kariyer,eğitim,sertifika

Tag archive

online eğitim haber

Facebook ve Youtube’dan Haberler..

Facebook Şimdide TV Reklamlarına Başlıyor!

Facebook, New York Advertising Week öncesinde reklam verenlere yönelik yeni satın alma, optimizasyon ve ölçümleme tekliflerini duyurdu. Açıklamayla birlikte aktif reklam verenlerin sayısının geçtiğimiz son yedi ayda yüzde 25 oranında arttığını belirten Facebook, 2.5 milyon adet reklam verene ulaştığını paylaştı.

Facebook’un yeni tekliflerinden en dikkat çekici olansa şirketin reklam verenler için TV reklamı metriklerini kullanarak Facebook video reklamlarını satın almalarını sağlaması. Yeni teklif, TV reklamları için de kullanılan GRP ile benzer şekilde Facebook’ta TRP metriği esaslı reklam verilmesini sağlıyor.

Bu sayede bir TRP hedefiyle TV ve Facebook arasında bir kampanya düzenlenmesi ve daha net bir ölçümleme elde edilmesi mümkün hale geliyor. Ölçümleme kısmını ise Nielsen üstleniyor ve Facebook’un TV ile birlikte belirlenen hedefe ulaşıp ulaşamadığını doğruluyor.

Buna ek olarak reklam verenlere marka bilinirliğine yönelik yeni bir optimizasyon seçeneği sunan Facebook, mobil oylama için Millward Brown ile işbirliği yaptığını duyurdu.

Youtube Reklamsız Abonelik Sistemini Duyurdu..

Google’a bağlı video paylaşım sitesi YouTube, uzun bir süredir üzerinde çalışılan abonelik sistemini kamuoyuna tanıttı. “YouTube Red” adı verilen sistemin aylık ücretinin 9,99 dolar olması planlanıyor. Böylelikle YouTube’a ücret karşılığı abone olanlar, videonun başındaki reklam görüntülerini izlemek zorunda kalmayacak.

ABD’de yakında yürürlüğe girmesi beklenen abonelik sisteminin, kısa bir süre içinde diğer ülkelerde de hizmete sunulması planlanıyor. YouTube’un blog sayfasından yapılan açıklamada, hazırlıkların sürdüğü, ancak sistemin diğer ülkelerde de devreye girmesi için henüz net bir tarih belirlenmediği ifade edildi.

Google Play Music’le birleşme

Şirket “YouTube Red”i ücret karşılığı sınırsız müzik dinleme servisi olan Google Play Music ile de birleştirmeye hazırlanıyor. Böylece bu hizmetlerden herhangi birine abone olan tüketicilerin, diğerinden de faydalanabilmesi amaçlanıyor.

Abonelik sistemine geçmek istemeyenler ise eskiden olduğu gibi, videoları reklamlarla birlikte izleyebilecek. Dünyanın en popüler video paylaşım platformu olan YouTube’un bir milyar dolayında kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor.

Sosyal medya bu kadar ilerliyorken, fırsatı kaçırmayın. Sosyal medyada söz sahibi olmak için www.e-kampus.com sitesinden “Sosyal Medya Uzmanlık Eğitimi” alın.

Neden İnsan Kaynakları Şirketler İçin Önemli?

Bir şirketin etkin bir insan kaynakları yönetimi yoksa o şirkette takım çalışmasına dayalı başarılar elde edilemez. Hatta o şirkette asla ve asla iyi bir takım olunamaz. İnsan kaynakları yönetiminden beklenen birçok görev vardır. Bu görevler arasında diğerlerine göre daha ağırlıkta olan kilit diye tabir edebileceğimiz görevleri var. Bunların başında kimi akademik çevrelere göre işe alım ve eğitim gelse de ülkemizde son 1 yıldır yoğun şekilde yaşanan iş kazaları sebebiyle iş güvenliğinin insan kaynakları yönetiminin kilit fonksiyonu olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Şirketlerin bu kadar kilit fonksiyon pozisyonlarında yer almak için size bonus olarak e-kampus.com eğitimlerini öneriyoruz, buradan gidebilirsiniz.

