamayacak ve hızla dibe batacaksınız.

2. Ekibinle uyum sağlayamamak

En yakın arkadaş olsanız bile bazen kurduğunuz ekiple uyum sağlayamayabiliyorsunuz. Ekibiniz dağıldıkça projeniz de dağılmaya başlıyor.

3. Ürünü yanlış zamanda piyasaya sürmek

En çok duyduğunuz başarısız projelerin nedenlerinden biridir. “Benim fikrim gelecek için” ve “Bu zamanda değerimi anlamadılar” gibi türevleri de mevcuttur.

4. Ürünün pazarlamasını yapamamak

Sizin ürününüz ne kadar harika olursa olsun, eğer ürününüzü insanlara duyurmak konusunda iyi değilseniz, bütün bir emeğiniz çöpe gidebilir. Ürününüzü pazarlamak, ürününüzü üretmek kadar önemlidir.

5. Akıl Hocası-Danışman desteği al(a)mamak

Ürünü piyasaya sürerken ve sürdükten sonra size akıl hocalığı yapabilecek, piyasayı sizden iyi bilen birilerine ihtiyacınız olur. Eğer kendinize bir “akıl hocası” bulamazsanız veya “ne gerek var ya ben zaten her şeyi biliyorum” diye düşünürseniz, projeniz patlama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.

6. İş modeli oluşturmamak

Günümüzde yatırım yapmak isteyenlerin, girişimcilere sorduğu bir soru var: “İş planınızı oluşturdunuz mu?” Cevabı “hayır” olan çoğu girişimci yatırım alamaz. İş modeli sizin ürününüzün kısaca planı gibidir. Hedef kitlenizi, gelirinizi, maliyetinizi ölçmenizde yardımcı olur. Bir çok projede iş modelini oluşturmadığından, başarısız projeler arasında yerini alıyor.

7. Yetersiz kalitede ürün

Siz belki de ürününüzün çok iyi olduğunu düşünüyorsunuzdur. Ama önemli olan sizin değil, kullanıcılarının ne düşündüğü. Kullanıcılar yetersiz diyorsa, yetersizdir.

8. İhtiyaç olmaması

En sık karşılaşılan nedendir. Sizin ürününüz uzay teknolojisiyle donatılsa bile, insanların gerçekten buna ihtiyacı yoksa, ürününüz hiçbir işe yaramaz. Artık sizin projeniz de başarısız projeler arasında yer almaya mahkumdur.

 

Finans Teknolojilerinde Neler Oluyor?

Geçen haftalarda Finans alanında olan bitenler, yeni teknolojiler neler, sizleri güncel tutalım istedik. Hepsi birbirinden faydalı haberler aşağıda 😉

  • Uluslararası para transferi konusundaki en önemli oyunculardan (164 yıllık) Western Union, mobil cihazları ve sosyal medyayı kullanan ödeme sistemini tanıttı. Western Union’ın Connect adlı hizmeti kendi altyapısını dileyen tüm şirket ve hizmetlere açacak. EK BİLGİ: Mobil cihazlarla yapılan ödemeler bu yıl sadece ABD’de 8,7 milyar doları geride bıraktı. Önümüzdeki yıl 27 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
  • TransferWise, Londra’da çalışırken Estonya’daki evinin taksitlerini ödemeye çalışan Taavet Hinrikus ve Kristo Käärmann’ın (Western Union ve bankaların) yüzde 8’e varan havale masraflarına bir isyan olarak 2011 yılında kuruldu. Şirket bu yılın başında ABD’nin ünlü risk yatırım şirketi Andreessen Horowitz‘ten 1 milyar dolar değerleme ile 58 milyon dolar yatırım almıştı. Komisyon oranları yüzde 0,5 ile 3 arasında değişen sistem üstünden şu ana kadar 4,5 milyar dolar transfer gerçekleştirilmiş.
  • Google, Samsung ve Apple’ın hararetini yükselttiği mobil cüzdan yarışına bu hafta -94 milyon müşteriye sahip- JPMorgan Chase de kendi çözümüyle katıldı. Chase Pay adlı mobil cüzdan cep telefonlarına yüklenen bir uygulama üstünden hizmet verecek. QR kod tabanlı Chase Pay’in benzerlerinden farkı kullanıcılarının ödeme yapabilmek için telefonunda NFC desteğine ihtiyaç duymaması. Uygulamanın önümüzdeki yılın ortasında kullanıma sunulması hedefleniyor.
  • EK BİLGİ: JPMorgan’ın QuickPay adlı bir elektronik ödeme sistemi daha bulunuyor.

  • Ödeme konusundaki çözüm enflasyonunda bir diğer duyuru MasterCard’dan geldi. Bu hafta yapılan açıklamada özel bir cihaza ihtiyaç duymadan gündelik eşya, aksesuar ve hatta giysilerimizi bir ödeme aracına çeviren sistem tanıtıldı. Bu yapıda istenen her şey -tahmin edileceği gibi- MasterCard altyapılı bir kredi kartına bağlanıyor. Dolayısıyla ödeme ‘şeyi’ çalınma ya da kaybolma durumunda kolayca iptal edilip (ana kart korunarak) yeni bir cihaza tanımlanabiliyor.

  • Kredi kartı olmadan kredili alışveriş çözümü de PayPal’ın kurucularından Max Levchin tarafından tanıtıldı. Affirm adlı çözüm hem e-ticaret sitelerinde hem de geleneksel satış noktalarında kullanılabilecek. Sistemin işleyişi şöyle: Affirm destekli bir mağazadan alışverişini tamamlayan müşteri kasiyere telefon numarasını veriyor. Kasa ya da POS cihazına bu bilgi girilince müşteri kendi telefonunda onay vererek işlemi doğruluyor. Ardından Affirm farklı veri kaynaklarından müşterinin kredi geçmişini, ödeme gücünü; diğer bir deyişle kredibilitesini öğrenip alışverişe onay (provizyon) veriyor (ya da vermiyor). Onaylanması durumunda müşteri alışveriş tutarını 3, 6 ve 12 ay arasında yapacağı tercih aralığından ödemeyi kabul ediyor. Türkiye’de farklı başlıklar altında alışkın olduğumuz bir yapı.
  • Yeni Zelanda’da hizmete giren Banquer, ilköğretim çağındaki çocukları modern bankacılığın çalışma prensipleri konusunda eğitiyor. Biglilerini simülasyonlar eşliğinde uygulama fırsatı bulan öğrenciler sanal hesaplarında farklı enstümanlar üstünden yatırım yapmanın inceliklerini de öğreniyor.
  • Sadakat kartı olarak anılan marka ve zincirlere yönelik fırsat / indirim kartları cüzdanımızda neredeyse kredi kartları kadar yer kaplıyor. Slimcard, şimdiye dek hep kredi kartları için geliştirilen birleştirme çözümüni sadakat kartlarına uyarlıyor (cep telefonu çağında hala kartlara ihtiyaç duyuyor oluşumuz açıklanabilir olmaktan çıkıyor).
  • Garanti Bankası tarafından 20-22 Kasım tarihinde düzenlenecek ve en iyi fikrin ABD Silikon Vadisi’ni ziyaret etme hakkı kazanacağı hackathon için geri sayım sürüyor. Yarışma herkese ve bankacılık ile bir şekilde kesişen her proje fikrine açık.

Siz de www.e-kampus.com adresinden finansa yönelik, dış ticaret veya pazarlama eğitimleri alarak bu gelişmelerin merkezinde kendinizi bulabilir, kariyerinizde basamakları hızla çıkabilirsiniz.

Yukarı Çık