kariyer,eğitim,sertifika

Tag archive

işbul

Takdir Etmek Bu Kadar Zor mu?

Kendinizi bazen takdir edilme ihtiyacı içerisinde bulduğunuz oluyor mu? Siz elinizden gelenin en iyisini yaptığınız ve harika işler çıkardığınız halde? İç referansı yüksek biri olarak, yani kendi iç tatminimi bir işi iyi yapmakta öncelik almama rağmen, zaman zaman bunun yeterli olmadığını görüyor ve hissediyorum. Zira her insan gibi benim de, başkaları tarafından da motive edilmeye ihtiyacım var. İşyerime bağlılığımı kaybetmemde takdir etme alışkanlığı olmayan ve sürekli hatalara odaklanan yöneticilerle çalışmış olmanın etkisini de göz ardı edemem.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Oysa hiçbir maliyeti olmayan ve çalışan üzerinde son derece olumlu etki yaratan bu eylemi maalesef birçok yönetici ihmal ediyor. Sanırım buradaki en büyük etkenlerden biri çocukluk öğretilerimiz. Ben kırkbeş yaşındayım ve çocuğunu takdir etmenin onu şımartacağı anlayışıyla yetiştirilmiş biriyim. Hatta üniversiteyi kazandığımda rahmetli babam, çığlıklarım karşısında bir sakin ol, herhalde kazanacaksın demişti. Bu söylemin moralimi ne denli bozduğunu tahmin edersiniz. Oysa babam bunu beni motive etmek için söylemişti. Benzer şeyler iş hayatında da olmuyor mu? Harika işler çıkarıp heyecanla yöneticinizin yanına gidip, bu iş oldu dediğinizde sen zaten yaparsın dendiği…

Peki sizce takdir etmeye ne engel oluyor?

Benim saptadığım birkaç maddeden bahsetmek istiyorum.

Takdir etmenin öneminin farkında olmama: Yöneticiniz takdir etmenin kişide yaratacağı etkinin farkında olmayabilir. Bizi takdir eden mi vardı mantığıyla kendi başına gelen yanlış örnekleri doğru kabul ediyordur. Bu durumda bunu talep edin. Danışmanlık yaptığım bir projede şirketin genel müdürüne aynen şunu söyledim. Yaptığımız işlerden memnun olduğunuzu düşünüyorum. Doğru mu? Evet.

Peki, o halde beni neden hiç takdir etmiyorsunuz? Ama siz danışmansınız. Bu zaten böyle olmalı değil mi diye sordu. Elbette, ama sizce böyle olmadığı durumlar da olabilir değil mi? Elbette. O halde beni projeyle ilgili heyecanımı kaybetmemem için takdir eder misiniz? Hem şaşırdı, hem de hoşuna gitti. Ve ardından çok şık bir cümleyle takdir etti. Bazen kişiler, bunun öneminin ve karşısında yaratacağı olumlu etkinin farkında olmadıkları için sizi takdir etmezler. Takdiri, talep edin.
Nasıl takdir edeceğini bilmeme: Kendimce Facebook’ta bir deney yaptım. Hayatımda kritik rol oynayan otuz beş arkadaşıma takdir ve teşekkür içeren mesaj metni yazdım. Bir süre sonra da kendi takdir ihtiyacımdan bahsederek onlardan beni takdir etmelerini istedim. Bilin bakalım sonuç ne oldu? Toplam altı kişi… Bu, arkadaşlarımın beni takdir etmediği anlamına gelmiyordu. Sadece nasıl ifade edeceklerini bilemediler. İfade etme güçlüğü bence genel bir gelişim alanı. Siz ne dersiniz?


Kendini kıyaslama yanılgısı: Yetenek Yönetimi konusunda bu blogta yazılmış en muhalefet yazılardan biri olan Ya yetenek değilseniz yazıma atıfta bulunarak kişinin diğerini takdir etme konusundaki en büyük engelinin kendisini başkalarıyla kıyaslamak gibi bir yanılgıya düşmesi olduğunu düşünüyorum. Yarış tadında yaşanan bir iş hayatı içerisinde o benden daha iyiyse, ben kötüyüm demektir çarpık eşleşmesinin olması sizce de normal değil mi? Oysa yaşam bir yarış değil, bir maratondur. Ve bence hepimiz eşsiz becerilerle donanımlı şekilde dünyaya gelmişiz. Kıyaslama mantığı sizde anlamsız bir kıskançlık duygusu yaratır ve maalesef kendinizi de takdir etmeyeceğinizin sinyali olabilir. Kendinizdeki cevherleri rahatça keşfedip, onları yaşama geçirdiğinizde başkalarını takdir etmenin de ne denli kolay olacağını göreceksiniz. Sizi temin ederim. Başkalarının başarısı sizi daha az başarılı yapmaz. Size sadece daha iyisi için bir yol haritası verir. Tabi siz isterseniz…


Hatalara odaklanma alışkanlığı ve anlamsız mükemmeliyetçilik: Birlikte bir iş çıkardıktan sonra yöneticiniz iyi yaptığınız şeyleri gözardı ederek hatalara mı odaklanıyor? Eveeet dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bu, yöneticinizin güçlü yönleri görme becerisinin henüz gelişmediği anlamına geliyor olabilir. Mükemmeliyetçi kişilerin kendilerini de takdir etmekte çok zorlandıkları ve sürekli bir iç eleştirmenle yaşadıklarını söylemek mümkün. İçten içe sürekli kendi hatalarına da odaklanan kişilerin başkalarını takdir etmesini beklemek ne kadar mümkün olur sizce? İşte tam da bu yüzden önce onları takdir ederek başlamanızı öneririm. Israrla şunu sorun ona. Peki neyi iyi yaptık?
Takdir etmek bence bir dünya görüşü, kazanılır bir alışkanlık ve bir beceri… Mutluluğa ve mutlu etmeye açılan kolay bir kapı. Bu kapıyı açmak ve girmek elimizde. Büyük usta Da Vinci’nin dediği gibi kimse sadece bir mermer değil ve maharet içindeki meleği ortaya çıkarmakta…