Performans Değerlendirme ve Performans Yönetimi

İnsan kaynakları yönetimi çalışanları teşvik etmek ve iş performansını arttırmak için bir takım önlem, tedbir, çalışma esasları, yöntemler ve teşvikler oluşturur. Performans değerlendirmeleri arasında günümüzde uygunluğu kabul edilen ve en çok tercih edilen 360 derece performans değerlendirmeye uygulama alanı yaratır. Performans değerlendirme süreçlerinde personelle sürekli iletişim kurar ve onların performanslarını arttırmak için verimliliği arttırıcı yöntemler geliştirir. Bütün olarak baktığımızda ise insan kaynakları yönetimi personeli adeta bir takım koçu gibi motive eder.

İşe alım ve eğitim

İşe alım insan kaynakları yönetiminin en önemli sorumluluklarından biridir. İK nın görünen yüzüdür. Kendisini en çok hissettirdiği iki alandan biridir. Diğer ise işten çıkarmadır. İnsan kaynakları yönetimi doğru kişiyi doğru işe yerleştirme esasına göre çalışır ve çalışanların doğru işte çalışmaları için iş analizleri yapar. İşlerin kategorik sıralaması ve o iş için kişilerde bulunması gereken özellikleri saptar.

İşçinin işe alımını yaptıktan sonra oryantasyon eğitimleri ve meslek eğitimlerini organize eder. Hatta çalışanların yeteneklerini geliştirmek için kişisel ve mesleki eğitimler oluşturarak çalışanların farklı departmanlarda çalışabilmelerine olanak sağlar. Bir anlamda şirket içerisindeki yeteneklerin doğru kanalize edilmesi görevini üstlenir.

İyi bir iş ortamı yaratmak

Bir işyerinde çalışanların performanslarının verimli olması için o işyerinde teknik olarak tüm yeterliliğin sağlanması gerekir. Bina yönetimi ve şirket refahının iyi organize edilmesi gerekir. Aynı zamanda maddi yeterliliğin yanında manevi ortamın da sağlanması gerekir. Mobbing denilen psikolojik tacizin şirkette önlenmesine yönelik eğitimler, bildiriler ve uygulamalar oluşturur.

Dış ilişkileri yönetir

Tabi dış ilişkiler dediğimiz bu değil :)

Yapılan birkaç araştırmada özellikle mavi yaka çalışanların insan kaynakları yönetiminin halkla ilişkiler olarak bildiği saptanmıştır. Aslında insan kaynakları yönetimi şirketin halkla ilişkiler ayağında önemli bir basamaktır. Çünkü bazen insan kaynakları yönetimi pazarlama ve stratejik planların oluşturmasında görevler alır.

İş Hayatından Verimliliğinizi Arttıracak 7 Uygulama!

Akıllı telefon, tablet, dizüstü bilgisayar derken her geçen gün daha fazla mobil olduğumuz bir dünyaya gidiyoruz. Masa başında çalışmak için geçirdiğimiz zaman giderek azalıyor. Akıllı cihazlar artık neredeyse iş hayatının en yakın
dostları olmuş durumda. Hatta asistanlık işlerinin bile büyük kısmını akıllı telefon veya tabletler halledebiliyor. Profesyonel hayatı kolaylaştırmak için birçok uygulama bulunuyor. Birkaç saniyede indirilebilecek uygulama bir günde bile dakikalarca zaman tasarrufu sağlayabilir. İş hayatında en çok uygulamaların başında akıllı takvim uygulamaları bulunuyor. Kullanıcılara takvim programına göre önerilerde bulunan bu uygulamalar zamandan tasarruf için kilit rolde. İş hayatında kullanılan diğer uygulamalar arasında ise not alma ve alınan notları hatırlatan uygulamalar var. Bu uygulamalar, not almanın yanı sıra kullanıcılara istedikleri aralıkta hatırlatmalar yapılıyor. İş dünyasının en fazla dertli olduğu konuların başında bulunan e-postalar ise akıllı cihaz uygulamalarıyla çok daha kolay bir hale getiriliyor. Akıllı uygulamalar yanı sıra kariyerinizde içinde www.e-kampus.com’un size sunduğu mobilite olma avantajlarını unutmayın

İşte o 7 uygulama!

  • Timeful: Tüm takvimlerinizi bir araya toplayan, üzerine görev yönetimi özellikleri ekleyen Timeful, yapay zekayı en iyi şekilde kullanabilen uygulamalar iyi bir örnek. Başka bir deyişle bu uygulama sizin alışkanlıklarınızı öğreniyor ve buna göre size hatırlatmalar yapıyor. Örneğin takviminize işaretlediğiniz rutin işleri yapmadığınızda karşınızda Timeful’u buluyorsunuz. Uygulamayı boş zamanları verimli şekilde kullanmanın veya sürekli ertelenen küçük işleri halletmenin anahtarı şeklinde tanımlayabiliriz. Bu da size iş hayatında zamanı daha verimli kullanmanızı sağlayacak. Timeful’u ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

 

 

 

 

 

  • Wunderlist: İş hayatında en çok karşılaşılan sorunların başında ‘to-do-list’ yani yapılacaklar listesi geliyor. Wunderlist ise buna en iyi çözüm bulan uygulamalar arasında. Gün içerisinde hazırladığınız yapılacaklar listesini ister detaylı ister kısa notlar halinde yazmanızı sağlayan uygulamada zamanlama özelliği de bulunuyor. Buna ek olarak Wunderlist kullanan diğer çalışanlarla yapılacaklar listesine dahil ederek takım çalışmalarınızı da buradan yürütebilirsiniz. Wunderlist ücretsiz olarak indirilebiliyor.

 

 

 

 

 

  • Evernote: İş dünyasının vazgeçemediği uygulamaların başında Evernote geliyor. Evernote bir not alma uygulaması. Ancak basit bir not alma uygulamasından çok daha fazlasını veriyor. Kullanıcıların notunu bulutta saklayan Evernote, bu sayede akıllı telefonunuzda aldığını notlara tablet veya bilgisayardan da ulaşmanızı sağlıyor. Evernote’un dikkat çeken diğer özelliklerinden bir diğeri de notlara ses dosyası, video veya fotoğraf ekleyebilmeniz. Bu sayede toplantıdaki hiçbir anı kaçırmayacaksınız. Uygulamayı ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

 

 

 

 

 

  • Mailbox: Yoğun çalışanların en büyük dertlerinin başında e-postalar geliyor. Sadece bir günde bile yüzlerce e-postaya cevap vermek zorunda kalınabiliyor. Bu sorunu çözmeye çalışan Mailbox adındaki uygulama, tüm e-postaları tek uygulamada topluyor. Bu sayede iş ile özel hayattaki e-postaları atlamadan yanıt verebilmek mümkün oluyor. Gelen e-postalar ise daha kolay ayırt edilebilmesi için renklerle belirtiliyor. Mailbox ücretsiz olarak uygulama mağazalarında bulunuyor.

 

 

 

 

 

  • Pocket: Çalışma saatleri dışında bile internette işiniz ile ilgili birçok içeriğe rastlayabilirsiniz. Her ne kadar “unutmam” deseniz de ertesi gün tamamen unutmuş olabilirsiniz. İnternetteki hiçbir içeriği kaçırmamak için ise en iyi çözüm ‘Pocket’ adındaki uygulama. Pocket, kullanıcıların beğendiği linkleri tek dokunuşla bir listeye gönderiyor. Unutmak istemediğiniz bu listeye ise hem akıllı cihazlardan hem de bilgisayardan ulaşılabiliyor. Pocket, ücretsiz olarak kullanabilirsiniz.

 

 

 

 

 

  • Dropbox: İş dünyasındaki tüm iletişim neredeyse e-postalarla yapılıyor. Ancak e-posta ile bir döküman, fotoğraf veya video paylaşayım dediğinizde hem sizin hem de karşı tarafın dakikalarını alabiliyor. Bulut platformu Dropbox ise sizi bu çileden kurtarıyor. Kullanıcıların akıllı cihaz veya bilgisayarlarındaki içerikleri bir internet üzerindeki bir klasöre taşınmasını sağlayan bu dosyaların tek bir link üzerinden paylaşılmasını sağlıyor.