Harvard Business Review

2016 Kariyer ve Bireysel Başarı Trendleri

Her yılın başında yeni yılın teknoloji trendlerini tanıtan yazılar okuruz. Bu yıl da yine Şeylerin İnterneti, Yapay Zeka, Cloud Computing, 3D Printing vb trendler hakkında makaleler mevcut. Halbuki sadece teknoloji alanında değil, kariyer ve bireysel başarı alanlarında da trendler değişebiliyor. Gelin bu yılki trendlere beraber bakalım.

 

Daha Az Çalış, Daha Çok İletişim Kur

İletişim çağında yaşıyoruz, ve bu cebimizdeki akıllı cihazları kullanmaktan daha ileriye gidiyor. Teknik becerilerimiz ve önceki projelerimizden aldığımız referanslarımız ne kadar iyi olursa olsun, eğer bunu doğru şekilde yansıtamıyorsak, bir sonraki girişimimizde başarısız olabiliriz.

Doğru iletişim kurabilmek, dinleyip anlamak ve gerekenleri karsı tarafa aktarabilmek demektir. Eğer bunu başarabiliyorsak işlerimizi daha kolay gerçekleştirebilir ve sorunları daha hızlı ve basit çözebiliriz.

Yeniliklere Açık Ol ve Değişikliklere Uyum Sağla

Yeniliklere meraklı ve açık olanların başarıya ulaşma şansı daha yüksektir. Her yenilik beraberinde bir değişiklik getirir ve bu değişikliğe uyum sağlamak gerekir. Bunu iyi beceremeyip değişikliklerden kaçanlara dünyanın 4,5 milyar senedir değişim geçirdiğini ve doğada çevresindeki değişikliklere uyum gösterebilen canlıların hayatta kaldığını örnek gösterebiliriz.

Büyük değişikler, başka bir ülkeden iş teklifi alıp o ülkeye taşınmamız ya da öğrencilik yıllarında bir staj için yurt dışına gitmek olabilir. Veya www.e-kampus.com ‘ü yani Türkiye’nin ilk sanal kampüsünü ziyaret edebilirsiniz.

Beden ve Zihin Sağlığına Yatırım Yap

“Her şeyin başı sağlıktır” sözü çok doğru. Son yıllarda Work-Life dengesini sağlamak hakkında bir çok makale yayınlandı, hem çalışıp hem mutlu olmanın yolları anlatıldı. Halbuki mutluluktan da önce sağlıktır önemli olan. Sağlığımızı pekiştirecek önlemler alırsak, mutluluğumuz da artacaktır, ve işimizi daha istekli ve başarılı şekilde gerçekleştireceğiz. Onun için mutlaka hem bedenimizi hem de zihnimizi dinç tutacak antrenman ve etkinlikler gerçekleştirelim. Hem stres atarız hem daha mutlu oluruz.

Her Zaman Pozitif Ol

Olayların her zaman olumlu tarafını göz önünde bulunduralım. Bu sinirlenmemizi ve stresimizi azaltır ve olaya daha sakin ve farklı bakarak, daha doğru kararı vererek, sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmamızı sağlar.

Yabancı Dil Öğren

Hem programlama dili hem yabancı dil, her ikisi de olabilir. İkisi de kendimizi ifade etmemiz için bir araçtır ve yurt dışında kariyer yapmamıza ve çalışmamıza yardımcı olabilir.

Hangi dil olacağına herkes kendince karar vermeli. Programla dili olarak trend’de olan teknolojilere yönelik bir tane seçebiliriz. Mesela R istatistik ve analiz programlama dili olabilir. Yabancı dilde ise gitmek istediğimiz ya da müşteri edinmek istediğimiz ülkenin dili olabilir.

Türkiye’nin İlk Sanal Kampüsü’nden Eğitim Al!

www.e-kampus.com ‘a gidip, eğitim alabilirsiniz. 2016’ya yeni konular, yeni uzmanlıklarınızı, istediğiniz yerden katılarak video ders olarak alabilirsiniz. Ayrıca istediğiniz yere de sertifikayı gönderiyorlar.

Bir Girişimcinin Yaşam Döngüsünde 10 Evre

1. Her zihni kurcalayan o soru: : “Nasıl yırtarım?”

Girişimci olmanın en önemli unsurlarından biri motivasyon. Elbet en büyük motivasyon da kişi oğluna fena fillah getiren, emek sömürücü sistemden yırtmak, kendi işinin patronu olmak… Tabi ki hayalinin gerçekleştiğini görmek, dünyaya küçük büyük bir şeyler bırakmak da cabası. Burada size e-kampus.com’dan “Karar Verme Teknikleri Eğitimi” almanızı öneriyoruz.

2. Aha moment: “Aha buldum”

Girişimci olmayı arzulamak güzel de… Niyetten öte bir şey lazım, iyi bir fikir. Yenilikçi, akıllıca, bir boşluğu gerçekten doldurabilecek bir şeyler şöyle. Kolay mı? Belki, akıl, yaratıcılık, cesaret bir araya gelirse, şans da elini verirse. Kimsenin göremediğini, görüp de bilemediğini belki de sen çekip çıkarırsın.

3. Tohum: Fikir burada para nerede?

İşler yolunda gidiyor, niyet ettin, fikri buldun. Peki, bu fikre başkaları da destek olacak mı bakalım? Aile, arkadaşlar,aptallar, krediler, melek yatırımcılar, hibeler… Pek çok kişinin asla aşamadığı bu devreyi aşabilirseniz, hayalinizi vücuda erdirmeye bir adım daha yaklaştın demektir.

4. Toplansın ekip açılsın dükkan: Start-Up

Ekiplerin en kralı, fikirlerin en iyisi ve yüksek ihtimalle minicik bir sermaye ve agresif hedeflerle çıktınız yola. İşte boyunun ölçüsünü alma zamanı. Bakalım pazar sizin ürününüzü ne kadar hevesle bekliyor? Tam da burada “Liderlik Eğitimi” alabilirsiniz.

5. Gelsin paralar: Büyüme

Ülkemizde kurulan her üç işletmeden biri ilk beş yılda kapıya kilidi vuruyor. Umarım pazar büyük bir açlıkla sizin ürününüzü bekliyordur. Eğer durum buysa sakın gevşeyip kendinizi koyuvermeyin. Gözünüz her daim pazarın talepleri ve attığınız her adımı takip eden rakiplerinizin hamlelerinde olmalı. “Muhasebe Eğitimi” tam sizlik

6. Yayılsın dükkanlar: Genişleme

Büyümen yavaşlamaya başlıyor artık yeni pazarlar, farklı sektörleri hedeflemeli, büyümenin hızını kesmemelisin.

7. Ay bana bir ağırlık çöktü: Olgunluk

Olgunluk dönemi, kurumsallaşan şirketlerin hantallığı senin de üstüne çökmeye başladı. Yöneticiler, ekipler, organizasyon sorunları. Küçük devine gururla bakarken, start-up günlerini mi özlüyorsun ne? Burada “Etkili Zaman Yönetimi” çok önemli..

8. Beklenen an: Exit

Beklenen an geldi çattı. Bir dünya devi kapını çaldı. Ülkemizde görmeye çok alışık olmasak da… Şimdilik çanlar senin için çalıyor. Exit için doğru zamanda mısın?

9. Bas bas paraları Leyla’ya

 

10. Yine zihni kurcalayan o soru: “Nasıl yırtarım?”

Aslında her daim baştaki sorumuz baki “Nasıl yırtarım?”. Belki de artık yatırımcı olarak, yeni girişimcilerle birlikte nasıl yırtılacağını bulmak için yeniden koyulacaksın yola.

İyi Bir Dijital Pazarlama Uzmanı Nasıl Olunur?

İyi bir dijital pazarlama için, bir pazarlama uzmanından çok daha fazlasını bilmek gerekiyor. İşte iyi bir dijital pazarlama uzmanı olmak için gereken 5 özellik…

1-İyi bir iletişim: İletişim bir bilimdir. Bir markanın iletişimini üstlendiğiniz anda ilk yapmanız gereken şey, markanın kimliğiyle, mevcut ve potansiyel müşterileriyle uyumlu bir dil kurmak olmalı. Bu konuda Ünsal Oskay’ın “İletişim’in ABC’si” kitabını okumanızı şiddetle öneririm.

2-Dil bilgisi ve anlatım: Bunlar öğrenilip geliştirilebilen özelliklerdir. Bol kitap okumak bu özellikleri geliştirmenin ve diri tutmanın en ideal yoludur. Eğer bu konuda eksikleriniz olduğunu düşünüyorsanız hazırladığınız metinleri mutlaka 2. bir kişiye kontrol ettirmelisiniz.

3-Genel kültür: Çok film izleyip çok kitap okumuyorsanız, en azından güncel dergi ve gazeteleri, haber bültenlerini takip ederek gündemi yakalamaya çalışın. Belki kimse sizden entellektüel bir birikime sahip olmanızı, güncel olayların nedenselliklerini analiz edebilmenizi beklemiyor ama en azından buzdağının görünen yüzü hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

4-E-ticaret eğitimi almak:

Çalıştığınız veya çalışacağınız markanın bir e-ticaret sitesi olabilir. Oradaki metrikleri öğrenmek, satışın nasıl online hale geldiğini görmek isteyebilirsiniz. Var olan pazarlama planlarını online hale getirmek için e-ticaret olgusunun tüm bilgisine sahip olmanız gerekebilir. www.e-kampus.com adresinden alacağınız “e-ticaret uzmanlığı” eğitimi sizi çok daha farklı yerlere taşıyabilir. Ayrıca dijital pazarlama uzmanları içinde bu eğitimin gerektiğini söylememize gerek yok herhalde

5-Analiz: Yaratmış olduğunuz içeriklerle ilgili mecra bazlı raporları mutlaka sürekli olarak kontrol edin. Eposta pazarlamasında çok kullanılan A/B testlerini sosyal medya paylaşımlarınız için de uygulayabilir, hangi içeriğin, hangi metnin ne zaman paylaşıldığında daha fazla etkileşim yarattığını tespit edebilirsiniz. Kararlı olun ama kendi fikirlerinize saplanıp kalmayın. Müşterilerinizden öğrenin.