 

 

 

 

 

 

  • ABBYY: Verilen onca kartvizitler belki de akılda kalmadan çöpe gidiyor. Bunun önüne geçmek isteyen ABBYY adındaki uygulama, kartvizitlerin akıllı cihazlardaki kamera tarafından taranmasını sağlıyor. Böylelikle kartvizitteki bilgilerin akıllı cihazlara kaydedilmesini sağlayan bu uygulama, aynı zamanda sosyal paylaşım sitelerideki bilgileri de kullanıyor. ABBYY, ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Özgeçmişinizi Sürekli Güncel Tutmanız İçin 5 Neden!

Bilgilerinizde herhangi bir değişiklik olsun ya da olmasın, özgeçmişinizi düzenli olarak güncelleyin. Neden mi?

Neden 1: İnsan kaynakları yetkilileri, aday bulma konusunda birçok yönteme sahiptir. Bunlardan biri de, en son güncellenen özgeçmişleri listelemek. Özgeçmişinizin ilk 25 arasında mı yoksa 250. sırada mı görüntülenmesini isterdiniz?


 

 

 

 

 

Neden 2: Çünkü iş piyasası sürekli değişiyor. Eleman ihtiyaçları, pozisyonlar ve görev tanımları da yenilenip, değişebiliyor. Bu yenilik ve değişiklikler farklı farklı yetkinlik gereksinimlerini de beraberinde getiriyor. Bu bağlamda şirketleri takip etmek çok önemli. Özgeçmişinizi bu değişime göre sürekli güncellemelisiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Neden 3: Daha güzele, daha iyiye ulaşmanın yolu buradan geçiyor. Eğer özgeçmişinizi düzenli aralıklarla kontrol ederseniz, daha etkili kelimeler bulabilir, anahtar kelimeyi değiştirebilir ve daha çarpıcı, sizi daha doğru yansıtan sözcükler seçebilirsiniz. Abartmadan ama gereksiz tevazu da göstermeden…

 

 

 

 

Neden 4: İş hayatında kullanılan dil de farklılık gösteriyor. Artık yepyeni kavramlar hayatımıza girdi, girmeye de deavm edecek. Gündemi ve piyasaları takip edip, özgeçmişinizde kullandığınız terimleri de ona göre güncellemek iyi fikir.


 

 

 

Neden 5: Özgeçmişiniz her zaman hazır ve “tetikte” olmalı. Özgeçmişiniz bilgi, beceri, yetenek, yetkinlik ve kariyerinizin bir aynasıdır. Kendi gelişiminiz oranında özgeçmişiniz de gelişmeli.

Tüm bunların ışığında bizde bu linke tıklayıp, “CV Hazırlama Teknikleri” eğitimi de alın 😉

İş Ararken Nasıl Pozitif Kalacağınızı Gösteren 5 Yol!

İş aramak oldukça zor ve stresli bir süreç. Kariyer endişeleri ve maddi eksiklikler insanı sıkıntıya sokabilir. Ama bu sürede moralimizi bozmamamız önemli. Peki bu süreçte nasıl pozitif kalabiliriz? İşte size yardımcı olacak 5 yol…

1) Kendinize her durumda izin verin


İş arama süresi uzadıkça duygusal değişimler ve geçişler yaşamak oldukça normal. Eğer kötü bir gün yaşıyorsanız kendinizi zorlamayın buna izin verin. Ama kendinizi bir depresyona götürecek kadar da işi ileriye götürmeyin.

2) Spor yapın


Herhangi fiziksel bir egzersiz ya da gevşeme tekniği endorfin ( mutluluk hormonu) salgılamanızı sağlar. Düzenli olarak günde 20 dakikalık bir yürüyüş, yoga, bisiklet sizi daha çok mutlu eder.

 

 

 

 

 

 

 

3) İç sesinizi kontrol edin


Sürekli aklınızda dolaşan “şunu şöyle yapsam belki iş bulurdum ya da ne kadar tembel bir insanım, ne kadar şansızım” gibi sesleri yok etmeye çalışın. Bunlar tamamen gerçek dışı ve sizin moralinizi düşüren şeyler.