6-Sosyal Medya Uzmanlığı eğitimi almak: Sosyal medya dijital pazarlamanın en önemli kısmı. Sosyal medya platformlarının arka tarafındaki analitik düzenleri, nasıl içerik yaratmanız gerektiğini, nasıl görsellerle ilerlemeniz gerektiğini, kullanıcıların sosyal medyada nasıl etkileşimlerde bulunduğunu www.e-kampus.com sayesinde “Sosyal Medya Uzmanlığı” eğitimi alarak öğrenebilirsiniz.
5-İşleri paylaştırmak: İyi bir dijital pazarlama uzmanı olmanız her şeyi sizin yapmanızı gerektirmez. Gerektiğinde bir takım işleri delege edin, fikir alın, rica edin… Sizin uzmanlığınız, şeyler arasındaki ilişkiyi ve kurguyu nasıl idare ettiğiniz olmalı.

7 Gün Boyunca Bunları Yapın, Zekanız Pekişsin, Liderliğiniz Parlasın!

İş hayatının rutinliğinden, hepimiz kendimizi zaman zaman ekmek beyinli gibi hissederiz.

Peki 7 günde Einstein gibi olmak mümkün mü? O kadar değilse de, 1 hafta gibi kısa bir sürede zekayı %40 oranında artırmanın mümkün olduğu ortaya konuldu.

Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren Edinburgh Üniversitesi Biomedikal Bölümü’nden Prof. Mark Lythgoes’in 1 hafta süren programı BBC’de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ’larında %40’a varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

Büyük resmi görebilmek, fırsat ve tehditleri analiz edebilmek, başarıya odaklanmak, ilham vermek, desteklemek, sonuç odaklı olmak, yaratıcı olmak da bu egzersizler ile gelişebilir aynı zamanda e-kampus.com’dan liderlik eğitimi de size bu konuda katkılar sağlayabilir.

Sabırsızlandınız mı? Hemen mucize formüle bakalım:

Başlamadan küçük bir hatırlatma…

Ortalama insan beyni 1.4 kilogram, bunun da %80’i sudan oluşuyor. Geri kalan %20’lik katı kısmın ağırlığı yaklaşık 280 gram. Yani bir insanın hayatta ne olacağına ya da ne olamayacağına karar veren 280 gramlık bir parça…

Buyrun 7 gün formülü:

1. Cumartesi

Dişinizi her zaman kullandığınız elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kapatarak duş alın. Liderlik eğitimi almış kişi olmak bunu gerektirir.

2. Pazar

Sabah saatlerinde bulmaca çözün ve hemen ardından kısa bir yürüyüşe çıkın. Liderlik özelliğini taşıyan kişiler bunu sıklıkla yaparlar ve her zaman büyük resmi böyle bulurlar.

3. Pazartesi

İşe ya yürüyerek, ya bisikletle ya da daha önce hiç kullanmadığınız bir araçla gidin. Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. Daha az stres ile daha verimli bir iş yaşamı için adım atmak isteyenler de bunları mutlaka yapsın.

 

4. Salı

Sözlükten hiç bilmediğiniz 10 adet sözcük öğrenin ve bunları o günkü günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.

5. Çarşamba

Bir yoga, pilates ya da meditasyon dersine katılın ve burada daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun. Veya www.e-kampus.com adresine gidin biraz eğitim alın

6. Perşembe

İşe daha önce hiç kullanmadığınız bir yoldan gidin (taksiyle değil) ve aynı akşam televizyondaki ciddi bilgi / belgesel programlarını izleyin. Bakın e-kampus.com ‘da eğitimler izleyebilirsiniz

7. Cuma

Bugün hiç alkol ve kafein tüketmeyin. Hafta sonu için uzun bir haftalık ev alışverişi listesi hazırlayın ve listeyi ezberlemeye çalışın.

BONUS

İnternetten zekayla ilgili bir şeyler okuduğunuza göre, beyninizle seviyeli bir birlikteliğiniz var demektir. Sizi tebrik ediyor, devamını diliyoruz. Öğrenmeye bu kadar açıksanız lütfen e-kampus.com ‘a da uğrayın, faydalı işlere devam edin

Morgan Stanley’den Yeni Mezunlara Altın Öneriler!

ABD’nin önde gelen yatırım bankalarından Morgan Stanley, finans sektöründe kariyer yapmak isteyenlerin çalışmaya can attığı firmalardan biri. Banka, internet sitesinde öğrenci ve yeni mezun alım dönemiyle ilgili yeni kriterlerini açıkladı.

Morgan Stanley’nin kriterlerinde, yetkinliklerin yanı sıra kişilik özelliklerinin de önemli bir yer tutması dikkat çekici. Bankanın işe alım uzmanlarının (İnsan Kaynakları Uzmanlık eğitimi ile sizde bu konuda uzman olabilirsiniz.) gençler için hazırladığı kriterler şöyle:


1-Ne kadar becerikli olduğunuzu gösterin: Üniversiteliler, kendi okullarından mezun olup şirketimizde çalışan kişilere ulaşıyor. Bunu görmekten memnun oluyoruz. Siz de girişken ve becerikli olmalı, inisiyatif alabilmelisiniz. Bu arada başka işe alımcılara sormaktan çekindiğiniz soruları bize yöneltebilirsiniz. Belki de online eğitim sitelerinden yeni mezunlara yönelik eğitimler alabilirsiniz.

2-Sakince dinlemeyi bilin: Baskı ve stres altında problem çözme becerisini ölçmek için gruplara vak’a çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalarda baskı arttıkça sakin kalabiliyor musunuz, ona bakıyoruz. Ayrıca ekip arkadaşlarınızı dinleyip dinlemediğiniz de bizim için önemli. Liderlik özelliklerinizin olması elbette harika ancak başka insanları dinleme ve gereğinde onların fikirlerini savunabilmenize de dikkat ediyoruz. Ayrıca e-kampus.cım gibi sitelerden “Liderlik Eğitimi” alarak bu yeteneklerinizi ortaya çıkarabilirsiniz.

 

3-Ne istediğinizi bilin: Hangi departman ile görüşüyorsanız neyi neden istediğinizi o kişilere gösterin. Kendinizi iyi bir şekilde tanıtın, Morgan Stanley’ye ne katkıda bulunabileceğinizi söyleyin, neden o departmanda çalışmak istediğinizi açıklayın.

4-İşin içine girin: Eğer yatırım bankacılığı gibi bir sektöre girmek istiyorsanız onu iyi tanımanız gerek. Yatırım bankacılığı, şirket birleşme ve satınalmaları ya da halka arz konularından çok daha fazlasıdır. Sektörü iyi araştırmalı, hangi özelliklere sahip olmayı gerektirdiğini iyice öğrenmelisiniz. Bu özelliklere sahip olduğunuzu da bize gösterin. Örneğin; e-ticaret uzmanlığınız aldığınız bir eğitime dayalı ise onun sertifikasını gösterebilirseniz. e-kampus.com gibi bir çok site bu sertifikaları evinize kadar gönderebiliyor.

iyi-bir-fikir-nasil-bulunur
5-Bir fikriniz olsun: Finans sektöründeki gelişmeleri takip edin. Örneğin görüşmeye gideceğiniz gün büyük bir birleşme veya halka arz gerçekleştiyse bu konuda yorum yapacak kadar bilgili olmalısınız. Burada dış ticaret ve muhasebe eğitimleriniz çok önemli.

6-“Mış” gibi yapmayın: Aşırı hevesli davranmanız, bizi çok fazla etkilemeye çalıştığınızı gösterir, bizde bu hissi yaratır. Kendinizle ilgili rahat olun, kibar ve ilgili davranın, yeter. Yetkinliklerinizin dışında, yaptığımız “uçak testi” ile bizde uzun süre memnuniyetle çalışıp çalışmayacağınızı da ölçeceğiz. Problem Çözme Teknikleri bu konuda sizlere çok yardımcı olabilir.

iş-arama

7-Dışarda da bir hayatınız olduğunu gösterin: Eğitimdeki başarınız önemli ancak iş dışında da tutku duyduğunuz şeyler olmalı. İyi bir bir eğitim ve kaliteli bir yaşamı aynı anda başaracak kadar zamanı iyi kullanabilmelisiniz.


Nasıl Freelancer Olunur?

freelancer

Baştan belirtelim, başarılı Freelancer olmanın taslağı veya tek bir yolu yoktur; herkes kendince hatalar yapacak ve o hatalardan öğrenecektir. Burada önemli olan hazırlıklı olmak ve olası olumsuz ektikleri azaltmaktır.

Belki 10 yıldır büyük bir şirkette SAP danışmanı veya sistem uzmanı olarak çalışıyorsun, ve herhangi bir nedenden dolayı iş ortamından bıktın, ve artık kendi patronun olarak yeni bir maceraya atılmak istiyorsun. Ya da yazılım mühendisi olarak okuldan mezun olalı 2 yıl oldu, ama halen bedava stajyerlik hariç bir iş bulamadın. O zaman Freelancer olarak çalışmak senin için doğru seçim olabilir.

Freelancer olarak işe başlamanın iki yolu vardır; biri bodoslama diğeri planlı ve hazırlıklı. Biz ikincisini seçiyoruz ve gerekenleri burada yazıyoruz

Araştır ve Analiz Et

Freelancer olarak başlamadan önce, ya maaşlı çalışıyorsundur, ya işsiz ya öğrenci, ya da askersindir. Ne olursan ol, ilk olarak mutlaka araştırmalısın.

Araştırmanın içerisinde boğulmana gerek yok; bu haftalarca sürmemeli, bir kaç saat veya bir iki gün yeterlidir

  • Dünyada ve özellikle Türkiye’de freelancer’ler ne tür hizmet sunuyorlar
  • İş verenler freelancer çalışanlara ne tür projeler sunuyorlar
  • Hangi sektörler yeteneklerime uygun projeler sunuyor
  • Projeleri nasıl sunuyorlar, hangi araçları kullanıyorlar (tubitekuz.com, freelancer.com, networking, çalışma grupları, fuarlar vs.)
  • Çalışma ve sözleşme şekilleri nedir
  • Uymam gereken, maddi ve hukuki altyapı nedir
  • Ben hangi yeteneklerimi kullanıp ne tür bir hizmet sunacağım

İş Planı Oluştur

Mutlaka bir iş planı oluştur, aklındaki fikirleri bir kağıda dök ve bu fikirleri besle. İlk haftalarda sistemin tam oturana kadar ve gerektikçe güncelle.

  • Yapmak istediğim işin özeti nedir
  • Neden Freelancer olarak çalışmak istiyorum
  • Bağımsız bilişim uzmanı olarak çalışmaktan beklentim nedir
  • Benim müşteri kitlem ve ortamı nedir, kimleri içerir
  • Projelerime nasıl ulaşacağım
  • Müşteri portföyümü nasıl oluşturacağım
  • Hizmetimi nasıl sunacağım
  • Bunları başarmam için kullanacağım araçlar nelerdir
  • Şirketimi nasıl kuracağım ve nasıl yöneteceğim
  • Başlamam, belli bir süre hayatta kalabilmem ve büyümem için gereken bütçe nedir
  • Bugünden itibaren, bu beklentilerimi elde etmem için zaman çizelgem ve kilometre taşlarım nedir
  • e-kampus.com’dan hangi eğitimi almam gerekiyor

Eğer destek alabilmen için iş planını sunacağın kredi, yatırım ve sponsor gerekmiyorsa, şekli ve formatı fazla da önemli olmayabilir, ama mutlaka kendin için bir tane okunur ve kolay anlaşılır olarak oluştur ve bu plana uy.