4) Kendinize daha iyi sorular sorun


Bugün nasıl gitti? Bu mülakatta benim yaptığım en iyi şey neydi? Bu konuşmadan ne gibi dersler çıkarabilirim? Bu hafta yaptığım en önemli iş neydi? Bu ve bunlar gibi sorular sizi ileriye taşımaya yardımcı olur. Bu soruların cevabı düşüncelerinizi olumlu yöne çevirebilir. Ve böylece sizi doğru eylemlere yönlendirir.

5) Kontrol edemeyeceğiniz şeyler için strese girmeyin


Ülkenin ekonomik durumunu, henüz işe başlamadığınız şirketlerin işe alım politikalarını siz düzeltemezsiniz. Bu yüzden elinizde olmayan şeyler için kendinizi sıkmayın.

 

Eğer bu yolları da denediniz ve hala karamsar iseniz sizi “Problem Çözme Teknikleri” eğitimine davet edelim.

İş Hayatında Dikkat Etmeniz Gereken 5 Madde!

İş hayatında yeni misiniz?

Sizin için bu zorlu hayatta dikkat etmeniz gereken 5 maddeyi sıraladık…

1)Gizliliğe önem verin. İş yaptığınız kişi ve kuruluşların, beraber iş yaptığınız ortaklarınızın ticari ve meslek sırlarını özenle koruyunuz. Bu sizi daha güvenilir bir çalışan yapar ve hem iş yaptığınız müşterilerin hem de yöneticilerinizin gözünde ayrışmaya başlarsınız.

 

 

 

 

 

 

2) Argo konuşmayın. Toplum içinde nasıl konuşuyorsanız, iş yerinizde de bir toplumda olduğunuzu bilerek ona göre konuşun. “Siz” hitabını mutlaka kullanın, gereksiz samimiyetlerden kaçının.

 

 

 

 

 

3) Yalan konuşmayın. Hepimiz biliyoruz ki “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.” Elbet bir yerde söylediğiniz yalan ortaya çıkar. Ortaya çıktığı zaman tüm çalışma arkadaşlarınız ve yöneticilerinizin gözünde güven kaybı yaşarsınız. Ayrıca müşterileriniz de sizinle bir daha iş yapmak istemeyebilir. Unutmayın bazı işlerin sermayesi insandır ve insan kaybetmenin en kolay yolu yalan söylemektir.

 

 

 

 

4) Kibirli olmayın. Sakın küçük dağları ben yarattım havasına girmeyin, hiç bir zaman. Her zaman bilgi açlığınızı, öğrenme hevesinizi koruyun. Hayatta olduğu gibi, iş yaşamınızda da bir çok insan sizlere bir şey öğretmek için hayatınıza giriyor. Kibrinizi bir kenara bırakın ve her güne sıfırdan başlıyormuş gibi davranın.

 

 

 

 

 

 

5) Sorumsuz olmayın. İş yaşamında son dönemlerde yaşanan en büyük problem. Size bir görev veriliyorsa yerine tam ve zamanında yerine getirin. Görevi yerine getirememek için gerçek bahaneleriniz olabilir. Bunları hemen diğer iş arkadaşınıza iletin ve görevin aksamaması önlemleri alın.

Ofiste Verimi Yakalamanın 6 İpucunu Sizler İçin Araştırdık!

Bir araştırma şirketinin İstanbul’da yaptığı “Ofislerde sağlık, refah ve verimlilik” araştırmasına göre şu sonuçlar elde edildi; Son yıllarda eskimiş, temiz hava problemi yaşayan ve çalışanların rahatsız olduğu çalışma ortamlarının, yeşil bina özelliği taşıyan, iyi iklimlendirme sistemlerine ve çalışma koşullarına sahip yeni ofis projelerine taşındıklarını görüyoruz. Kendini yenileyemeyen ve çalışanların mutluluğunu sağlayacak olan yatırımları yapamayan ofis binalarına olan talep düşüyor ve kiralar geriliyor. Artık yeni binalar geliştiricinin isteğine göre değil, ofis binası kullanıcısı olan kiracı ve çalışanların isteklerine göre dizayn ediliyor. Yabancı sermayeli şirketler, üst düzey iklimlendirme sistemine ve ferah çalışma ortamı yaratacak kat yüksekliğine sahip, mümkün olduğunca gün ışığı alan, çalışanlarının aynı zamanda sosyalleşebileceği ofisleri tercih ediyor.