Ailenin ve Çevrenin Desteğini Al

Çoğu insan ailenin ve çevrenin verdiği desteğin ne kadar önemli olduğunu bilmiyor. Aynısı tersi için de geçerli; eğer ailen, arkadaşların ve çevren destek değil de köstek olursa yandı gülüm keten helva!

  • Ailene, arkadaşlarına ve çevrene bu planını bildir, desteklerini al ve çalışma mesafeni herkesin anlayacağa şekilde mutlaka belirle
  • Rahatsız edilmeden verimli şekilde çalışabilmen için sınırlarını koy ve çalışma zamanlarını bildir onlara
  • Unutma, senin verimli çalışıp başarılı olman, ailenin de yararınadır; bu ciddi işi para kazanmak için yapıyorsun, zamanını boşa geçirmek için değil!

Çalışma Ortamını Ayarla

Büyük bir ihtimal hemen bir ofis kiralayamayacaksın ve her gün (bence) o kahvesi berbat olan pahalı ve sesli Starbucks’a da gitmeyeceksin. Onun için evdeki çalışma ortamını kur ve ayarla.

  • Evdeki çalışma ortamını ve ofisini ihtiyaçlarına göre ayarla ve çalışma odaklı olduğuna dikkat et
  • Gereken araçları edin ve kullanılır olduklarından emin ol (laptop, yazıcı , kurumsal e-posta hesabı, proje ve zaman yönetimi araçları, google drive, wrike, tubitekuz.com profilin, sosyal medya hesapların vs.)

Bir müşteri ile Skype görüşmesinde eğer mikrofonun bozuksa, cızırtı çıkartıyorsa veya arka taraftan mahalle köpeğinin havlama sesi geliyorsa, müşteri seni ciddiye almayabilir. Önce sen kendini ve işini ciddiye al ki müşteri de seni ciddiye alsın!

Çalışma ve Hayat Ritmini Dengele

Ve disiplinli ol. Var olan bir projen için sabahlara kadar özverili bir şekilde çalışabilirsin. Sonra saat akşam 5’e kadar uyuyup, potansiyel bir müşterin ile olan görüşme saatini kaçırırsan, fazlada verimli sayılmaz, öyle değil mi ?

Aile içi veya yalnız, fark etmez. Mutlaka günlük, haftalık, aylık ritmin olmalı.

  • Günlük: çalışma, yemek ve ara verme saatleri…
  • Haftalık: Sosyal medya takip et, blog yaz, yeni müşteriler edinmeyle ilgili plan yap…
  • Aylık: muhasebe ve evrak işlerini toparla
  • 3 aylık: başardıklarını ve başaramadıklarını iş planın ile kıyasla ve doğru yolda olduğundan emin ol, gereken stratejik düzenlemeleri yap. Yeni müşteriler ara. Seminerlere ve çalışma gruplarına katıl
  • Yıllık: yılda bir veya iki kere yeteneklerine bir yenisini ekle veya pekiştir, bir kursa katıl ve (uluslararası) geçerli olan yeni sertifikalar edin. e-kampus.com adresini burada sıklıkla ziyaret et ve yeni eğitimlerden haberdar olmak için mail list’e katıl.

Unutma, hayat ritmin’e dinlenmek, gezmek, tatil yapmak, arkadaşlarla eğlenmek ve spor yapmak da dahildir.

Bütçe ve Risk Yönetimi Uygula

Bazıları buna B planı der. Biz bütçe ve risk yönetimi diyoruz.

  • Bağımsız olarak çalışmaya başlamadan önce projesiz kalacağın günler için birkaç kuruş koy sandığına at.
  • En az 3, ideal olarak 6 aylık yedek bir geçim kaynağı oluştur.
  • Bu kaynağa iş giderlerini ve ücretlerini dahil et (sigorta, mali müşavir, KDV stopaj ve diğer vergiler, 3G, yol, yemek, su, elektrik, gaz, kira vs)
  • Bakmakla sorumlu olduğun ailen varsa, mutlaka onların giderlerini de dahil et.

Eğer baba evinde yaşıyorsan veya evli olup maaşlı çalışan bir eşin varsa, işler senin için daha basit ve avantajlı olabilir.

Kurumsallaş I

Para kazandığın an devlette vergi ödemelisin. Vergi verebilmen için yaptığın işler için muhasebeni tutmalısın. Bu muhasebeyi sen değil, kanuni gereksinim olarak mali müşavir tutar ve senin kazanç ve gider faturalarını işler.

  • Tuttuğun mali müşavir bilişimden ve bilişim mevzuatından anlayan biri olmalı. Yeni çıkan kanunlar ile ilgili bilgi ve destek vermeli
  • İş planını ona göster, anlat ve ne yapmak istediğini anladığından emin ol
  • Şahsi şirketini kur
  • Faturalarını, kart vizitlerini, kalemlerini, blok notlarını bastır

Meslek tanımı ne olursa olsun, mali müşavirin en önemli görevi, senin ödeyeceğin vergiyi mümkün olduğunca en aza indirmek ve kazancını en yükseğe çıkarmaktır!

Kurumsallaş II

Artık sen de varsın Freelance piyasasında ve büyük işler başaracağından eminsin.

Müşterine incelemesi için sosyal medya bağlantılarını gönderiyorsun ve müşteri bu hesap isimlerinin biriyle karşılaşıyor: “fındık kıran”, “emo girl”, “Osmanlı torunu”, “kara dul”.

  • Paylaştığın sosyal medya hesapları kurumsal kimliğini yansıtmalı
  • Özellikle genç ve yeni bir freelancer olarak, yaptığın ve yapacağın taraflı ve siyasi açıklamalar vb paylaşımlar sadece bir projeni değil, freelancer kariyerinin tamamını olumsuz etkileyebilir
  • Hizmetlerini anlatan adınsoyadın.com şeklinde bir Web alan adı edin ve bir web sayfası oluştur
  • Ciddi bir iş veren tamamlanmamış hiç bir profili incelemez. Sosyal medya ve proje bulma portallarında profillerinin tamamlanmış olmasına özen göster

İlk Projeni Uygula ve Teslim Et

Eminim bunların hepsi oluşana kadar beklememişsindir ve ilk müşterinden projeni zaten almışsındır. O zaman ne bekliyorsun?

“ Her zaman kendin ol, ciddi ol ve muhteşem bir proje teslim edip müşterini mutlu et! ”

Böylece hem sana referans olma, hem de muhtemel başka proje verme şansın yükselir..

Hangi Meslek Ne Kadar Kazanıyor?

Hangi meslek grubunun ne kadar kazandığını, yapılan anketlerin ortalamasını alarak hesapladık ve en güncel rakamları sunuyoruz! e-kampus.com size yeni meslekler kazandırırken, Gazete E-kampus ise sizi sürekli güncel tutar. İşte merak edilen o rakamlar;

Satış ve finans üst düzey yöneticileri: 20500 TL ile en yüksek geliri elde ediyor.

Muhasebe müdürü: 17000 TL


Pazarlama müdürü: 14000 TL


Bölge satış müdürü: 12000 TL


Pazarlama/ürün/ticari pazarlama çalışanı: 13000 TL


Bütçe ve planlama yöneticisi: 12600 TL

 

 

 


Mühendislik müdürü: 12600 TL


Satış analisti: 12000 TL


Marka müdürü: 12000 TL

Ürün müdürü: 11900 TL


Maliyet muhasebecisi: 2600 TL


Web master: 3000 TL


Satınalma uzmanı: 3000 TL

Facebook ve Youtube’dan Haberler..

Facebook Şimdide TV Reklamlarına Başlıyor!

Facebook, New York Advertising Week öncesinde reklam verenlere yönelik yeni satın alma, optimizasyon ve ölçümleme tekliflerini duyurdu. Açıklamayla birlikte aktif reklam verenlerin sayısının geçtiğimiz son yedi ayda yüzde 25 oranında arttığını belirten Facebook, 2.5 milyon adet reklam verene ulaştığını paylaştı.

Facebook’un yeni tekliflerinden en dikkat çekici olansa şirketin reklam verenler için TV reklamı metriklerini kullanarak Facebook video reklamlarını satın almalarını sağlaması. Yeni teklif, TV reklamları için de kullanılan GRP ile benzer şekilde Facebook’ta TRP metriği esaslı reklam verilmesini sağlıyor.

Bu sayede bir TRP hedefiyle TV ve Facebook arasında bir kampanya düzenlenmesi ve daha net bir ölçümleme elde edilmesi mümkün hale geliyor. Ölçümleme kısmını ise Nielsen üstleniyor ve Facebook’un TV ile birlikte belirlenen hedefe ulaşıp ulaşamadığını doğruluyor.

Buna ek olarak reklam verenlere marka bilinirliğine yönelik yeni bir optimizasyon seçeneği sunan Facebook, mobil oylama için Millward Brown ile işbirliği yaptığını duyurdu.

Youtube Reklamsız Abonelik Sistemini Duyurdu..

Google’a bağlı video paylaşım sitesi YouTube, uzun bir süredir üzerinde çalışılan abonelik sistemini kamuoyuna tanıttı. “YouTube Red” adı verilen sistemin aylık ücretinin 9,99 dolar olması planlanıyor. Böylelikle YouTube’a ücret karşılığı abone olanlar, videonun başındaki reklam görüntülerini izlemek zorunda kalmayacak.

ABD’de yakında yürürlüğe girmesi beklenen abonelik sisteminin, kısa bir süre içinde diğer ülkelerde de hizmete sunulması planlanıyor. YouTube’un blog sayfasından yapılan açıklamada, hazırlıkların sürdüğü, ancak sistemin diğer ülkelerde de devreye girmesi için henüz net bir tarih belirlenmediği ifade edildi.

Google Play Music’le birleşme

Şirket “YouTube Red”i ücret karşılığı sınırsız müzik dinleme servisi olan Google Play Music ile de birleştirmeye hazırlanıyor. Böylece bu hizmetlerden herhangi birine abone olan tüketicilerin, diğerinden de faydalanabilmesi amaçlanıyor.

Abonelik sistemine geçmek istemeyenler ise eskiden olduğu gibi, videoları reklamlarla birlikte izleyebilecek. Dünyanın en popüler video paylaşım platformu olan YouTube’un bir milyar dolayında kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor.

Sosyal medya bu kadar ilerliyorken, fırsatı kaçırmayın. Sosyal medyada söz sahibi olmak için www.e-kampus.com sitesinden “Sosyal Medya Uzmanlık Eğitimi” alın.

Y Kuşağı Kimdir?