Araştırmaya göre, çalışanların üretkenliğini artırmak, fiziksel ve mental olumsuzlukları en az seviyeye indirmek isteyen işverenlerin mutlaka dikkate alması gereken altı somut sürdürülebilirlik çözümü ise şöyle sıralanıyor:

1) Havayı temiz tutun:

Ofislerdeki havanın temizliği çalışanları birebir etkiliyor. Ofis ortamında karbondioksit oranının yükselmesi çalışanlara kendilerini yorgun hissettirirken, rahat düşünmelerini de olumsuz yönde etkiliyor. Bu durum, çalışanların performansında ortalama yüzde 10’a kadar düşüşü de beraberinde getiriyor. Benzer şekilde, 2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre, iyi bir havalandırma sistemi, çalışan verimliliğini yüzde 8 oranında artırıyor. 2000 yılında gerçekleştirilen bir diğer araştırmaya göre ise, ofisteki havanın temizliği, işe gelmeme oranları üzerinde de belirleyici olabiliyor. Bina dışında konumlandırılmış cihazlarla havalandırılan ofislerdeki hastalık kaynaklı kısa dönemli işe gelmeme oranı, diğerlerine göre yüzde 35 daha düşük.

2) Termal konforu sağlayın:

Her bir çalışanın sıcaklık algısı metabolizma hızına, giyimine ve kişisel tercihlerine göre değişebileceği için, ofisin kaç derece olması gerektiği, üzerinde fikir birliği sağlamanın en zor olduğu konular arasında yer alıyor. Konuyla ilgili olarak 2006 yılında gerçekleştirilen 24 farklı çalışmadan elde edilen ortak sonuca göre, hava sıcaklığının 30 ve 15 derecedeki olduğu ortamlarda çalışanların performansı, 21 ve 23 derecelerde çalışanlara göre yüzde 10 daha düşük.

3) Güneşin içeri girmesine izin verin:

Geleneksel pek çok ofis ortamında, üst kademe yöneticilere verilen bir ayrıcalık olarak görülen gün ışığı, verimliliği artırıcı önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Gün ışığından faydalanan çalışanın akşam uyku kalitesi yüksek olacağından, gün içerisindeki verimliliği de artıyor.

4) Ofiste sessizliğin sesi duyulsun:

Gürültü kirliliğinin olduğu bir ofiste verimlilik yüzde 66 oranında düşüyor. Çalışanların yüzde 99’u, cevaplanmayan telefon seslerinin ve arka planda süregelen konuşmaların konsantrasyonlarını bozduğu görüşünde birleşiyor.

5) Mekansal özgürlüğü göz önünde bulundurun:

Yeni nesil ofis konseptine göre, bugün pek çok kurum açık ofis çalışma anlayışına, ortak paylaşım alanlarına yöneldi. Bu yaklaşım bir yandan kurumun ve çalışanların karbon ayak izini düşürürken bir yandan da “özel alanları” olmadığı için çalışanları mutsuz ediyor. Açık ofis alanları yaratırken, çalışanlarınız için özel alanlar oluşturmayı unutmayın.

6) Ofisi gerçekten yeşillendirin:

Ofis içerisindeki canlı bitkiler, stres düzeyini düşürüp, verimliliği artırıyor. Bu kapsamda, insanların yaşayan diğer canlılarla kurduğu bağın altını çizen Biyofili, ofisler için yeni trend olarak karşımıza çıkıyor. 2001 yılında Hollanda’da yapılan bir araştırmaya göre; ofis binasının bitkili ve bitkisiz iki farklı bölgesinde görev yapan çalışanlar arasında verimlilik açısından önemli farklar var. Bitkilerin bulunduğu kısımdaki çalışanlar, daha etkin ve konsantre biçimde işlerine odaklanabiliyor.

Ofiste verimlilik üzerine çalışmalarınız konusunda bir destekte e-kampus.com sitesinden “Toplam Kalite Yönetimi” eğitimi ile alabilirsiniz. İlgili eğitime bu linkten gidebilirsiniz.

Yukarı Çık