İş Hayatına adım atarken Y kuşağı… Gelecekler, geliyorlar dendi ve bir süredir aramızdalar. Y kuşağı şu an çalışanların %35’i iken, 10 yıl sonra bu oran %58’e çıkacak.

blogekim1

Y Kuşağı 1980-1999 yılları arasında doğanlar. Özgürlüğüne düşkün, marjinal, otoriteye meydan okuyan, teknoloji hayranı olan gençlerden oluşan bu nesil; aynı zamanda küreselleşen bir ekonomi ve kültürler arası etkileşimin arttığı bir dönemde yaşıyor. Uzmanlar tarafından “yaratıcı” olarak tanımlanıyor.

Y kuşağı; sorgulamayı seviyorlar, kendilerini iyi ifade ediyorlar, teknolojiye düşkünler ve onu kullanmada da iyiler, emir almaktan hoşlanmıyor, sert hiyerarşik yapılardan neredeyse nefret ediyorlar… Yaratıcı olmakla birlikte biraz da maymun iştahlılar. Bir işi hakkıyla tamamlamadan diğer işi yapmayı istemek gibi bir sıkıntı yaşıyorlar…

Y Kuşağını hemen hepimiz bu şekilde tanımlarken, haliyle işe alım sürecinde de kendine güvenen, ne istediğini bilen, kendini iyi ifade eden gençler bekliyor her İnsan Kaynakları Uzmanları da…

blogekim2

İyi bir üniversiteden mezunsanız, bu sizi ancak mülakata davet ettirir. Şirkete yapılan yüzlerce ve hatta belki de binlerce başvuru arasından, iyi bir üniversitede okumuş olmanız sizi farklılaştırabilir. Ancak bu, sizin mülakatta da fark yaratacağınız anlamına gelmez. Nereden mezun olursanız olun, mutlaka karşılaşacağınız klasik sorulara hazırlıklı olmalısınız.

İşte size birkaç ipucu;

Kariyer hedefiniz olsun. Özgüveni yüksek, ne istediğini bilen Y kuşağından iş hayatı için de kendisine bir hedef koymasını bekliyor İKcılar ve yöneticiler. “Siz benim özelliklerime göre değerlendirme yapıp, uygun gördüğünüz görevi verirsiniz” demek, benim hedefim yok, siz benim yerime yapın bir şeyler demekten farklı değil. Mutlaka hedefiniz olmalı.

Güçlü Yönlerinizi ve gelişim alanlarınızı bilin. Bunu sadece mülakatta sorulacak o klasik sorular için yapmayın. Kendisini tanımayan kişiler ne özel hayatlarında ne de iş hayatında başarılı olamazlar, denge kuramazlar. Hangi yönleriniz sizi diğerlerinden öne çıkarıyorsa o alanda başarılı olma ihtimaliniz çok daha yüksek. Gelişim alanlarınızı bilirseniz iş hayatında neyi yapıp neyi yapamayacağınızı, ne yaparsanız başarılı olup, olamayacağınızı bilirsiniz. Kendinizi tanırsanız, şirkete gerçekten nasıl bir katkı sağlayabileceğinizi de daha net ortaya koyabilirsiniz.

Staj yapın. İş hayatını tanımak, bir şirkette hangi fonksiyonlar, hangi departmanlar, hangi görevler olduğunu bilmek kariyer hedefinizi netleştirmenizde size fayda sağlayacaktır. Güçlü yönlerinizi, gelişim alanlarınızı da gözlemlemek için stajları bir fırsat olarak görün. Staj yaparak iş hayatına ilişkin az çok bir görüşünüz olmaya başlar, iş hayatının kurallarını da kısmen öğrenmiş olursunuz. Okul bitmeden önce mümkünse en az iki ayrı şirkette, iki farklı departmanda staj yapın.

Çalışmak istediğiniz iş ortamını hayal edin.Nasıl bir ortamda çalışırsanız kendinizi daha iyi hisseder ve başarılı olursunuz. Rekabetçi mi? Uyumlu mu? Takım çalışması önemli mi? Bireysel çalışmak mı? Fiziki şartlar sizin için önemli mi? Hareket imkanı mı olsun, sizi yönlendiren ama eğiten bir yönetici mi? Deneme yanılma yaparak mı öğrenmek istersiniz, yoksa adım adım ne yapmanız gerektiği mi söylenmeli?

Okul hayatı boyunca okulda projeler yaptıysanız, ekip içinde üstlendiğiniz görevler ve o ekipte hissettikleriniz size bu noktada ipucu verecektir. (üniversiten yeni mezun adaylara bu soru mutlaka sorulur, unutmayın ) Ayrıca staj yaptığınız süre boyunca da iş ortamını gözleme ve sizin için en ideal iş ortamı hakkında fikir oluşturma şansı yakalamış olabilirsiniz.

Bu noktalarda farkındalığınız ne kadar yüksekse mülakatlarda da o kadar başarılı olursunuz. İster yeni mezun, ister deneyimli bir aday olun kendinizi tanımıyorsanız, kendinizi doğru anlatamazsınız. Siz kendinizi doğru tanımıyorken insan kaynakları yöneticilerinin ya da yöneticilerin sizin yerinize sizi tanıyarak şirket içinde görev seçmesini beklemek de haksızlık olacaktır.

Yeni mezunlara bir de e-kampus.com’da “Yeni Mezun Eğitim Paketi” almalarını öneriyoruz. Eminiz çok işe yarayacaktır

 

Konfüçyus’un M.Ö. 8. Yüzyılda söylediği söz ne güzel de özetliyor… “Eğer sevdiğin işi yaparsan, hayatın boyunca bir kez bile çalışmış olmazsın.”

Yukarı Çık